Bugün iktisat alanında işler kötüye gidiyorsa, bunun nedeni, enflasyon değildir, gelir düzeyinin düşük olması, adil olmayan gelir dağılımı, işsizlik, talep düşüklüğü, faiz haddinin yüksekliği, faiz ödemeleri, israf ekonomisi, uygulanan iktisat siyaseti, tüm bunlar.
Yeniden dünyaya gelindiğine inanan bir Hintli iktisatçının iktisat dersinde anlattığı komik olmayan fıkra: 'Eğer iyi bir iktisatçıysanız, yeniden dünyaya geldiğinizde sosyolog olursunuz. Kötü bir iktisatçıysanız fizikçi olarak yeniden dünyaya gelirsiniz'.
Hintli iktisatçıya iktisat zor bir bilim. Anlatılan: İktisat, fizik biliminden daha kolay, sosyolojiden daha zor.
İktisatın bir zorluğu kullandığı dilden kaynaklanır. İktisat, günlük hayat kelimelerini kullanır, kullanıyor. Karışıklık kaynağı.
Hayat pahalılığı ile enflasyon aynı şey değildir. Çok karıştırılır. Hayat pahalılığı, fiyatların gelire göre yüksek olmasından kaynaklanan durumdur. Satın alma gücündeki yetersizlik. Enflasyon, başka birşey: Fiyatlar genel seviyesindeki yükselme.
Açık: Tüketicinin geliri, enflasyon haddi kadar artıyor ise tüketici refahında bir değişiklik olmaz.
Tüketicinin refahını etkileyen, tüketicinin gelirinin enflasyon haddine göre değişip değişmediğidir. Tüketici geliri enflasyon oranında yükseliyor ise enflasyon oranının yüksek ya da düşük olması tüketici refahını değiştirmez. Gelir artış oranı, enfasyon haddinin üzerinde ise tüketici refahı arttı demektir. Diğer yandan, enflasyon haddi belirli bir oranda (düşük) olsa bile, gelir artış oranından yüksek ise tüketici refah kaybediyor demektir.
Hayat pahalılığının ortadan kalkması iki durumda mümkündür. Bir: Fiyatların zaman içinde gerilemesi. Başka kelimelerle yazılırsa şudur. Enflasyon oranının negatif olması. Bu durum gerçek ekonomilerde genellikle yaşanan bir durum değildir. İki: Tüketicinin gelir seviyesinde enflasyon haddini geçen bir oranda yükselme. Bu durumda, gelir seviyesi gerçek anlamda yükseldiğinden tüketici istediği mal ve hizmetleri satın almakta zorlanmaz.
Hayat pahalılığının ölçülmesi, genellikle, tüketicinin geliri ile satın alabileceği malların miktarı ilişkilendirilerek gerçekleştirilir. Örnek: 1979 yılında en düşük maaşlı bir memur, 100 tane altın satın alabiliyor iken bu yıl 60 tane altın satın alabiliyor ise bu yıl hayat, o memur için, 1979 yılına göre pahalılanmış demektir.
Enflasyon haddinin düşmesi, tüketiciyi kendiliğinden, normal olarak olumlu şekilde etkileyen bir olay değil. Tüketici için hayat pahalılığının ortadan kaldırılmasının tek yolu tüketicinin gerçek gelirinin artırılmasıdır. Enflasyon, daha çok ve genellikle, finans sahipleri açısından problem oluyor.
Tüketicinin başkalarının vicdanına terk edilmesi ahlaklı, adaletli ve gelecek için olumlu değildir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



