Laf olsun, torba dolsun icabı, eşitlikten dem vuranları gördükçe, okudukça, işittikçe, eşitsizlik eşitliğine bir kez daha inanıyorum. Kimse kimseyi kandırmasın: Yeryüzünde eşitlik diye bir şey yok! Çünkü her şey derecelendirilmiş durumda. Derece derece...
Eşitlik değil, ilahi adaletin tecellisi! Uzun ve kısa, dar ve geniş, ince ve kalın münasebeti gibi bir nevi. Fark farklılıkta saklı! Bu arada... Yeryüzünde eşitlik diye bir şey yok derken, konu kadın-erkek eşitliğine düğümlenecek diye de korkmuyor değilim açıkçası. Ve belirtmekte fayda var: "Gelir dağılımındaki adaletsizliği" meşrulaştırmak niyeti ile yazılmamıştır bu yazı...
Eşitlik, samimiyetsiz bir kavram!
İnsan, farklıdır. Hayat, dağınıktır. Yeryüzü, zıtlardan ibarettir.
Misallendirelim: Eşitsizliği, "insanları hayvanlardan ayıran şey" cümlesi kadar ne deşifre edebilir başka? Meselâ batının düşünce ikliminden süzülmüş bir eşitlik söylemini temel kıstas alırsak, eşitliği özgürlükle birlikte hatırlamamız gerekecektir ki, içerik olarak kavramlar dumura uğrayabilir pekâlâ. Dümdüz bakmamak lâzım! Her şeye dümdüz bakabilmek, simetri hastalığını doğurur ki, uyanıkla uyuyanı denkleştirmeye çalışmaktır bu. Ya da... "Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?" Buyurun eşitliğe! Bilenler... Bilmeyenler!
Korkusuzluğun dahi korkudan sirayet ettiğini yazan ben, eşitlik söylemine dair, eşitsizlik eşitliğinin var olduğunu ispat etmeye çalışıyorum aslında. Herkesin eşit olduğunu düşünsenize... Herkes aynı! Ya eşitler içinden birileri çıkıp, söz konusu eşitliğe karşı çıkarsa? Buyurun kargaşaya!
Herkesin eşitliğine inanmak dahi bir eşitsizlik alâmeti olsa gerek... Ahsen Batur'dan nakledecek olursak, filozofun bir tanesi şöyle der:
"İnsanlar yalnızca doğarken eşittirler; çünkü hepsi çıplak doğar, ama orada bile eşit değillerdir, çünkü kimisi sağlam doğar, kimisi sakat." Hadi doğum anını geçtik... Meselâ yaşadığınız ülkede, hiçbir kişi, aile, zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınmadığını mı düşünüyorsunuz sahiden? Sınıf atlayanlara sormak lâzım bunu belki de...
"Herkesin hak ettiğini alması" eşitlikle değil, adaletle alâkalıdır. Ki insanlar arasında adaletin dahi topal olduğu söylenir ki, oraya hiç girmeyelim şimdi.
Eşitlik bahsine dair Almanların ataları yanılmış; eşitlik arayanı mezara davet etmişler. Hatırlatmak gerek onlara: Merak etmeyin, orada da eşitlik yok, "hesap günü" geldiğinde kim ne ektiyse onu biçecek. Bakınız, cennet. Bakınız, cehennem. Öyle ya... Gerçekler acı olduğu için tatlıdır. Sözün özü, o meşhur tabirle, "bazıları ve birileri daha eşittir."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




