Kocasından boyuna dayak yiyen, fena muamele gören bir kadın, bir gün onu karşısında, mumya gibi sargılar içinde görünce, gülmeye başlamış. Karısının son günlerde yüzünün hiç gülmediğini hatırlayan koca, bunun sebebini sorunca:
"Senden boşanacaktım, çünkü senin Firavun tabiatlı biri olduğunu düşünüyordum. Bu halini görünce fikrim değişti, boşanmaktan vazgeçtim" demiş. Biliyorsunuz, Firavun hiç hasta bile olmazmış.
Bunlar da öyle. Hasta bile olmuyorlar. Vaktiyle çektilerse çektiler, acı bile çekmiyorlar, onunla kaldılar.
Onları, dosyaları sümen altı ederlerken tasavvur ediyorum. Kimbilir nasıl bıyık altından gülüyor, bu gibi durumlarda sıradan konuşmalarda söylendiği gibi, şöyle lâflar ediyorlardır:
"İş bitmiştir."
"Bu kadar!"
"Ayarlarız âbi."
"Tamam abi!"
"Sen bana bırak abi."
"İşte bu!"
Şikayet dosyaları sümen altı. Dâvâlara dâvâ, soruşturmalara soruşturma, mallara el koyma, haciz, vergi; karşılıksız, devlet malından kredi, TMSF, gözaltı, orayı sat, burayı da sat, şurayı kapat!..
Bir damla gözyaşı yok, varsa da kendileri içindir. Bir nebze merhamet yok, varsa da kendileri içindir. Bir kıymık pişmanlık yok, dillerinin bağı, ölçüsü yok, sevgi yok, özellikle korku yok!
Plan, plan, plan... Bizi yargılarlarsa...O halde mahkemeyi değiştirin. Dosyalar ortaya çıkarsa... O halde kadroları değiştirin...Ona da verin, buna da verin, zengin olsunlar, zenginlik bize lâzım olacak. İyi güzel de, Firavun tabiatlı koca da günün birinde hastalanmıştı, unutmayın.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



