Ey eski DTP'li ve yeni BDP'li arkadaşlar! Bu asabi gerginlikle! Bu diline hakim olamamayla! Bu yüksek tansiyonla!
Sizin siyaset yapmanız mümkün gibi görünmüyor!
Bize göre eski DTP'li ve yeni BDP'liler kendilerini ciddi bir nefs muhasebesinden geçirmeliler!
Çünkü bu arkadaşlar kendi iradeleri ile politika yapamıyor gibiler!
Sanki İmralı ile Kandil arasına sıkışmış gibiler!
Belki kendileri daha mudetil olacaklar ama dış etkenler onları sertlik yanlısı haline getiriyor!
Bu durum yüzlerini vurulunca da ağızlarını bozuyorlar!
Ve "Has..." ile başlayan cümleler kuruyorlar!
Dillerine hakim olmamaları aslında kendi aleyhlerine oluyor.
Onlara hak veren, en azından onları anlamaya çalışan çevrelerde bile tereddütler oluşuyor!
Kendi iradeleri ile politika yapamadıkları yargısına nereden mi varıyoruz? Hemen açıklayalım:
Anayasa Mahkemesi DTP'yi 11 üyenin ortak kararı ile kapatmıştı!
Bu sonuç gazetelerde "11-0" diye manşet oldu!
Ardından DTP bilindiği gibi sine-i millete dönme kararı aldı! DTP'nin TBMM çatısı altında 21 milletvekili vardı! Sine-i millete dönme kararı alınca sanki "11-0" manşetine nazire olarak şu açıklamayı yaptılar:
"21-0" dediler!
Yani Anayasa Mahkemesinin kapatma kararıyla ortaya çıkan skora fark attıklarını söylemek ister gibiydiler!
"21-0" dediler de ne oldu bu sözlerinde durabildiler mi?
Ta uzaklardan bir hakem duruma müdahil olmasa belki sözlerinde duracaklardı! Ama ta uzaklardan duruma müdahil olan hakem "Şimdi sine-i milletin zamanı değil, oturun oturduğunuz yerde" diye kızıverdi!
Arkadaşlar çaresiz yerlerinde oturmak zorunda kaldılar!
Ve ortaya yeni bir skor çıktı:
"19-2"! Yani kendilerini galip geldi sanırken bir anda mağlup haline düşüverdiler!
Eski DTP'li yeni BDP'li arkadaşların kimilerinden mantıklı, mutedil ve makul laflar duyuyorduk! Bunlar bizim için güvercinlerdi!
Kimilerinden ise aba altından sopa gösteren tehdit dolu sözcükler ve sertlik yanlısı sözler işitiyorduk! Bunlar da bizim için şahinlerdi!
Şimdilerde ise "Bizi güvercin şahin diye ayıramazsınız" diye açıyorlar ağızlarını, yumuyorlar gözlerini!
Ağızlarından çıkanı kulakları duymuyor sanki!
Sonra da "Bu bir çığlıktır" diye sarf ettikleri küfürlerin arkasında duruyorlar! Yok, arkadaşlar siz bu asabi tansiyonla, bu diline hakim olamamakla, bu yüksek tansiyonla siyaset yapamazsınız!
Bu tavrı sürdürmekte ısrar ederseniz en haklı olduğunuz konularda bile haksız çıkmanız kaçınılmaz olur!
Ortamı gererek, ipleri kopararak bir yere varmanız mümkün değil ki!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



