Fetih ne için yapılır? Yeryüzünde Hakkın hakim olması batılın zail olması için yapılır.
Bazılarının zannettiği gibi cihangirlerin ihtirasını tatmin etmesi için değil, ecdadımızın yaptığı fetihlerin nihai amacı budur.
Çanakkale boğazını, gece sallarla geçerek batı yakasında bir kaleyi fetheden mücahidlerin, Avrupa'ya ayak basması haberi bu kıta arasında dalga dalga yayılmış:
"Müslüman Türkler geliyor, derebeylerinin ve zalim kralların zulmü altında inleyen halkımız kurtulacak" diye neş'eyle karşılanmıştı.
Bilindiği gibi Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde:
"-İstanbul muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır, onun askerleri ne güzel askerlerdir" diyerek İstanbul'u hedef göstermiş, böylece ecdadımız Peygamber Efendimizin teveccühüne mazhar olmuşlardı.
Genç Fatih o zaman 21 yaşında idi. Buna rağmen 7 lisan biliyor, devrinin siyasi, içtimai, iktisadi bütün ilimlerini ve ilaveten askeri stratejilerinin uzmanı olduğunu bu başarı gösteriyordu.
Bu sebepten Millî Görüş lideri rahmetli Necmettin Erbakan, Millî Görüş gençliğine örnek olarak Fatih SultanMehmedHân'ı göstermiştir.
Gözbebeğimiz olan gençliğimiz gerçekten örnek bir gençliktir. Anarşik kavgalara kapılmamıştır. İslâm ahlâkıyla ahlâklanma düsturundan asla şaşmamıştır. 12 Eylül askerî müdahalesi döneminde, o dönemin mahkemelerinde yargılanmış, teröre bulaşmadığı tesbit edildiğinden kesin olarak beraatlarına karar verilmiştir.
Bu neticelerin alınmasında Erbakan büyüğümüzün rolü büyüktür.
Rolü vardır çünkü, Erbakan arkadaşımız dahi genç yaşta Millî Görüş lideri olmuş, siyasî hayatında islâmî prensiplerden asla inhiraf etmemiştir.
Yaşadığı her dakikasını, aldığı her nefesini Hakk dâvâsının güç kazanması, insanımızın aydınlatılması için harcamıştır.
Bu bakımdan Hocamız, hem gençliğimiz için ve hem de teşkilatımız mensupları için yapılacak çalışmalarımızda bize örnektir. Meselâ halkımız içinde karşılaştığı insanlar 5 kişi de olsa, onlara Millî Görüşü anlatmıştır. Muhatab kitle beş bin kişi de olsa aynı gayreti ve sabrı göstermiştir.
Abartmıyorum. Hocamızın en yakın arkadaşlarından biri olarak konuşuyorum. Eğer yakın siyasi tarihimizde sık sık askerî darbeler yapılmamış olsaydı, ilk seçimde Milli Görüş iktidara gelebilirdi. Partilerimiz sık sık kapatıldığı dönemlerde tekrar teşkilatlanmak için Hocamız hemen her seferinde hemen hemen bütün illerimizi ve ilaveten 400'e yakın büyük ilçelerimizi bizzat dolaşmıştır. Teşkilatlanmamıza büyük katkıda bulunmuştu.
Bu çalışmalar ve bu gayret neticesinde tek başına iktidara gelmiş bulunan Adalet Partisi'ni, DoğruYolPartisi'ni, Anavatan Partisi'ni, Millî Görüş sollayarak en öne geçmiştir. Bütün bu neticelerin alınmasında Hocamızın önemli ölçüde rolü vardır. Eğer 28 Şubat darbesi olmasaydı, Millî Görüş tek başına iktidara gelmek üzereydi.
Netice: Gerek Millî Görüş gençliği, gerekse Saadet Partisi teşkilâ tı, Hocamızın örnek çalışmalarını gözönüne alarak gereken gayret ve faaliyeti gösterirse, Saadet Partisi, Allah'ın izin ve inayetiyle mutlaka iktidara gelebilir.ErbakanHocamızın başlattığı hamleleri gerçekleştirebilir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



