milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Fûzulî Divanı...

22 EYLÜL 2010
ÇAR 01:35

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Öldüğümde toprağımdan bir testi yapıp yâre su verin ki dudaklarına değebileyim" dizesiyle gönülleri fethetmiş, hayatı boyunca fenafillâh mertebesine ulaşmaya gayret etmiş, şiirlerini de o aşk ve şevkle yazmış olan Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan Fûzulî'nin Türkçe Divanı'nda yer alan Tevhid, türünün en güzel ve en ünlü örneklerinden biridir. Klasik Türk edebiyatında şairlerin ve mutasavvıfların mesneviler dışında, şiirlerini, belirli bir sıraya göre bir araya getirmeleriyle oluşan divanlarda bulunan şiirlerin, tertip açısından hangi grup ve sıralar içinde yer alacağı, önceden tayin edilmiş bir protokole tâbidir ve belirli bir hiyerarşiye göre dizilirler. Hiyerarşiye göre genellikle şair konu olarak ayırdığı şiirleri, ulûhiyet makamını göz önünde bulundurarak değerler sistemine göre en üst kademeden kendisine doğru sıralar. Şairler bir divanın muhteva bakımından sıralamalarını şu sırayla tertip etmişlerdir: Tevhid-münâcât-na't-mi-râciyye-dört halife, İslâm ve tarikat bü yükleri üzerine methiyeler -hükümdar ve devlet büyükleri için methiyeler- terci'-bend ve terkib-bendler- küçük Mesneviler- tarih manzumeleri -musammatlar- şarkılar-gazeller- mukâtaât: Rubâî- kıta - nazım - metali' - müfredat- mesâri'. Bu sıralamadaki tüm bölümlerin bütün divanlarda eksiksiz olarak bulunması söz konusu olmadığı gibi, sıralamaya çok yaklaşanlar, hatta sıralamadaki tüm derecelere sayfalar dolusu beyitlerle hazırlanılmış divanlar bulunabildiği gibi, derece derece bir kısmı ile yer alabildiği divanlar da bulunmaktadır.

Divanda değerler silsilesinin en üst makamında bulunan Tevhid-münâcât manzumeleri, yaratıcıya; Rabb'e yöneliktir. Bu kısım Rabb'ı ululayış ve yakarışlarla ifade edilir. Osmanlıcada birlik anlamına gelen "Tevhid", özel olarak Allah'ın birliğine işaret eder. Yer ile gök arasında bulunan her şeyin yaratıcısının, tüm eşyanın sahibinin, malikinin ve aynı zamanda da tasarruf sahibinin yalnızca bir zat olduğunu ifade etmektedir. Etkileşim Yayınlarından çıkan Prof. Dr. Mahmut Kaplan'ın hazırlamış olduğu Tevhid Fûzulî kitabı, Fûzulî gibi eserleri bilimsel çalışmalara konu olmuş, Leyla ve Mecnun mesnevisi gibi modern sanatlara ilham vermiş bir şairin, Rabb'ı anlama hisleriyle örülmüş şaheser beyitlerinin bulunduğu bir kozayı bir nebze de olsa açıklama çabasından ibaret. Her okuyuşta insanı farklı ruh maceralarına götüren Fûzulî Divanı, Mahmut Kanık'ın deyimiyle bir lirizm denizidir ve okuyanı derunî bir yolculuğa çıkararak manevi iklimlere götürür.

Fûzulî Divanı kitabı, şairin ünlü eserini günümüz okuyucunun istifadesine göre hazırlanılmış, Osmanlı Türkçesi öğrenenlere bir kolaylık olması için de metnin eski harflerle olan orijinali de eklenmiş beyitlerin yanına. Beyitler önce günümüz Türkçesi ile nesre çevrilmiş, sonrasında da kısaca şerh edilmeye çalışılmış. Metni çevirirken elden geldiğince beyitten ayrılmamaya, şerh edilirken de olabildiğince metinden uzaklaşılmamaya çalışılmış. Mahmut Kanık'ın söz konusu beyitlerde bulunan ilimlerin hepsini açıklama söylemi olmadığını ve mütevazice bu çalışmanın mükemmel bir çalışma olmadığını söylemesi, okurun metne daha da samimi yaklaşmasına vesile olmuş. Kanık, Fûzulî'nin şairliğini açıklamaktan öte ya da beyitlerin ne anlama geldiğinden öte, beyitlerin hangi anlamlara gelebileceğini göstermiş ve okuyucuyu kendi Fûzulî okuma yolculuğuna götürmüş.

Fûzulî'nin şiirlerinde lirizm ve rintlik ön planda olduğu için, dünya malına önem vermeyen, gözü gönlü tok olan şair kimliğiyle Fûzulî, rintliği âşıklığın bir gerçeği saymıştır. Fuzûlî'nin anlayışına göre insan "seven bir varlık"tır ve bu sevgi insanın Rabb'e yaklaşmasını sağlayan Rabb ile insan arasındaki bağın özünü oluşturur. Tasavvuf ve tasavvuf ilkeleri de Fûzulî'nin şiirinin temelinde bulunmaktadır. Bu anlamda Fûzulî'nin derin ve samimi bir aşk şairi olduğu söylenebilir. Ölüm, toplum, yoksulluk, felsefe, kâinat, eşya temalarını hep aşk etrafında yazmıştır. Aslında Fûzulî, sadece şairliğiyle değil, yapıtlarının çokluğuyla da meşhurdur. Üç divanından başka başta Leylâ ve Mecnun olmak üzere, Hadikat-üs-Süeda adındaki eser de meşhurdur. Kerbelâ hadisesini konu alan bu düzyazı ve şiir karışımı eser, şairin en önemli kitaplarından ve Türk edebiyatının şaheserlerinden biridir, sonraki şairleri büyük ölçüde etkilemiş, birçok defa baskısı yapılmıştır. Beng ü Bade adında 500 beyitlik Türkçe mesnevisi ve Heft-Cam adında 327 beyitlik bir sakinamesi de vardır. Rind ü Zahid ve Hüsn ü Aşk adında iki tane Farsça düzyazı eserleri de meşhurdur. Şikâyetname adıyla Türk mizah ve hiciv edebiyatının şaheserlerinden bir seri de bulunmaktadır.

Mahmut Kanık, Fûzulî Divanı kitabında tabiat kitabında çizilip yazılan ve kâinatta gerçekleşen her şeyi, şairin sanat gözüyle baktığını, "esma-i hüsnâ" (Allah'ın güzel isimleri) olarak gördüğünü ifade ederek, Allah'ın birliğini kâinatı temaşa edip eşyanın hikmetine odaklanarak ifade ettiğini belirtiyor. Fûzulî'nin edilgen fiil yapısı kullanarak asıl dikkati faile, yani Rabb'e çevirdiğini belirten Kanık, şairin insanı kâinat gibi görerek söz gelimi baharın gelişini bir diriliş gibi algıladığını, çiçeklerin tabii görünüşlerinin bir hikmeti olduğunu, sabahleyin gül yapraklarının üzerlerinde bulunan çiğ tanelerinin bir amaç taşıdığını, kısacası kâinata da bu nazardan bakmamız gerektiğini ifade ediyor. Manevi iklimlerde bir ruh yolculuğuna çıkmak isteyenlere duyurulur.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 22.09.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: osmanlı, divan, türkçe,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yunus Emre Tozal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    2. Dünyanın İncisi Endülüs
    3. Vahdettin: "Ayasofya'ya çan takmak isteyenlere ateş ediniz!"
    4. Fûzulî Divanı...
    5. Hakikat pınarını temaşa eden göz
    6. Hukuk Risalesi
    7. Vahyin kâtibi Hz. Ali
    8. Kur’an’daki Anne...
    9. Popüler dindarlığın durakları: “türbeler”
    10. Yaraya merhem: “Yahudileşme temayülünden uzaklaşma”
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Abdülhamit bir fikirdir
    3. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Filistin’e entelektüel bir bakış
    6. Ruh sürgününden hakikat arayışına Ayşe Şasa...
    7. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    8. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    9. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    10. Fûzulî Divanı...
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    3. Sevgili…
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Hıra’da Dem’lenen ilk ve son harf
    6. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    7. Sevgiliye ulaşmak için...
    8. Pir Aşkına
    9. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    10. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Hece dergisinde Kalmak
    2. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    3. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    4. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    5. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
    6. Van Kalesi surları restore ediliyor
    7. Tekkeler niye kapatıldı?
    8. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    9. Zile Kalesi restore ediliyor
    10. Üstad Necip Fazıl anılıyor
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Avro'nun sonuna doğru mu?
    10. Modalife'tan yaz kampanyası
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek