Bütün Türkiye'de festival furyası var. Nereye baksanız bir şenlik. İfrat tefrit denen şey bu olsa gerek. İpin ucu iyice kaçmış. Müthiş bir israf sözkonusu. Ne işe yarar, ne faydası vardır o da belli değil.
Fransızca kökenli 'festival' kelimesi sanat gösterisi, şenlik ve curcuna anlamına geliyor. Ülkedeki duruma bakınca gerçekten de tam bir curcuna. Aşırılık diz boyu. Gelenek, görenek, örf, adet kuralları hak getire. Aynen adı gibi, herşeyiyle bize Fransız bir durum sözkonusu.
Şehrinden köyüne, gecesinden gündüzüne vur patlasın çal oynasın. İşin garibi ne ekonomik kriz ne de ülkedeki kaos ortamı bu organizasyonları etkilemiyor. Birileri ekmek peşinde, birileri can derdinde iken, hâlâ en cafcaflı ve ses getiren festival peşinde koşuşturmaca hızla devam ediyor.
Festivalleri yapmadaki gaye; yörenin tanıtımına, ticaretine ve turizmine katkı sağlamak. Aslında halisane ve güzel bir düşünce. Ancak bakınca, yüzde 90'ının bu amaçla uzaktan yakından alakası yok. Yapılan masraflar boşuna. Milletin kaynakları, har vurup harman savruluyor.
Haydi bunu yapanlar sivil toplum kuruluşları veya özel organizatörler olsa tamam. Ama birkaç büyükşehirdeki ücretli festival hariç, çoğunun finansmanı ve organizatörü ya belediyeler ya da kaymakamlıklar.
Festivale verilen isimler, işin nasıl çığırından çıktığını gösteriyor. Kavun, karpuz, kiraz, çiçek, böcek, ağaç, su, taş, yiyecek, içecek hiç fark etmez. Yeter ki, festival kelimesinin önüne bir şey gelsin. Aslında, niçin o ismin verildiğini inanın sorgulayan bile yok. Sıkıntı o kadar vahim.
Yaz boyunca, herkesin derdi, tasası bu eğlence etkinlikleri oldu. Belediyeler işi gücü bıraktı, artık, bu organizasyonları daha şaşaalı nasıl yapabilirim, onun peşine düştü. Herkes ses getirecek ünlü bir star veya popçu peşinde.
Üstüne üstlük eskiden bir iki günde yapılır, biterdi. Şimdi bir de adet oldu. Masallardaki gibi, kırk gün kırk gece eğlence düzenleniyor neredeyse. Abartmıyoruz. Parti farkı gözetmeksizin, iktidara ve muhalefete mensup birçok belediye, tüm Ramazan boyunca festival organizasyonları düzenledi. Çoğu program Ramazan'ın ruhuna bile yakışmayan programlar.
Mantar gibi ülkenin her yerinde festival eğlenceleri yapılıyor. Sormak istiyoruz. Hangi festivalden dolayı, o yörenin ticaretinde, turizminde patlama olmuş? Tanıtımdaki başarıdan dolayı yurtiçinden, yurtdışından turist akını başlamış? Hangi kültür festivalinden sonra, bölgede yaşayan insanların kültürel seviyelerinde bir gelişme yaşanmış? Hangi köyde, festivale adı verilen ürünle ilgili ciddi bir yatırım yapılmış veya tesisin temeli atılmış? Birkaç spesifik örnek dışında, olumlu cevap vermek kesinlikle mümkün değil.
Belediyelerin festivallerden ne amaçladığı gayet açık. Seçmenle kısa yoldan cafcaflı, ışıltılı ve gözboyayıcı bir atmosferde buluşmak. Çünkü su, kanalizasyon ve diğer belediye hizmetleri artık dikkat çekmiyor. Bütün başkanlar istisnasız, festival süresince davetli sanatçılarla birlikte sahneye çıkıp reklam yapmaya büyük özen gösteriyor. Ağır maliyetlerine rağmen popüler sanatçılar özellikle davet edilip hem halkın yüksek katılımını sağlamak hem de basının ilgisini çekmek amaçlanıyor.
Belediyeler, iş sezonu olan yaz aylarında artık festivalle uğraşır hale geldi. Maalesef, hazırlıkları ilkbahar aylarında başlıyor. Oysa eskiden yaz aylarında şehrin tüm altyapısı elden geçirilir, caddelere asfalt dökülür, bütün şehir adeta şantiyeye dönerdi.
Başka önemli bir husus da, mali destek için yurtiçinden veya yurtdışından o memleketli olan hatırlı kişilerin kapısının çalınması. Bir devlet idarecisine gerçekten yakışmayan bir durum. Halbuki bu eğlencelere harcanan kaynaklarla, birçok gence ekmek kapısı olacak yeni istihdam alanları açmak işten bile değil. Ama nedense kâr-zarar maliyet hesabını kimse ya doğru yapamıyor ya da bilinçli bir şekilde yapmak istemiyor.
Belediyelerin görevleri içinde festival düzenlemek var mı? Kanun gayet açık. Asli görevler belli. Su ve kanalizasyon altyapısı yapmak, çöp, itfaiye, sokakların temizliği, halk sağlığı, imar, ulaştırma, spor ve kültür tesisleri inşası. Asli görevler arasında festivalin adı bile geçmiyor. Ama maalesef bugün en öncelikli görev haline gelmiş gibi.
Neticede, belediyelere bir an önce dur demek gerekiyor. Kim nasıl, yapacak bilmiyoruz ama bunun ciddi ve kararlı bir şekilde hemen yapılması lazım.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



