Evliya Çelebi'nin doğumunun 400. yıldönümü etkinlikleri yapıldı bu hafta.
Bu zarif seyahat yazarımız, 79. dil bayramı etkinlikleri kapsamında uluslararası toplantılarla geniş olarak tanıtıldı.
Hafta başında ilk toplantı Dolmabahçe Sarayı'nda idi.
Seyahatname çevresinde gelişen bildiriler, onun portresine varıncaya değin katılımcıları bilgilendirdi.
İçlerinde seyyahlık akar damarı bulunanlar bu toplantılarda, nasıl seyyah olunur hakkında çok fazla bilgi buldular.
Evliya ile bağımız irdelendi.
Seyahatname halk hekimliği açısından değerlendirildi.
Hepimize çok ilginç gelen mısır yılanlarından ilaç elde etme bölümü oturumda yer aldı.
Bir otelin konferans salonunda devam eden oturumlarda,
Onun okçuluğu, savaş muhabirliği, Dicle ve Fırat haritası üzerinde duruldu.
Bu ünlü seyyahın gözüyle; İzmir ve çevresi, Lazlar, Kalmıklara dair notlar paylaşıldı.
Onun Sivas-Elbistan yolculuğundan kalanlara, Sultan 4. Mehmed ile katıldığı Bursa ve Çanakkale Boğazı gezisine, kahkahasına bile değinildi.
Yemek kültürü, havada asılı kalan kedi motifi, ilmiye ve ulema üzerine gözlemler anlatıldı.
Oturumun İstanbul ayağından başka Bursa ve bu zarif seyyahın ait olduğu Kütahya kısmı vardı.
Onun Romenler, Viyana, Bağdat, Tebriz, Hırvatistan izlenimleri, selamlaşma ve ölümle ilgili tezleri, şiveler, lehçeler burada aktarılacaktı.
Evliya Çelebi'nin izinde belgeselinin tanıtımı, Cumalıkızık Köyü Osmanlı çeşmesinin açılışı ile oturumların Bursa cephesi renklendirilecekti.
Bugün Kütahya'da, "Evliya Çelebi'nin izinde" açık oturumu ve "Evliya Çelebi'yle dere tepe düz sergisi"'nin açılışı ile etkinlikler tamamlanacak.
Asıl adı Derviş Mehmed Zillî olan Evliya Çelebi, Kütahya'lı bir ailenin çocuğu olarak 1611 yılında İstanbul Unkapanı'nda doğdu. Babası saray kuyumcu başıydı. Bir süre medresede okudu, babasından tezhip, hat ve nakış öğrendi. Musiki ile ilgilendi. Kur'an'ı ezberleyerek "hafız" oldu. Enderuna alındı, dayısı Melek Ahmed Paşa'nın aracılığıyla Sultan IV. Murad'ın hizmetine girdi.
Gördüğü bir rüya üzerine, önce İstanbul'u gezdi, yazdı, notlar aldı.
Sonra ulak olarak görev aldığı savaşlara katıldı.
Evliya Çelebi 50 yıl süren gezme serüveninde, gezdiği yerlerde toplumların yaşama düzenini ve özelliklerini yansıtan gözlemler yaptı.
Seyahatname bir bilgiler yumağıdır. Öyküler, türküler, halk şiirleri, söylenceler, masal, mani, ağız ayrılıkları, halk oyunları, giyim-kuşam, düğün, eğlence, inançlar, komşuluk bağlantıları, toplumsal davranışlar, sanat ve zanaat önemli bir yer tutar.
İnsanlara bilgiler yanında, yörenin evlerinden, cami, mescid, çeşme, han, saray, konak, hamam, kilise, manastır, kule, kale, sur, yol, havra gibi değişik yapılarından da söz eder. Bunların yapılış yıllarını, onarımlarını, yapanı, yaptıranı, onaranı anlatır. Yapının çevresinden, çevrenin havasından, suyundan sözeder.
Seyahatname'nin bir özelliği de değişik yöre insanlarının yaşama biçimlerine, davranışlarına, tarımla ilgili çalışmalarından, süs takılarına, çalgılarına dek ayrıntılarıyla geniş yer vermesidir. Eserin bazı bölümlerinde, gezilen bölgenin yönetiminden, eski ailelerinden, ileri gelen kişilerinden, şairlerinden, çeşitli kademelerdeki görevlilerinden ayrıntılı biçimde söz edilir. Evliya Çelebi'nin eseri dil bakımından da önemlidir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



