Bu Kurban Bayramı'nda Suriye'deydim. İnsani Yardım Vakfı tarafından organize edilen programın ilk ayağında, 1948 yılında Şam'a göç etmek zorunda kalan Filistinlileri ziyaret ettik.
Toprakları İsrail tarafından işgal edilen Filistinliler, dalgalar halinde Suriye'ye sığınmak zorunda kalmışlar. Bir yardım kuruluşu olan İHH'ya bağışlanan kurbanların kesimi sonrasında bizler gazeteci olarak yapılan dağıtım çalışmalarını gözlemlemek ve Filistinlilerle bayramın sevincini ve bereketini paylaşmak için Yermük Kampı'na gittik. Orada ilk ziyaretine gittiğimiz ailenin 5 yetimi vardı. Aile olukça kötü şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyordu. Babaları tutuklanmış ve cezaevine götürüldükten sonra bir daha geri dönememiş. Çevreden edindiğim bilgiye göre artık babadan ümit kesilmiş. Yetimleri kucağıma aldım hiç yabancılık çekmediler. Sevgiye muhtaç oldukları her hallerinden belliydi. Kendi iç dünyamda duygusal anlar yaşadım. Kendi ülkemin çocuklar ile onları kıyasladım empati yaptım ve hüzünlendim.
Belli ki bu ailelere yardımlar zaman zaman geliyor. Yani zor şartlarda da olsa onların karınları doyuyor. Ama onlar yetim ve vatanlarından uzakta... Karınları belki tok ama boyunları bükük, kalpleri kırık.
Yermük Kampını ziyaret sırasında benim gözlerim hep çocukların üzerinde oldu. Bütün bu olumsuzluklara rağmen kampın dar sokaklarına kurulan salıncaklar ve tahterevalliler onların bayramı biraz olsun mutlu geçirmesini sağlıyor. Sokaklar cıvıl cıvıl. Birbirinden güzel çocuklar, kıyafetleriyle kampı güzelleştiriyorlar. Dikkat çeken bir başka durum ise bütün çocukların elinde oyuncak olarak silahlar var. Anlaşılan o ki, Filistin'de çocukların en gözde oyuncağı plastik silahlar. Bunun arkasında yatan asıl nedeni anlamak ise çok zor olmasa gerek.
Sadece Yermük Kampı'nı değil, Sbena'yı ve Irak-Suriye sınırında yer alan ve son Irak Savaşı'nda sonra göç etmek zorunda kalanların yaşadığı Tenef kampını ziyaret ettik. Onların insani yaşam koşulları oldukça kötüydü. Özellikle orada insanlar, çadırlarda hayata tutunmaya çalışıyorlar.
Bu bayramı kendi çocuklarımdan uzakta geçirdim ama Filistinli çocuklarla geçirmek de benim açımdan oldukça farklı bir deneyim oldu. Bayram dönüşünde Suriye'de kamplarda çektiğim fotoğrafları gören 6 yaşındaki oğlum, 'baba o çocuklar neden evlerde değil de çadırlarda yaşıyorlar' diye sordu.
Sizce ona nasıl bir cevap vermeliydim.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



