milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DALGA ASKERİ AŞAMADI
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • SİYONİST KATİLLER TUTUKLANABİLİR
  • ÜMMET, İSLAM BİRLİĞİ'Nİ BEKLİYOR
  • KADIN GARSON ZORUNLULUĞU
  • DEVLET DE ÖZAL'IN ÖLÜMÜNÜ ŞÜPHELİ BULDU
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI

Ertelenmiş bir devrim...

19 ŞUBAT 2011
CMT 02:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

80 kuşağı olarak Mısır başta olmak üzere İranlı ve Pakistanlı yazarların eserlerini okuyarak büyüdük.

O dönemlerde daha çok tercüme kitaplar yaygındı ve en çok İhvan-ı Müslimin/Müslüman Kardeşler'e mensup yazarlardan tercümeler yapılıyordu. Bugün Türkiye'de İslami duyarlılık bağlamında fikri ve siyasi hareketler üzerinde başta Müslüman Kardeşler olmak üzere Üstad Mevdudi'nin Pakistan'da kurduğu Cemaati-i İslami'nin büyük bir etkisi vardır. Bugün her iki harekete baktığımızda, bunların doğdukları topraklarda başarılı olamadıklarını görürüz. Kurulurken yakaladıkları fikirsel gücü ve coşkuyu geçen zaman zarfında içerden ve dışarıdan müdahaleler sonucu kaybetmişlerdir. Bu hareketlerin tercüme kitaplarıyla büyüyen Türkiye'deki İslami kesim ise onlardan aldıkları bilgi ve düşünceyi demokratik tecrübeyle birleştirerek bugün bu hareketlerin çok ilerisinde hatta onlara örnek olabilecek bir aşamaya gelmişlerdir.

70'li yılların sonunda herkesin Mısır'dan bir devrim beklediği sırada hiç beklenmedik bir yer olan İran'da gerçekleşmişti. Marks'ın İngiltere'de beklediği Komünist devrimin Rusya'da gerçekleşmesine benziyordu bu devrim... İran devriminin ardından Ortadoğu'daki bütün krallıkların devrileceği endişesi baş göstermişti. ABD hiç beklemediği bu durum karşısında karşı devrim hareketleri başlatmış başarılı olamayınca da devrimden en çok etkilenen ve yüzde 60'ı Şii olan Irak'ın, İran'a savaş açmasına yeşil ışık yakılmıştı. ABD, Avrupa hatta Ortadoğu'daki Arap krallıkları tahtlarını korumak için Irak'ın safında yer alarak savaşan uzamasını sağlamış, dolaylı yoldan İran'la savaşmışlardı. Yıllarca süren bu savaşın galibi ve mağlubu olmamıştır. Yalnızca Irak ve onun destekçileri krallıklar bu savaş sayesinde devrimi başlarından savmışlardır. (1)

İran ise düşmanlarının beklentilerinin tersine bu savaş sayesinde devrimi şahadet kültü üzerinden götürerek rejimini daha da güçlendirmiştir. O günlerde Asaf Hüseyin "Ortadoğu'da Devrim ve Karşı Devrim" kitabında, İran devriminden hemen sonra bütün Ortadoğu ülkelerinin iskambil kâğıdı gibi bir bir yıkılacağını, ABD ve yandaşlarının yaptıkları bütün girişimlerin sadece bunu geciktirmek olduğunu yazmıştı. Asaf Hüseyin'in o günlerde işaret ettiği ertelenen devrim bugün Tunus ve Mısır'da gecikmeli olarak sanal bir halk ayaklanmasıyla gerçekleşiyordu...

Mısır'daki Tahrir Meydanı'ndaki protestoları yorumlayan gazeteci yazarlar bunun bir devrim olup olmadığı konusunda henüz bir fikir birliğine varmış değiller. Bunun en büyük nedeni ise lideri olmayan, sanal bir eylem olmasından kaynaklanıyor. Hatta 80'li yıllarda Müslüman Kardeşlerin kitaplarıyla büyümüş olan İslamcı kesimin aydın ve yazarları dahi bu konuda henüz tam olarak bir yargıya varabilmiş değil... Dünyadaki bütün devrimler tek bir kişinin ayağa kalkmasıyla başlar. Mısır'daki halk protestolarına baktığımızda o tek kişinin ayağa kalktığını ne yazık ki göremiyoruz. Göremediğimiz için de bu ayaklanmanın bir devrim olup olmadığı konusunda tereddüt geçiriyoruz.

Muhalif gruplar içinde en köklü ve organizeli hareket olmasına karşın Müslüman Kardeşler bu süreç içinde en az sesi çıkan ve en çok mütereddit davranan hareket oldu. Bu belki dünyanın gelişim seyrinden belki de Müslüman Kardeşlerin yaşadığı acı tecrübe kaynaklanıyordu. Çünkü bu teşkilatlı ve eylemci hareket uzun yıllar sistem tarafından baskı altında tutularak adeta eylemsel olarak iğdiş edilmiş. Entegrist/dayatmacı yönetim tarafından işkence ve hapislerde çürütüldüğünden "yorgun savaşçı" ya dönmüştür. Bu yüzden de itidalli bir muhalefet yoluna gitmiş olmalılar.

2005 yılında Mısır'a gittiğimde konuştuğumuz birçok Mısırlı bizi "Ehlen ve sehlen Mısır el Mübarek" yani "Mübarek'in Mısır'ına hoş geldiniz" diye karşılıyordu. Ayrıca Mısır gazetelerinde Genelkurmay Başkanının "Mübarek'in finosu" diye sıfatlandırılması otuz yıllık diktatörlüğün insanları getirdiği noktayı gösteriyordu. Zorba yönetimlere gücü yetmeyen halk onunla dalga geçerek tepkisini dışa vuruyordu. Bu tür yönetimlerde eleştiri ancak mizahla yapılabilirdi ve Mısırlılar tek eleştiri yolu işte bu mizahtı... Daha açık ifadeyle Mısır halkı olayları ve kişileri mizahla anlatmaya başladığı dönemde ayaklanmaya giden yol açılmıştı ama halktan kopuk iktidar bunu görememişti. Çünkü diktatörler kendini tanrı ya da kahraman sanır. Mübarek'in "Ülkem için savaşmış biriyim" demesi onun kahramanlığına, "Ben gidersem kaos olur" sözü ise kendisinin vazgeçilmez ve yerinin doldurulmaz oluşunun bilinçaltını ele verir. Bu davranış biçimi üzerinde durulması gereken patolojik bir vakadır. Bir diktatörlük hastalığıdır...

Böylesine güçlü bir halk hareketinin lidersiz kalması kadar kötü bir şey olamaz. Zira bu güçlü halk hareketine önderlik edecek güçlü bir şahsiyet çıkmış olsaydı bugün tarih yazar, kahraman olarak halkın gönlünde yer yapar, hatta Ortadoğu'daki bütün krallıkları sarsabilirdi... İsrail başta olmak üzere ABD ve Ortadoğu krallıkları bu hareketin ardından Müslüman Kardeşlerin iktidarı ele geçireceği korkusu yaşamış ya da yaşanmasına çanak tutmuşlardır. Oysa geçen zaman zarfı endişelenmeye mahal olmadığını göstermiştir. Ardından "Mübarek'in finosu" olarak tanımlanan Genel Kurmay Başkanı olayları kontrol altına almıştır.

Müslüman Kardeşler'in, yaşadıkları tecrübeden dolayı kimlerle nasıl bir diyaloga gireceklerini artık daha iyi öğrendiklerini düşünüyorum. Bu yüzden de ABD ve Mübarek döneminin bakiyesi gruplarla masaya oturulmuş olabilir. İyi bir teşkilatçılıktan gelen bu hareketin böylesine güçlü bir halk ayaklanmasında pasif ve sesinin kısık kalmasını başka türlü açıklamak mümkün değildir. Cengiz Çandır'ın söylediği gibi eğer "One munite" olayında Amr Musa da Şimon Peres'e tepki koyup toplantıyı terk etseydi bugün Arap halklarının lideri olarak öne çıkabilirdi. Bunu yapamadığından bu lidersiz halk hareketinin köklü bir değişim meydana getirmesi zor gibi görünüyor. Bu halk devriminden daha çok köylü isyanını andıran hareketlere benziyor. Köylü isyanlarının köklü değişiklik yaptığı da pek görülmemiştir. Aslında Tahrir'deki ayaklanmayı biraz da bu pencereden okumak gerekir diye düşünüyorum.

1 Bu savaşın faturası daha sonra Irak'a kesilmiş ve bugün işgal altına girmesine neden olmuştur. Irak, İran ile sekiz yıl savaşmamış olsaydı Ortadoğu'nun en zengin ülkelerinden biri olarak varlığını sürdürecekti. ABD'nin oyununa gelerek hem varlığını kaybetmiş hem de toprakları işgal altına girmiştir. Bundan Suudi Arabistan ve Kuveyt de nasibini almıştır...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 19.02.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mehmet, kurtoğlu, ertelenmiş, devrim, durum,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Mehmet Kurtoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Şair ve serserilik
    2. Şair ve Zalim
    3. Öfkenin şöhreti (Bir Tatlıses okuması)
    4. Devlet ve tiyatro
    5. Şair, şiir ve siyaset
    6. Suriye trajedisi ve İran
    7. Şiir ve müzik
    8. Aşksız şiir olmaz
    9. Şehirlerin ruh mimarları (Yozgatlı Şakir Efendi)
    10. Arafta bir romancı Tanpınar
    1. Ben mi tanık olacaktım?
    2. Diktatörler
    3. Yarına kalan ses (Mehmet Akif Ve İstiklal Marşı)
    4. Biz taş atan çocuklar!
    5. Kadim gelenekten moderniteye kadın dili
    6. Doğu Batı ekseninde edebiyat ve medeniyet
    7. Bizim kuşak ve Erbakan...
    8. Dramatik ve trajik arasında: Halk ayaklanmaları
    9. Ortadoğu, devrim ve Araplar
    10. Ertelenmiş bir devrim...
    1. Biz taş atan çocuklar!
    2. Ben mi tanık olacaktım?
    3. Ertelenmiş bir devrim...
    4. Dramatik ve trajik arasında: Halk ayaklanmaları
    5. Bizim kuşak ve Erbakan...
    6. Kadim gelenekten moderniteye kadın dili
    7. Yarına kalan ses (Mehmet Akif Ve İstiklal Marşı)
    8. Kahramanlar ve şarlatanlar
    9. Ortadoğu, devrim ve Araplar
    10. Türkiye-Suriye yakınlaşması ve ayaklanmalar
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Filistin'de ulusal uzlaşı hükümeti kurulması istendi
    2. Rajoy: "İspanol bankalarına hiçbir kurtarma olmayacak"
    3. 2012-ALS sonuçları açıklandı
    4. Esed'in başına 450 bin dolar ödül koydu
    5. Yunan gazeteciler greve çıktı
    6. Bahreynli aktivist el-Havaca açlık grevine son veriyor
    7. Saad el-Matlabi: "PKK ve PEJAK meselesinin çözümü Erbil'de"
    8. Askeri operasyonlar Hama'da da katliam boyutuna vardı: 50 ölü
    9. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    10. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
    9. Terör Dehşeti
    10. Kahraman polis can kaybını önledi
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek