Sanki Türkiye'de uğraştığımız yetmiyormuş gibi eski dostlarla bir de Kutsal Topraklarda karşılaşmayalım mı?
Yıllar önce Kutsal Topraklarda fırtınalar estiren, Milli Görüş'ü anlatarak insanların gönüllerini coşturan eski dostlar anladığımız kadarıyla şimdi Umre gezisi düzenleme işine soyunmuşlar!
Etraflarına topladıkları insanları alıp getirmişler Kutsal Topraklara!
Bizzat dinleme imkanı bulamadık ama dinleyenlerden öğrendiğimiz kadarıyla şimdi muhafazakar demokratlığı savunuyorlarmış!
Bunun nedenini soranlara da Milli Görüş ile Muhafazakar Demokrat arasında bir fark olmadığını söylüyorlarmış!
Dünü ile bugünü birbirini tutmayan insanlara nasıl güveneceksiniz?
Dünkü söyledikleri mi doğruydu yoksa bugünkü söyledikleri mi?
Biliyoruz böyle bir soru karşısında "Biz hep aynı şeyi söylüyoruz!" diye hemen savunmaya geçecekler!
Ama yağma yok! Karşılarında enayi de yok!
Dün söyledikleri doğru ise bugün söylediklerini ne yapacağız?
Yok, bugün söyledikleri doğru ise dünkü söylemleri ile binlerce insanı nasıl kandırdılar ve peşlerine taktılar?
Dünkü söylemleri yanlıştıysa bunun için halktan bir özür dilediler mi?
Elbette dün söyledikleri yanlış değildi ve ortada özür dileyecek bir durum yoktu!
Nefslerine mağlup olup kendilerine yeni bir yol seçtiler!
Şimdi o yolda ilerliyorlar ve o yolun sözcülüğünü yapıyorlar!
Ancak dünü ile bugünleri birbirini tutmayan insanlar yarınlar için de güven vermiyorlar?
Çünkü yarın ne söyleyecekleri, neyi savunacakları meçhul!
Öyle görülüyor ki, eski dostlarımızın kafa yapıları henüz tam anlamıyla oturmamış!
Rüzgara göre yön değiştirebiliyorlar!
Biraz zoru görünce, biraz çileye muhatap olunca yollarını hemen değiştiriveriyorlar!
Öyle ya dilin kemiği yok!
O tarafa da dönüyor bu tarafa da!
Evet, kısmette eski dostlarla Kutsal Topraklarda karşılaşmak varmış!
Onların hesabına gerçekten üzüldük!
Nereden nereye dedik!
Ve kendi akıbetimiz için de endişelenmeye başladık!
Rabbimiz muhafaza etmezse, Rabbimiz koruyup kollamazsa bizlerin de aynen eski dostlarımız gibi olmamız kaçınılmaz hale gelmez mi?
Hem yol değiştirip, hem de kendimizi haklı görmeye başlamaz mıyız?
Sahi dünleri ile bugünleri birbirini tutmayanlar yarın için nasıl güven verebilirler?
Umarız yarınlar onlar açısından gerçekleri görüp asıllarına dönmelerine vesile olur! Aksi takdirde yeni arayışlar içinde heba olup gidecekler demektir! Öyle görünüyor ki dünkü söylemleri bizlere çok şey veren eski dostlarımız kendilerine hiçbir şey verememişler!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




