"Nefis, uyumuş ejderha gibidir. Sakın onu uyuyor zannetme" Hz. Mevlâna
Sağlıklı ve uzun ömürlü bir evlilik için yapılması gereken şartları anlatırken, yapılmaması gereken zararlı davranışları da ortaya koymalıyız. Bunların başında, "nikâhsız ve gayri meşru" ilişkiler gelmektedir. Anlatmaya çalıştığımız bu gayri meşru ilişkiye, yaşadığımız çağda "flört" diyorlar.
Flört nedir, anlamak gerekir!
Flört kelimesi, Fransızca kökenli, İngilizce bir kelimedir. Anlam itibariyle, "kadın ve erkeğin birbirlerini tanıyabilmeleri için aralarında oluşan ilişki" olarak tanımlanırken, uygulamada "cinsel beraberlik" şeklinde kendini gösteriyor.
Flörtün ilk çıkış yeri Fransa, beslendiği yer Avrupa, en çok yaygınlaştığı ülke ise, ABD'dir.
Evlilik öncesi gayri meşru ilişkilerin tehlikeli bir şekilde yayılması, başta Avrupa olmak üzere, bütün dünyayı çok ciddi şekilde düşündürmektedir.
Batı dünyası, "cinsel özgürlük" adına büyük bedeller ödemiş, aile kurumunun bozulması ve toplumsal yozlaşmaların yaygınlaşması sonucunda, buna çareler aramaya başlamıştır.
Cemil Tokpınar "Ömür Boyu Aşk" isimli kitabında şunları söylüyor:
"Flört, aşkla, romantizmle karıştırılan bir kavramdır. Bir nevi anlaşmalı arkadaşlıktır. Bunun anlamı da şudur. Birlikte olalım, birbirimizi yakından tanıyalım. Eğer anlaşabilirsek beraberliğimizi sürdürürüz, anlaşamazsak ayrılırız demektir. Oysa evliliğe yönelik ilişkiler, bir eşya alışverişi değildir ki, al kullan, beğenmezsen iade et, denilebilsin."
Bilinçaltındaki sinsi duyguların denenmesi
Bilinçaltındaki duygular, cinsel dürtüleri devreye soktuğu için evliliğin kutsallığını yıpratıyor. Çünkü bu ilişkilerde "almadan önce dene" mantığı vardır.
"Aşk ve Evlilik" kitabının yazarı Zak Poonen, kitabının flört bölümünde: "Her genç insan, er veya geç, bilinçaltındaki kötü düşüncelerinin denemesine kapılır. Erkekler bu durumla daha fazla karşılaşırlar. Çünkü erkeklerin cinsel dürtüleri, kadınlarınkinden daha öndedir" tespitini yapıyor.
Buna göre, evlilik öncesi ilişkileri mutlaka bir kurala bağlama mecburiyeti vardır.
Çünkü herkesin içinde karşı cinsle beraber olma, arkadaşlık etme ve beğenisini kazanma duygusu vardır. Bu özlem duygusu, kız erkek arasında hızlı bir şekilde gelişir. Delikanlı kendi yeteneklerini sergilerken, kız da çekiciliğini açığa vurmak için her fırsatı kullanır.
Bu durumda erkekler atak ve cesurdurlar. Zaten kızlar da, bu beklenti içerisinde olduklarından devamlı kur yaparlar. Bu kurlar devam ederken, erkekler cinsel duygularını, kızlar da hislerini öne çıkarırlar.
Flört virüsünün yaptığı tahribatlar
Flört virüsünün tahribatlarına geçmeden batılı düşünürlerin bakış açısını öğrenmeye çalışalım. Çağımızın önde gelen ruh bilimcilerinden Erich Fromm'un bakışı açışı şöyle; "Karşıt cinsler arasındaki duvarın yıkılması durumunda, duygusal ilişkilerin karşı konulmaz bir cinsel isteğe dönüşmesi kaçınılmazdır." diyor.
Ülkemizde çok satılan "Hayat Boyu Flört" isimli kitabın yazarı Zig Ziglar'da:
"Yeryüzündeki bütün insanlar içinde en büyük aldatmacayı, flört etmeyi kafasına takarak evlenenler yaparlar. Bu insanlar, en iyi yönlerini göstermekle kalmazlar, aynı zamanda bu yönlerini, bir de ellerinden geldiğince allayıp pullar ve hep bu rolü oynarlar" diyerek evlilik öncesi duygusal beraberliğin, cinselliğe nasıl dönüştüğünü kitabında genişçe anlatıyor.
Flörtün nasıl bir felâket olduğunu istatistikler de ortaya koyuyor. 1998 yılında ABD'nin Boston şehrinde evlilikle ilgili bir kamu kuruluşunun yaptığı geniş çaplı bir araştırma var. Bu araştırmaya göre, boşanan eşlerin % 64'ünün evlilik öncesi, "flört hayatı" yaşayan eşlerden oluşturduğu belirtilmektedir
Devlet İstatistik Enstitüsü'nün yaptığı yıllık boşanma istatistiklerinde, boşananların % 80'inin flört usulü evlenmeyle yuva kuranlar olduğu tespit edilmiştir.
İslami ölçü vardır, nettir!
Evlilik öncesi gayrimeşru ilişkilerin önünü kesen İslâmî bir ölçü vardır. Peygamber Efendimiz bu ölçüyü kısa ve öz olarak belirtmiştir. Evlenecek eşler bu kuralı uyguladıklarında her şey meşrulaşacaktır.
Cihan Peygamberi: "Bir erkek bir kadınla yalnız bulunursa, üçüncüsü şeytandır" buyuruyor.
Peygamber Efendimiz'in bu kuralına göre biz de diyoruz ki, evlilik gibi kutsal bir müesseseyi kurarken nefsinize kapılıp şeytana bu fırsatı tanımayın. Uzun lafa gerek yok. Flörtün nasıl tehlikeli bir virüs olduğunu aşağıda sıraladığımız sözlerde de göreceksiniz. Her özlü söz, bir kitap dolusu bilgi ihtiva etmektedir. Dikkatli okunduğunda ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır.
Flört tuzağının bıraktığı izlerden bazıları...
Evliliği tehlikeye sürükleyen tuzakların başında flört gelmektedir.
Flörtle başlayan ilişkiler, önce masumane duygularla başlar, daha sonra gayr-ı meşru ilişkilere dönüşür.
Flört, evliliğin kutsallığını alıp götürür.
Flörtün doğasında, eş değiştirme ve ihanet vardır.
Flört neticesinde ortaya çıkan cinsel tahrik, eşleri saldırgan ve geçimsiz yapar.
Flört ederek evlenenler, evlilik sonrasında, yaptıklarından dolayı pişmanlık ve suçluluk duyarlar.
Flört, genç erkekler arasında kavgalara, kıskançlıklara, kin ve nefrete yol açarken; kızlar arasında da, ruhî bunalımlara, umutsuzluklara ve intiharlara sebebiyet verir.
Kötü yola düşen kadınların büyük çoğunluğu, flört kurbanlarıdır.
Flört ederek evlenen eşler, birbirlerine karşı saygı ve sevgiyi kaybederler.
Flört eden eşler arasında, en mağdur ve en pişman olan hanımlardır.
Eşlerin birbirlerine karşı rol yaptıkları, yalan söyledikleri, kendilerini farklı gösterdikleri, maske taktıkları ve gizlilik içinde oldukları dönem, flört dönemidir.
Evlilik öncesinde flört eden eşlerin büyük çoğunluğunun, aileleriyle araları bozulur.
Bir toplumda flört meşrulaşırsa, evlilikler azalır.
Flört, kadının "iffet ve hayâ" duygusunu alıp götürür.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



