milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

04 ŞUB 2012 CMT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • CİNAYET ŞEBEKESİ
  • ZİNA SERBESTKEN NASIL DİNDAR NESİL YETİŞTİRİLECEK?
  • ONLAR ALLAH'A GÜVENİYORLARDI
  • KILIÇDAROĞLU, GERÇEKLERİ BİLEREK ÇARPITIYOR
  • 'SINIR' TANIMAYAN DOSTLUK
  • DÜNYADAKİ EN BÜYÜK SORUNU TÜRKLER ÇÖZDÜ!
  • HAKKIN HAKİM OLDUĞU BİR DÜNYA İÇİN DUA EDELİM
  • 'ÖLÜMÜNDE İHMAL VAR'
  • 'ASLINDA BİR YIL ÖNCE ÖLECEKTİ'
  • KÜRECİK-TEL AVİV HATTI

Ezan’ın başına gelenler

13 TEMMUZ 2010
SAL 02:40

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Tarih 16 Haziran 1950'yi gösterdiğinde, hafızalardan silinmeyecek, hep hatırlanılacak ve o ana şahit olanların ağzından o anki hislerini ve duygularını nesilden nesile, kuşaktan kuşağa aktarılacağı Arapça ezan okuma yasağının sonlanması, bu topraklarda fikir hayatında büyük değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bir zamanda gerçekleşmiştir. Keskin bir bıçağın darbesi gibi ikiye ayrılan Türkiye'de, Batı ile aradaki uçurumu kapatma amacıyla "muasır medeniyetler seviyesini yakalamak" olarak ifade edilen köklü değişimler, halkı köküyle olan bağıntısını kesmiş, Tanzimat döneminden başlayan bir sürecin sonu felaketlerle kapanmıştır.

Heidegger "Dil oluşun/varlığın evidir" derken, her insanın varlıkla kuracağı ilişkinin boyutundaki aşkınlığın ontolojik bağıntısının dil üzerinden temellendirilebileceğini söylemiş, Borges de bu durumu şöyle ifade etmiştir: "Her dil bir gelenek, her kelime kabullenilmiş bir simgedir." Yazarların, şairlerin, filozof ve düşünürlerin kendi dillerinde yazdıkları eserler, şimdilerde kültür ve dil kozasının ördüğü anlam dünyasındaki zirve isimlere bakalım. Dante'nin İtalyanca'da, Yunus Emre'nin Türkçe'de, Goethe ve Kant'ın Almanca'da, Tolstoy ve Dostoyevski'nin Rusça'da nasıl zirve eserler verdikleri ortadayken, Türk aydınının diliyle olan bağının kesilmesi, dilin kendisinin getirdiği muhafazakârlığın da kesilmesine sebep olmuştur.

Osmanlı münevverlerinin belki de ilk defa kendilerini ciddi olarak sorguya çektikleri, Tanzimat Fermanı'yla başlayan Batının hâkim paradigmasının devşirilmeye başlandığı dönemlerden, köklerle olan bağın kesilmeye başlandığı cumhuriyet yıllarına kadar, farklı inanç sistemleri arasında taraf değil hakem olması gereken ama halkıyla karşı karşıya kalan sözde laik devletin, hummalı faaliyetlerle yıllardır İslamiyet'i tanzim etmeye çalışması, halkı devletten soğutmuştur. 1932'den başlayıp 1950'de sona eren Arapça ezan okuma yasağı, Hıristiyan ve Yahudilerin ibadetlerinin hangi dilde olacağına ilişkin bir zorlamanın var olmamasıyla bile kıyaslanamayacak bir özgürlük ihlalinin eşiğinde, cumhuriyet döneminin en keskin hamlelerinin içinde en başta bulunan, kökle olan bağı kesme girişimidir.

Can Dündar'ın bildirdiğine göre Ayasofya'da Türkçe Kur'an okunduğu gece Atatürk, hafız Sadettin Kaynak'ı yanına çağırır. Tarih 3 Şubat 1932'dir ve ertesi gün Ramazan ayının son cumasıdır. Atatürk, elindeki Kur'an tercümesinden bir hutbe konusu seçer ve Hafız Sadettin'e verirken "Katiyen sarık istemem" der: "İşte bu gece giymiş olduğun elbise ile başı açık olarak okuyacaksın. Fakat hava soğuktur, paltonu giyebilirsin." Atatürk ile ne kadar uzak olduğumuza dikkatleri çeken Can Dündar, Atatürk'ün bu ülkede sadece yüksek bir heykel olduğunu ifade eder. Atatürk daha hayattayken Türkçe ezan okunması uygulamasına büyüyen tepkiler, Bursa'da küçük çapta bir isyana dönüşür, namazı da Türkçeleştirmeyi düşünen Atatürk, çevresindekilerin ısrarıyla bu düşüncesinden vazgeçer.

Batının hâkim paradigmasını kendileri için bir "mutlak haline getiren, toplumu özelde de dili geçmişinden soyutlayarak düzenlemeyi savunan dönemin entelektüelleri, Prof. Dr. Çetin Özek'in de belirttiği üzere, İslamcı-gelenekçi kitlenin varlığı yok sayılarak bir siyasal düzenlemenin yapılamayacağını, geç de olsa anlamış ama devletin laiklikte başarıya ulaşamadığı gibi devletin toplumla giderek arasının açılmasına da mani olamamışlardır.

Bir devrin yazılamayan gerçekleri: Medeniyet cinayeti

29 Ocak 1932 tarihinde, bir Ramazan ayında başlayan dinde reform girişimlerinin bir parçası olan Türkçe Ezan, ilk kez Hafız Rıfat tarafından Fatih Camii minaresinden seslendirilmişti. Aslında Osmanlı münevverlerinin Batılılaşmayı savunan kesimin son 200 yıldır istediği şey de reformdu ve cumhuriyet değişim ve dönüşüme kapı aralayacak, reformları hayata geçirmek için oldukça elverişli bir zemin hazırlamıştı. 1932 Ramazan'ına kadar çeşitli yıllarda nabız yoklamayla yapılan denemeler, 1932 Ramazan'ında fiilen uygulamaya konulacak, Ezan-ı Muhammedî ile birlikte salâvatlardan tekbirlere Arapça dili yok yasaklanacaktı. Bir medeniyet cinayeti işleniyordu. Program çerçevesinde ilk Türkçe Kur'an için Yerebatan Camii (22 Ocak 1932), İlk Türkçe Ezan için Fatih Camii (29 Ocak 1932) İlk Türkçe Tekbir için Ayasofya Camii -şimdi ibadete kapalı- (4 Şubat 1932) ve İlk Türkçe Hutbe için de Süleymaniye Camii (5 Şubat 1932) seçilmişti. Aslında Arapça Ezan okuma yasağı sadece ibadetin dilinde görülmeyecek, giyimden kuşama, medeni hayattan, sokaklara, harften kanunlara kadar her alanda kendini gösterecek, İslamiyet devlet eliyle tanzim edilecekti. Zaten ilk Türkçe hutbeyi Süleymaniye'de seslendiren Hafız Sadettin Kaynak'ın fraklı ve başı açık, cemaatin de fötr şapkalı olması bunun açık göstergesiydi. Türkçe Ezan uygulaması 18 yıl aradan sonra, Demokrat Parti (DP)'nin iktidara geldiği 14 Mayıs'tan sadece 1 ay sonra 16 Haziran 1950 tarihinde sona ermişti.

Mustafa Armağan'ın Timaş Yayınları'ndan yayımlanan son kitabı "Türkçe Ezan ve Menderes

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 13.07.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ezan, can dündar, atatürk,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yunus Emre Tozal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    2. Dünyanın İncisi Endülüs
    3. Vahdettin: "Ayasofya'ya çan takmak isteyenlere ateş ediniz!"
    4. Fûzulî Divanı...
    5. Hakikat pınarını temaşa eden göz
    6. Hukuk Risalesi
    7. Vahyin kâtibi Hz. Ali
    8. Kur’an’daki Anne...
    9. Popüler dindarlığın durakları: “türbeler”
    10. Yaraya merhem: “Yahudileşme temayülünden uzaklaşma”
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Abdülhamit bir fikirdir
    3. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Filistin’e entelektüel bir bakış
    6. Ruh sürgününden hakikat arayışına Ayşe Şasa...
    7. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    8. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    9. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    10. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    3. Sevgili…
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Hıra’da Dem’lenen ilk ve son harf
    6. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    7. Sevgiliye ulaşmak için...
    8. Pir Aşkına
    9. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    10. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Hat sanatı üstadının 800 yıllık şaheseri
    2. AKM restore edilecek
    3. Vakıf müzelerine ziyaretçi akını
    4. Kuşbakışı Muğla Fotoğrafları sergisi
    5. Tıp tarihinin hazineleri bu kütüphanede
    6. Naşit Özcan anılıyor
    7. İstanbul'un kültür havzası
    8. Senaryo Yazarları Derneği yönetimi belirlendi
    9. Kubbealtı kurslarında yeni dönem
    10. İstanbul'un kış tarihi
  • Diğer

    1. Ali Emiri de Kandil'de coşkusu
    2. Vatandaşlığa geçince babamı öldürenleri araştıracağım
    3. "Ulaşılmadık tek bir genç kalmayacak"
    4. Hukukta arabuluculuk, yargılamalardan hızlı olacak
    5. Mevlid Kandili coşkuyla idrak edildi
    6. Siber tehditlere karşı düzenleme şart
    7. Sandık, gurbetçilerin ayağına gidecek
    8. Şehidin ailesine Devlet Övünç Madalyası verildi
    9. Hakkâri'deki patlamaya ilişkin bir kişi tutuklandı
    10. Kılıçdaroğlu, Auster'i Türkiye'ye davet etti
  • Çok Okunanlar

    1. 'Sınır' tanımayan dostluk
    2. Dünyadaki en büyük sorunu Türkler çözdü!
    3. 'Sakın dikkat çekmeyin'
    4. PKK, Baas'la kol kola
    5. Kürecik-Tel Aviv hattı
    6. Ömrünü özgürlüğe adadı
    7. 'Aslında bir yıl önce ölecekti'
    8. Başoğlu dualarla uğurlandı
    9. İslam Coğrafyası Sömürge Eğitimi altında
    10. 'Gençlik şiddetin ve şehvetin pençesinde'
  • Çok Yorumlanan

    1. 'Sakın dikkat çekmeyin'
    2. Katledilen Türklerin yakınlarına 10 bin Euro 'sus payı'
    3. 40'ıncı yıl anısına 101 abone
    4. Dünyadaki en büyük sorunu Türkler çözdü!
    5. Hâile-i Osmaniye
    6. 'Gençlik şiddetin ve şehvetin pençesinde'
    7. Suriyeli öğrenciler de kaçtı
    8. Ömrünü özgürlüğe adadı
    9. İYİ-DER 4. Gençlik Şurası
    10. Guguk Kuşu'nun galası
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek