Başbakan bir beyanatında "Faiz dünyanın gerçeğidir" demiş. Oysaki durum bu görüşün tam tersinedir. Faizli ekonomiyi masum bir uygulama gibi göstermek son derece yanlıştır. Şöyleki: Bilindiği gibi dünya nüfusu hızla artıyor. Geniş halk kitleleri geçim sıkıntı içerisinde kıvranıyor, bunalıma düşüyor. Bu geçim sıkıntısına bir de kapitalist ve emperyalist azınlığın, FAİZ YÜKÜ binince, bindirilince mevcud gerilimin üzerine tuz ve biber ekiliyor, geniş halk kitleleri dokunsanız patlayacak hale geliyor.
Şu ARAP BAHARI denilen patlamaların, alt yapısında, bu haksız faiz uygulamaları birinci derecede rol oynuyor. Ayrıca önlenemeyen küresel ekonomik krizin sürüp gitmesinin sebepleri arasında faiz bindirmesi, bardağı taşıracak son damla tesirini gösteriyor.
Öyleki doymak bilmeyen faiz hortumcularının ihtirası frenlenmediği taktirde, dünya karışacak ÜÇÜNCÜ DÜNYA SAVAŞINI tetikleyen faktörler harekete geçecektir.
Bilindiği gibi bir zamanlar Komünizm vardı, Kapitalizm ile mücadele ediyordu. Sol görüş, hem faizi ve hem de ticareti yasaklamak istemişti.
Kapitalizm ise hem faiz serbest hem ticaret serbest diyordu. İslam'ın getirdiği ekonomik görüş ise, bu iki kutupluluk karşısında tam denge noktasını gösteriyordu.
Sol görüşün iflasından sonra, ekonomik bakımdan dünyamız bugün başıboş, dengeden mahrum, kontrolsüz bir durumla karşı karşıya kaldı.
Bu dengesizlik ancak, İslam'ın getirdiği, faiz haramdır (yasaktır) ticaret serbesttir prensibinin kabul edilip uygulanmasıyla son bulacaktır.
Başka bir deyişle İslam'ın ekonomik formülü, RAKKASIN (sarkacın) orta noktasıdır. Şayet insanlık alemi aklıselime ve adil sisteme razı olmadığı taktirde, durum hiç iç açıcı gözükmüyor.
Efendim bu faizsiz ekonomik sistem ne zaman nasıl uygulanmıştır derseniz, MUHTEREM HOCAMIZ RAHMETLİ ERBAKAN'IN 54'üncü hükümette uygulayıp hayata geçirdiği tatbikatı, misal olarak gösterebiliriz.
- Devlet hazinesi faizci kapitalistlere yağma ettirilmemiştir.
- IMF'ye hayır denilmiş, ekonomik bağımsızlığımız sağlanmıştır.
- Ülkemiz kendi imkanlarıyla krizlerden kurtarılmıştır.
- HAVUZ SİSTEMİ uygulanarak, devlet dairelerinin, faizcilerden borç almaları önlenmiştir.
Memleketimizin sahip olduğu imkan ve zenginlikle hayata ve harekete geçirilerek millet emsali görülmemiş bir rahatlığı ve bolluk ve berekete kavuşturulmuştur.
- Hazinemiz, dövizle dolmuş taşmış, memura işçiye emekliye, fakir ve fukaraya, ihtiyaçları olan % 100'den yüzde ikiyüz elliye varan, görülmemiş zamlar yapılmıştır.
- Gerek ekonomistler ve gerekse halkımız, hâlâ bu başarılı dönemin hatırasını yaşamakta ve özlemini çekmektedir.
NETİCE:
- Faiz görülüyor ki dünyanın gerçeği değil dünyanın baş belasıdır.
- Faiz büyük sermayedarların, geniş halk kitlelerini insafsızca sömürdüğü bir sistemdir.
- FAİZ adalet değil ZULÜMdür. Haksızlıktır, dengesizliktir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



