Önce FBI Başkanı.. Hemen ardından CIA Başkanı.. Ellerinde koli koli dosyalar… Biri giriyor biri çıkıyor.
Trafik gerçekten inanılmaz hızlanmış durumda.
Sanırız bu trafiğin başlangıcını eski ABD Büyükelçisi Edelman’ın gidip, yerine Azerbaycan Büyükelçisi Ross Wilson’un atanmasına kadar götürmek mümkün. Yeni Büyükelçi Avrasya uzmanı..
Bu noktada sadece buraya gelenlere bakmak yeterli olmaz. Bir de gidenler söz konusu. ABD’den gelen ilginç ve önemli misafirlere karşılık, bir de bizden ABD’ye giden önemli isimler var. Mesela Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt. Büyükanıt Washington’da. Büyükanıt Özkök’ten sonra 2006’da Genel Kurmay Başkanı olacak. Büyükanıt ABD’li askeri yetkililerle görüşecek.. Görüşme listesinde kısa süre önce Türkiye ile bir türlü yıldızı barışmayan ve bu yüzden görevini vaktinden önce devretmek zorunda kalan bir önceki Büyükelçi Edelman da var.
Türkiye ile ABD arasındaki bu yoğun ziyaret trafiğinde ön plana “PKK” çıkarılıyor. Ziyaretlerin sebebi ABD’nin PKK’ya karşı mücadelede Türkiye’ye desteği olarak gösterilmeye çalışılıyor. İnandırıcı mı?
Uzun yıllar MİT’te çalışmış istihbarat uzmanıyla konuşuyoruz. “Hayır”…O’na göre de “PKK pazarlığı” inandırıcı değil. Bu görüşmelerde “PKK konusu belki en alt sıralarda” Ziyaretçilerin isimlerine ve yetkilerine bakınca, bizim için değilse de ABD Neocon’ları için daha önemli bir şeylerin olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.
O zaman? Açık. Ne zaman Ortadoğu’da önemli bir operasyon olacak olsa ABD’den gelen önemli ziyaretçilerin sayısı artıyor. Bazen gizli, bazen açık. Bakınız Irak işgali öncesi trafik.
Yani? Yani Ortadoğu’da yeni bir sürece giriliyor. Muhtemelen 2006 yılında yeni ve ciddi operasyonlar sözkonusu olabilir. Bu operasyonlar öncesi Türkiye ile ilişkilerin tam anlamıyla rayına oturtulması şart. Buna Türkiye’nin sağlama alınmasının gerekliliği de diyebiliriz. Çünkü bu dengelerde Türkiye çok önemli.. Kilit ülke.
Peki Operasyonun adresi neresi? Kandil Dağı olmadığı kesin.. Peki İran olabilir mi? Ya da Suriye? Bekleyip göreceğiz!
Günün Haberi..
Türkiye başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi bir ziyarette bulunmak üzere özel ANA uçağı ile Ankara'ya geldi. Erdoğan'ın Ankara'da bulunduğu sırada Dışişleri Bakanı Gül ve Bakanlar kurulu üyeleri ile görüşmesi CIA direktörü ile bir araya gelmesi bekleniyor. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı Sezer'i ziyaret edeceği sanılmıyor. Erdoğan üç günlük Türkiye çalışma ziyareti ardından ülkemizden ayrılacak. (Habergazete.com’dan)
Şefzade Ömer İnönü’nün Dolmabahçe sefası..
İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemde, oğlu Ömer İnönü’nün gerek talebelik gerekse daha sonraki yıllarda koskoca Dolmabahçe Sarayını ikametgah olarak kullanıp, yattığı bir oda için bütün sarayın kaloriferlerini yaktırdığını ve ayrıca bu şefzadenin sarayda kadınlı kızlı gece alemleri düzenlediğini...
Bütün bu olanların dönemin Millet Meclisi’nde ciddi tartışmalara yol açtığını ve o gün mecliste bulunan baba İnönü’nün kulaklığı takılı olduğu halde müzakereleri işitmemezlikten geldiğini biliyor muydunuz?
(Gürkan, Ahmet; İsmet Paşa'nın Beytülmali, Ayyıldız mat.A.Ş. Ankara/ 1970, 5. 22)
Ahmet Hakan, Ömer Madra, Avram Leyon
Şalom Gazetesi Türkiye’deki Musevi Cemaati’nin yayın organı.
Şalom Gazetesi’nin Avram Leyon Salonu’nda düzenlemeye başladığı “Perşembe Sohbetleri”nin ilk konuğu ilginç bir isim.. Ahmet Hakan.
Ahmet Hakan Avram Leyon’daki sohbette, “Antisemitizmle mücadele” ve “İslami kesimde Yahudiliğin algılanışı” konularında konuşmuş.
Konuk İmam Hatip mezunu, İlahiyat öğrenimli Ahmet Hakan olunca tesbitleri ayrı bir önem kazanıyor. Mesela, “Toplumda uyumakta olan ancak her an dostluğa dönüşebilecek bir Yahudi düşmanlığı’nın bulunduğu tesbiti” bunlardan biri.
Şalom’un yazarı Yakup Barokas’tan anladığımıza göre Ahmet Hakan’ın Avram Leyon’daki bu ve benzeri tesbitleri cemaati etkilemiş. Yakup Barokas, “Bu değerli konuğu Yahudiliğe yönelik sağlıklı bakış ve yaklaşımı nedeniyle canı gönülden kutluyor ve takdir ediyoruz” diyor.
Şimdi sakın bu yazıyı Ahmet Hakan’ı eleştirmek için falan yazdığımızı sanmayın. Hiç alakası yok. Çok normal. Önemli olan nerede konuştuğunuz değil, ne konuştuğunuzdur.
Zaten bizim burada kafamıza takılan başka bir şey..
Çünkü öğrendiğimiz ve anladığımız kadarıyla, Avram Leyon Salonu’ndaki toplantıya ilk konuk olarak Ömer Madra davet edilmek istenmiş.
Ömer Madra, George Soros’un Open Society yani Açık Toplum’unun Türkiye’deki en önemli isimlerinden. Soros’un Açık Toplum Enstisüsü’nün Danışma Kurulu Üyesi..
Açık Radyo’nun kurucusu ve genel yayın yönetmeni. Ömer Madra, Avi Haligua ile Açık Radyo’da, Açık Gazete programını yapıyor. Musevi işadamı Soros’un Açık Toplum Çalışmalarının Türkiye’deki ilk beş adamını say deseniz birisi Ömer Madra olur.
Ancak Ömer Madra, Şalom’cuların konuk konuşmacı olması teklifini “şimdilik uygun bulmadığını” söyleyerek reddediyor.
Burada soru Ahmet Hakan’ın Şalom’da niye konuştuğu değil, Ömer Madra’nın neden konuşmadığıdır.
Ömer Madra gibi bir Açık Toplumcu neden bunu uygun bulmamıştır…
Garip yani…
Sıcak iklimin, sıcak insanları!...
Bu hafta sonu yine yollardaydık… Yolculuğumuz sıcak iklimin sıcak insanlarınaydı. Ankara’daki soğuk havayı arkamızda bıraktık, Antalya’nın bahar havasıyla kucaklaştık. Önce Anadolu Gençlik Derneği’nin organizasyonuyla üniversiteli gençlerle buluştuk. Doğrusu üniversite gençliğinin dünya olaylarına ilgisi ve yüzlerindeki heyecanı bizi de heyecanlandırdı…
Daha sonra ise Saadet Partisi Antalya Gençlik Kolları’nın düzenlediği konferansta Antalyalı kardeşlerimizle bir araya geldik. Konu konuyu açtı ve harika bir atmosfer oluştu. Her ilimizde böylesine şuurlu topluluklarla bir araya gelmek sanırız sadece biz Milli Görüşçülere has bir özellik… Böyle atmosferleri yaşadıkça insan böylesine büyük bir davanın müntesibi olmakla iftihar ediyor.. Üçüncü kez gittiğimiz Antalya’dan yine güzel izlenimlerle dönüyoruz Ankara’ya. Antalyalı kardeşlerimizin Milli Gazete’nin kampanyalarına tam destek vermesi de doğrusu bizi sevindirdi. Zira kendilerine Genel Yayın Yönetmenimiz Necdet Kutsal’ın da teşekkür mesajını ilettik. Antalyalı kardeşlerimiz şimdiden 16 Ocak’ta planlanan abone kampanyası için de hazırlıklara başladı…
Evet! Bize sıcak ilgilerini eksik etmeyen bütün Antalyalı kardeşlerimize bir kez daha teşekkür ediyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



