milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Fransa'da onaylanan Ermeni soykırımı inkâr yasası analizi

29 OCAK 2012
PAZ 04:30

[-] Normal [+]
  • Dünya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Fransız Parlamentosu "Ermeni soykırımını inkâr edenleri cezalandırmak üzere bir İnkâr Yasası teklifini parlamentoda onaylatmış ve senatoya sevk etmiştir. 23 Ocak günü Fransız Senatosu da bu tasarıyı onaylayarak kanunlaştırmıştır.  Şimdi sıra cumhurbaşkanının onayı ve bundan sonra bu yasanın yürürlüğe girmesine gelmiş bulunmaktadır. Bu gelişmelerin tahlili yapıldığında, olaylar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

* Parlamentoda yapılan oylamanın ardından senatonun da kabul etmesi ve Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin de bunu tasdik etmesi beklenen gelişmelerdir.

* Bu gelişmeyi anlamak için olayların mekanik yapılanmasına bakmak gerekir

* 477 kişilik Fransız Parlamentosu'ndan bu yasa sadece 43 oyla geçirilmiştir.

* Senatoda daha çok destekleyenler bulunmuş ve yasayı onaylamayanların çoğu oylamaya gelmemiştir. Bu yıl senatonun ve cumhurbaşkanının seçim yılıdır, dolayısı ile "azınlıkları memnun etme yarışı" başlamış bulunmaktadır.

* "Ret oyu" kullanmayı düşünen Senato başkanına bile  "parti disiplini içinde oylama yapma" baskısı yapılmıştır.

* Bir nevi inatlaşma ve "biz dediğimizi yaparız" havası ile bu oylama gerçekleşmiştir.
Buna rağmen, daha şimdiden oy toplayarak Anayasa Mahkemesine gitmek için girişimler başlamıştır. (Bu girişimden fazla bir şey beklememek gerekir. Bundan bir şey çıkmaz)
Fransa açısından:

* Bu inkâr yasasını oylama işlemi, Fransa'nın hakiki yüzünü ve tutumunu ortaya koymuş bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana ısrarla, "Türkiye'nin Avrupa'da işi yok, AB içinde rolü yok" şeklinde beyanlar veren Sarkozy için bu bir başarıdır. Taraftarlarının olduğu ve destek gördüğü de ortadadır. O halde, alınacak ders: Fransızlara güvenemezsiniz. Batıya hiç güvenemezsiniz.

* Fransa, hızla ilerleyen modern dünya gidişatı içinde geriye doğru bir hamle yapmış ve insanların düşünce ve sorgulama haklarına bir tahdit ve sınır getirmiştir. Hem de tehdit altında bir sınırlama. Bunun aynısı "Ortaçağ'da" başta Fransa olmak üzere Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde uygulanmış ve verilen kararlara uymayanlar engizisyon mahkemelerince yargılanıp, canlı canlı yakılmışlardır. O zamanlarda da, hür düşünmek veya sorgulamak, araştırmak yasaktı ve "kilisenin dogmatik doğrularını inkâr etmek " anlamına gelmekteydi. Bugün alınan senato kararı adeta bu kararlara benzemektedir.

* Fransa hem kendi insanını kısıtlamış, hem hür düşünceye gem vurmaya kalkmıştır. Diğer taraftan da, kendi dışında bir ülke ve iki toplum hakkında, kendisini hiç ilgilendirmeyen bir konuda kararlar verip, kanun çıkartarak  "absürd" yani, "yadırganacak kadar garip ve mantık dışı" bir tavır takınmıştır.

* Demokrasinin beşiği olduğunu iddia eden Fransa bu oylama ve bu yasa ile çoğunluğunu, küçük bir azınlığa (Ermeni asıllı Fransızlara) esir etmiştir.
Avrupa'nın diğer bazı üyelerinin tepkisi:
Özellikle Almanya, İngiltere ve diğer kuzey Avrupa ülkeleri olayları çok yakından takip ederek kendi tepkilerini de dile getirmişlerdir. Mesela, Almanya'da gazete haberlerinde:
"Ankara'nın akılsızlığı" veya, "Türk hükümetinin kendini haklı çıkartan tavrı tam bir skandal" veya "Türkiye böyle AB üyesi olamaz" gibisinden başlıklarla yorumlar yapılmıştır.
İngiliz gazeteleri ise, daha değişik bir üslup ile "Türkiye Nisan ayı yaklaştıkça korku ve sıkıntı yaşamaktadır" veya " Türkiye'de soykırımını kabul edip, yazan yazar ve düşünürleri varken ve Türk hükümeti onları baskı altında tutuyorken, başkalarına ders veremez" şeklinde yaklaşımlarla Orhan Pamuk'a, ve diğer aydınlara atıfta bulunmuşlardır.
Fransız gazetelerinden Le Monde,  aslında bu kararın çoğulculukla bir onay olmadığını vurgulamaya özen göstermiştir. Hatta pek çok senatörün çekincelerini güçlü bir şekilde dile getirdiklerinin altını çizmiştir. Senatonun iki eski başkanının da bu "inkâr yasasına" karşı olduklarını ve bunun çok nadir bir durum olduğunu belirterek olayın diğer yüzünü de göstermeye çalışmıştır.
Diğer taraftan da Gümrük Birliği( GB) üyesi olan Türkiye'nin, yine GB üyesi olan Fransızlara karşı boykot uygulayamayacağının da altını çizmekten geri kalmamıştır. (Durumun ne olacağını zaman gösterecektir. Fransız ve Avrupalıların yaptığı ise yaraya tuz basmak kabilinden bir olaydır.)
Kısacası:

* AB üyelerinin hiçbiri Fransızların yaptıklarını kınamamıştır.

* Hiçbiri resmi olarak insan haklarından, ifade özgürlüğünden bahsetmemektedir,

* Bu kısıtlamaların açtığı tehlikeli gidişatı adeta görmezden gelmektedirler.

* Bu tutumların,  Avrupa'da yükselmekte olan Islamafobya (islam korku ve düşmanlığı) ile yakından bağlantısı olduğu bilinmelidir.

* Avrupa devletlerinin epey bir kısmının,  2010'lardan itibaren, yeniden "sömürgeci" havasına girmeye ve "eski küstah" tavırlarına bürünmeye başladıkları da gözden kaçmamalıdır.

* AB'ye kabul edilmek için taviz üstüne taviz veren Türkiye'ye sonunda bu Ermeni iddialarını da kabul ettirip, özür diletip, tazminat ödetmeyi başaracakları inancı ile hareket etmektedirler.

* AB ülkelerinin birçoğu  "Hıristiyan Ermenistan'ın" anlattıklarına kanıt olmaksızın inanmışlardır. Bunda Misyonerlerin rolü büyük olmuştur.

* AB ülkeleri, Türklerin, kızgınlığına inanmamakta ve "onların ısıramayacağına" inanmaktadırlar. Bu, Türklerin daha çok gürlediğini ama pek ısırmadığını ifade eden eski bir Sırp atasözüdür. (Günümüzde de bu durum aynı mıdır? Bunu da zaman gösterecektir)

Sonuç
Türkiye açısından neler yapılmalıdır:

* Türkiye aslında bu diplomatik oyunu çok soğukkanlı bir şekilde oynamalıdır. Böyle durumlarda kızmak ve sinirlenmek hiç bir işe yaramaz.

* Olayların gerisindeki faktörlere bakmak gerekir,

* Gruplar arasındaki bağları, bağlantıları ve çıkar dengelerini anlamak gerekir.

* Bu olaylardan yararlananların kimler olduğu belirlenmelidir.

* Ondan sonra karar verip, işlemleri sistemli olarak  uygulamaya koymak gerekir. Öfke sadece hatalı karar vermeye zemin hazırlar. Bu konular ise hata kabul etmez.

* Türkiye, konuşmak yerine uygulamaya geçmek zorundadır.( Sadece gürlemekten ziyade, icabında ısırmak lazımdır)

* Etkisi olacak yaptırımlar ve uygulamalar hazırlamalıdır. Bunlar ekonomik, sosyal, kültürel , bilimsel ve teknik alanlarda olabilir.

* Sadece hükümet olarak değil, fertler olarak da bir şeyler yapmaya gayret edilmelidir. Fransız mallarına, iş ve hizmetlerine ( bankacılık, sigortacılık, AVM'leri, Fransız ürünleri, v.s gibi) karşı tavır almak gerekmektedir. (Gezi için Fransa yerine İtalya veya İspanya'ya gitmek gibi.) Teknik işbirliğinde yeni ve başka partnerler bulmak gibi.

* Bu durum Türkiye için hem bir prestij meselesidir, hem de tarihe not düşmektir.

* Türkiye mutlak surette kendi eğitim programları içinde kendi bireylerini Ermeni olayları konusunda bilinçli ve donanımlı yetiştirmelidir ki onlar da ne söyleyeceklerini, nasıl haklarını müdafaa edebileceklerini bilsinler.

* Türkiye mutlaka daha kapsamlı ve daha sistemli tanıtım programları ile kendi tanıtımını yapabilmelidir. Hızla değişen ve süratle gençleşen bu dünyada, en modern teknik ve metodlar kullanılarak tanıtımlar yapılmalı ve doğru bilgiler, güzel bir şekilde aktarılmalıdır.

* Kısacası, başarılı "lobicilik" yapılmalıdır. Bu para, emek, zaman ve azim gerektiren bir süreçtir.

* Bu mücadele uzun soluklu bir mücadele olup, herkese görev düşmektedir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Dünya bölümü’nde 29.01.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: fransa, ermeni, soykırım, yasa, analiz,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Prof. Dr. Oya Akgönenç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Jandarmalığa hayır: NATO, Afganistan ve Türkiye
    2. Avrupa'nın ekonomik ve siyasi krizinin yeni yüzü
    3. Avrupa'da seçimler ve değişimler
    4. NATO'daki tehlikeli gelişmeler
    5. Bu kadar Ermeni nereden çıktı?..
    6. İstanbul'da barış, Kabil'de ise savaş adımları
    7. Türkiye, Suriye'ye müdahale edecek mi?
    8. Sömürgeci taktiklerinin adı strateji mi oldu?
    9. Suriye'de ölüm yarışı
    10. Cive Pakistan... Daha nice yıllara!
    1. Cendere daralıp, sıkıntılar artarken...
    2. Avrupa'da İslam Korkusu ve Irkçılık
    3. Amerika ve İran arasında oynanan satranç oyunu
    4. Lübnan’daki gelişmeler; Ortadoğu’da domino etkisi
    5. Dicle – Fırat sularında tehlike kapıya dayandı
    6. Avrupa’yı anlamak ve mesajlarını doğru okumak gerekir
    7. Sirtaki ya da Ege Zeybeği diplomasisi
    8. Türkiye’deki garip gidişata dur diyecek yok mu?
    9. Pamuk ipliğine bağlı ilişkiler
    10. İşin biraz da eğlenceli tarafına bakalım
    1. “Gazze ablukasını” hemen kaldırın veya kırın!
    2. Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye
    3. Mayın temizleme işinde durum ‘toz-duman’ -1-
    4. Ortadoğu’da barış çok zor
    5. ‘Ermeni açılımı’nda cevap bekleyen sorular
    6. Kıbrıs’ta yeni politik oyunlar
    7. “Çok yaşa Gazze”! Zafer yakındır!! -1-
    8. Suriye'de zulüm durmalı Beşşar Esad gitmelidir
    9. Değişim rüzgarları: Haniye'nin Türkiye ziyareti
    10. ABD’nin stratejisi değişirken, Türkiye’nin tercihleri
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Dünya

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. Yunan gazeteciler greve çıktı
    4. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    5. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    6. ABD'den suikast yalanı
    7. Mısır'da halk Şefik'i istemiyor
    8. Suriye'de kan durmuyor
    9. Hamas'tan İsrail'i reddedenlere tebrik
    10. ABD saldırıları bitmek bilmiyor
  • Diğer

    1. 'Organizasyon çok iyi geçti'
    2. Kafalar karışık
    3. Taraftardan TFF'ye istifa et çağrısı
    4. Milli atletlerimizden büyük başarı
    5. Dalga askeri aşamadı
    6. Siyonist katiller tutuklanabilir
    7. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
    10. 2012-ALS sonuçları açıklandı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek