Cahilliğe karanlık ve ölüm diyen yüce bir dinin mensubuyuz. İslam dini kadar okuma ve ilim öğrenmeye teşvik etmiş başka bir din veya sistem yok. 'El-Alim' Allah'ın en güzel isimlerinden biri... 'Herşeyi hakkıyla bilen' anlamında... 'İlim' Allah'ın sübuti sıfatları arasında: O'nun bilgisi herşeyi kuşatır. 'Bu yüzden, ilmin kaynağı Allahü Teala (c.c)...
Müslüman, Allah'ın sonsuz ilmi karşısındaki acizliğini bilir, okumaya ve ilim öğrenmeye Allah'ın adını anarak başlar. Böyle yapmakta bereket vardır. İnsanı ilimden nasipdar kılar; ilimden feyiz almaya sebep olur. İlim, o kişiye fayda verir. Bildiği ile amel eder, olgun bir insan olur.
İlmin asıl sahibini bilmeden, yani Rabb'ini tanımadan öğrenilen ve 'malumat' sınırını aşamayan bilgiye sahip olanlar, ilmin kazandırdığı feyiz ve lezzetten mahrum kalır, faydasız bir iş yapmış olurlar. Yunus'un diliyle söyleyelim: 'Okudum bildim deme/Çok taat kıldım deme/Eğer Hakk'ı bilmezsen/Ha bir kuru emektir.'
İlim, Allah'ın insana bahşettiği bir iyiliktir. İlim ehli de olgun, itidalli, ağırbaşlı, ilim vakarını üzerinde taşıyan örnek bir insandır. Bu ağırbaşlılığı taşıyamayanlara bilgi fayda vermez. Onların topluma da vereceği birşey yoktur.
Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile birlikte,yeni bir hoca tipi türedi: Medyatik hocalar! İslam'ın kaynakları içinde yer alan ölçülerle konuşmak yerine,kendisini dinleyenlerin hoşuna gidecek şekilde konuşan sözde alimler... Bu türden hocaların daha çok akademik ünvanlı kişiler arasından çıkması da düşündürücü...
Şurası dikkatten uzak tutulmamalıdır ki, bu sözlerimiz ilmin gerektirdiği vakar ve ağırbaşlılığı taşıyamayanlar için... Halkı yanıltanlar için... İyi niyet, ihlas ve insanlara faydalı olmak gayretiyle çalışan, İslam'ı her ortamda güzelce temsil eden hocalarımızın başımız üzerinde yeri var. Onlar, elleri değil, ayakları bile öpülmeye layık muhterem insanlar... Allah onlardan razı olsun ve sayılarını artırsın! Alimin değerini bilmeliyiz. Çünkü, onlar bize Rabbimizi tanıtıyor, dünya ve ahiret saadetimize vesile oluyorlar. Biz, 'Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.'(Hz. Ali) (r.a) diyen bir kültüre sahibiz. İşin bu tarafı ayrı bir yazı konusu...
Bu yazıda söz konusu ettiğimiz kişiler, TV'lerin çalgılı-çengili ortamlarında, dekolte kıyafetli kadınlar ve ilim öğrenme ciddiyetinden uzak insanlar arasında, ilmi ayağa düşürenler... Kendisini ve dinin hükümlerini hafife alanlar ve yılışarak soru soranlar arasında, hatta bu sahanın yabancısı sunucuların hakemliğinde ciddi ciddi(!) görüş bildirenler... Hayır! Hayır! Ben dinimin bu üslupla temsil edilmesini istemiyorum. Din, Allah'ın dini... Konuşan ve dinleyenler azami ciddiyet içinde olmalı. Herşey kendi atmosferinde değer kazanır... 2 milyara yakın mensubu olan bir din bu üslupla temsil edilemez. Bu tür insanlar, kendi kişiliklerinden istediği tavizi verebilirler. Fakat, lütfen bu özelliklerini dinimize bulaştırmasınlar.
Ali Nar Hoca, Yeni Yorum gazetesinde, bu çeşit kişilerin ruh dünyasını tahlil eden nefis bir yazı yazdı. 'Yapma bebek gibi yapma alim namzetleri oluştu' diyerek şu görüşlere yer verdi: 'Öz emeği, sağlam zeka ve aileden sürme görgüsü ile bir yerlere gelmesi zordu. Kolayı ise zamana, mekana ayak uydurmak, düzene paralel yürümek; fincancı katırlarını ürkütmemek en geçerli metottu. Buna uymak için orta zeka ama çarıklı erkan-u harb kıvraklığı lazımdı. Lisan bilmeye bile gerek yoktu.'(Sayı, 4, sh.7)
Muhterem Ali Nar Hoca, bu ezik ruh halinin ürpetici sonuçlarını da şöyle ortaya koyuyor: 'Yüz suyu dökerek, titr sahibi olmayı gözetlediler ve çoğu da (cehalet ve ahmaklık senedi) tezler yapıp bir takım ünvanlar aldılar. Ama silik kişilikle ne yapsınlar, sivri laflar edip sivrilmeleri gerekirdi. Bir yerlere dayanmak gerekti. Oryantalistler ve onların salık verdiği tipler okşadı gönüllerini. Onlar, dini ıslahı, yani Hıristiyanlığın geçirdiği evrelerdeki gibi reformu soktu akıllarına: Bunun İslam ıstılahında karşılıkları diye, 'İçtihat' ve 'Tecdit' kavramları hatırlatıldı.' (Aynı yazı)
Bugün, İslam'ı eğip bükmeyen hakiki din alimlerine ihtiyacımız var. Yani, İslam'ı, kendi kaynaklarını dikkate alarak anlatan ve insanları İslam'dan uzaklaştırmak isteyenlerin süslü ve kulağa hoş gelen aldatıcı sözlerine itibar etmeyen vukuf ehli ve ehliyet sahibi hocalarımıza... Onlara selam olsun!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



