milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Felsefe çukuru

01 OCAK 2010
CUM 00:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

 

Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; "İlmin kapısı Ali'dir" buyurur. Bu sözün anlamı "ilim ve hikmet adına ne varsa İslam'dadır" demektir. Veya bu sözü "hikmet konusunda söz söylemek velilerin hakkıdır" şeklinde de yorumlayabiliriz. Zira hikmetin de velayetin de piri Hz Ali Efendimiz'dir. Onun velayetine inanmayan veya hikmetlerini inkar eden birisi kamil manada mümin olamaz. Hz Ali hakkındaki diğer hadis-i şerifler de bu hükmü doğrular niteliktedir.

Hz Ali'nin vecizelerini kavrayan bir kimseyi filozofların sözlerinin tatmin etmesi düşünülemez. Çünkü bu, hazine sahibi bir insanın çakıl taşına tenezzül etmesi gibi bir şeydir. Gerçek hazine İslam'dadır; onu başka yerlerde arayanlar ise derya içre olup da deryanın farkında olmayanlardır. Elbette bizim Sokrat, Eflatun veya Aristo gibi filozoflardan öğreneceğimiz bazı şeyler olabilir. Fakat açıkçası bir Müslüman için bütün bu zevat ancak yemeğin yanında yenen bir salata veya cacık olabilir. Çünkü asıl hikmet yemeğini bizlere sunan Kur'an ve sünnettir. Bu konuda Cüneyid-i Bağdadi hazretleri şöyle söyler: "Peygamberlerin izini takip müstesna Allah'a giden yolların hepsi kapalıdır. Bizim bu ilmimiz kitap ve sünnetin esasları ile bağlıdır." (Süleyman Uludağ'ın yazdığı bölüm bkz. Kara, Mustafa, Tekkeler ve Zaviyeler, İstanbul, 1990, s.25)

Gül bahçesinin yolu falan düşünürün veya filozofun felsefesi değildir. "La raybe fiyh" olan yani içerisinde hiçbir şüphe olmayan Kur'an-ı Kerim ve Efendimiz'in sünnetidir. Sevenlerin ve sevilenlerin olduğu bir gül bahçesi ile acı meyveler veren verimsiz arazi bir olmaz. Evlatlarına miras olarak şüphelerini bırakan solgun benizli bir baba mı, yoksa onu şüphelerden kurtararak ona gerçek hikmetleri öğreten gül yüzlü ve şefkatli bir baba mı daha hayırlıdır? İşte bunlardan birincisi felsefeyi ikincisi de tasavvufu sembolize eder. Allah'a dost olma şerefini kazanan evliyalar, ardında kalanlara bir rahmet duası okuturken, felsefe namına şüphelerini miras bırakan filozoflar ise varislerini bunalımlardan bunalıma sevk ederler.

Veliler peygamberlerden sonra hikmet ve doğru bilgi aktarma konusunda vazifeleri bulunan kimselerdir. Bu önemli vazifelerinden dolayı muhibbisi olan kişiler onların etrafında halkalanır ve onlardan Kur'an hakikatlerini öğrenirler. Bir veliyi de aktardığı bilgilerin sahihliğinden veya sözlerindeki hikmetlerinden tanıyabiliriz. Çünkü Yüce Allah hikmetini kimin kalbine koyacağını çok iyi bilir ve onun kıymetini bilmeyecek olan kişilere onu vermez. Velilerin yolu Peygamberler, pirler ve hocalar yoludur. Onlar kendilerinden önce gelen mezhep imamlarına, şeyhlerine ve alimlere daima hürmet eder ve onların aktardıkları bilgileri birer baş tacı olarak kabul ederler. Felsefecilere gelince onlar kendisinden önce gelen filozofların fikirlerini çürütmeye çalışarak ömürlerini çürütürler. Kendisinden önce gelen filozofun tezini çürütmek için usanmadan ciltlerce kitaplar doldururlar. Zira felsefede laf gayet çoktur. Tasavvufta ise konuşmaya bile hacet kalmadan birçok tecrübenin veya halin aktarılması söz konusudur. Nitekim bu konuda Şeyh Ebubekir Vasiti hazretleri şöyle söyler: "Sadık bir mürit için pirlerin susmalarından hasıl olan fayda konuşma ve söz söylemelerinden hasıl olandan ziyadedir." (Feridüddin Attar, Tezkireü'l - Evliya II, Ter: Süleyman Uludağ, İstanbul, 2002, s. 313)

Tasavvuf tornasından geçen insanlara baktığımızda bir sükunet, bir rıza ve bir teslimiyet hali gözlemleriz. Felsefe ile uğraşanlarda ise genellikle bir kafa karışıklığı ve huzursuzluk hali dikkatimizi çeker. Tasavvufta bulmanın ve yaşamanın lezzeti varken felsefede aramanın ve bulamamanın hırçınlığı vardır. İşte felsefenin kötülüğü onun bir "arayış"tan ibaret olması ve arayışın kendisinin bir amaç olarak benimsenmesidir. "Aramak" bir amaç olunca da yapılan iş aslında "hakikat arayıcılığı" değil "filozofçuluk oyunu" oynamaktan ibaret olur. Bir insanın ömrü şayet gayesi sadece "aramak" ise henüz aradığını bulamadan tükeniverir. Oysa ömür hep arayacak kadar uzun değildir.

Hikmet aramak tabiri çoğu insana sevimli gelir ve böylece bir felsefe merakı sarar insanları... Fakat şunları nedense kimse düşünmez: Bu hakikat denilen şey ne kadar gizlidir ki bunca yıldır o kadar büyük filozoflar hep bunu arayıp durmuştur? Belki de onlara göre Yüce Allah, filozoflar arayıp bulsun diye hakikatlerini hep saklamıştır. Ve yine onlara göre; haşa ki bu hakikati öyle herkes anlayamaz, yalnız kafası çok iyi çalışan büyük filozoflar anlar, felsefeden anlamayanlar ise; o garibanlar ne de olsa zaten âvâmdır bunu hiç anlamazlar.

Aradığını yanlış yerlerde arayanlar bir ömür boyu bile arasalar aradıklarını bulamazlar. Bu uğurda az filozofun saçları ağarmamış ve az filozof da telef olup gitmemiştir. Ne gariptir ki akıl hastalığına yakalanarak gencecik yaşta vefat eden, kendine bile bir menfaati olmayan zavallı filozoflar bile bizlere büyük insanlar olarak sunulmaya çalışılmaktadır. Mesela 1889 yılında çıldırarak ölen Nietzsche bunlardan bir tanesidir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 01.01.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: aydın, başer, makale,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Aydın Başar

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Tek başına bir ümmet
    2. Yahyalılı İpek Hoca
    3. Soğuk sandalyeden sıcak yer sofrasına
    4. Muhterem Erbakan Hocamız
    5. Kur'an'ı anlamak...
    6. Ulvi dava, süfli davet
    7. Felsefe çukuru
    8. Cihatsız İslam olmaz
    9. İçinizdeki mücahidi uyandırın
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. Şems-Mevlana buluşması...
    2. Dinler arası diyalog...
    3. Namaz kılmayan çocuk
    4. Öteki Said-i Nursi...
    5. Muhterem Erbakan Hocamız
    6. Rep ve kolbastı
    7. Felsefe çukuru
    8. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    9. İsmet Özel’in derdi ne?
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    2. Dava bilinci...
    3. Rep ve kolbastı
    4. Cihatsız İslam olmaz
    5. Kabak çiçeği ve gonca gül
    6. Dua bilinci...
    7. İman tazeleme saati
    8. Halime Ana Hastanesi
    9. Şems-Mevlana buluşması...
    10. Amin buyur Sultanım
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Avro'nun sonuna doğru mu?
    10. Modalife'tan yaz kampanyası
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek