Preveze zaferi ve 1571 de yaşadığımız İnebahtı mağlubiyeti dışında tarihte İspanyollarla ciddi bir savaşımız yok. Ancak İnebahtı Avrupalıları depresyondan çıkaran bir zafer. Demek Osmanlıları yenebilirmişiz. Hatta onlara saldırabilirmişiz! İspanyollar Amerikanın her tarafında, Hindistandan Filipinlere kadar bir koloni imparatorluğunu kurdular. Kral Filip döneminde işgal edip sömürmeye başladıkları adalar topluluğuna Filipinler adını verdiler. Sömürgecilik yarışında yalnız kuzey Afrikaya giremediler, çünkü burada Osmanlılar vardı.
1578 yılında daha çok sömürgeye sahip olmak ve savunmasız yerlileri daha rahat soyup soğana çevirmek için İngiliz donanmasıyla İspanyollar şiddetli bir muharebeye tutuştular. İspanya donanması imha edildi. Güney Amerikada resmi dilleri İspanyolca olan bağımsız devletler ortaya çıktı. 1898 yılında ABD İspanya eğemenliğindeki Los Angeles'i İspanyolların elinden zorla aldı. ABD'nin çelik kaplama gemileri, İspanyanın ahşaptan yapılan hafif donanmasını sulara gömdü.
Batılı araştırmacılar İspanya tarihini bir parça Osmanlıya benzetirler. Birinci dünya savaşına girmediği halde İspanya iç savaşta yıkıldı. Diktator General Franko, Hitler ile Mussolininin arkadaşıydı, müttefikiydi. Endülüsten sonra Amerikada yaptığı soykırımların vebalini, birbuçuk milyon İspanyolun iç savaşta hayatını kaybetmesiyle kısmen ödedi. Dış düşmana gerek kalmadan İspanyollar birbirlerini öldürdüler.
Bugün dünyada 22 ülkenin resmi dili İspanyolcadır. Bugün Dünyada en çok konuşulan ikinci dil İspanyolcadır. Sırayla söylemek gerekirse: Çince, İspanyolca, Arapça ve İngilizce dünyada en çok konuşulan diller arasında.
İspanyollar eski para birimleri olan Pezeto kullanıldıkları zaman Avrupa birliğinin kaymağını yiyordu. Halkın ekonomik düzeyi, alım gücü ve hayat standardı yüksekti. Yuro'ya geçtikten sonra halk fakirleşti. Bugün İspanya ekonomisi Yunanistan gibi sekiz milyon işsiziyle tam bir çıkmaza girdi.
1950 yılında İspanya 34 milyondu, şimdi iş gücü olarak muhtaç olduğu göçmenlerle birlikte 44 milyon. Aynı tarihte Türkiye 36 milyondu, şimdi 75 milyon. İspanyada resmen kürtaj ve kontraseptifler-Doğum kontrol ilaçları yasaklanmıştır. İspanyollar bir türlü artmıyor ve nüfus hızla yaşlanıyor.
Fransız devlet başkanı Sarkozi itiraf ediyor; "ETA-terör örgütünün Fransaya problem olmaması için çalıştık ve onlara yardım ettik." Bilbao başkentli Baskland'ın yarısı İspanyada, diğer yarısı Fransada. Bağımsızlık isteyen ve bunun için sabotajlar yapan, İspanyol bakan öldüren, büyük meydan mitingleriyle halkı direnişe zorlayan ETA, Baskland için milli kuvvet, İspanya için terör örgütüdür. Merkezi hükümet Bilbao şehrine fabrikalar, üniversiteler, atölye ve iş alanları açtığı ve Basklanda tam özerklik verdiği halde yükselen milli tansiyonu düşürememiştir. Bütün okul ve üniversitelerde Bask diliyle eğitim yapılır. Baskland'dan başka Barselona başkentli Katalanlarla Sevilla başkentli Endülüs İspanyanın üç özerk bölgesidir.
Amerikanın Irak işgaline karşı susmak ve seyirci kalmak konusunda Türkiye, kendisine biçilen rolü, Şüleymaniyede subaylarının başına çuval geçirildiği halde başarıyla oynamıştır. İspanya Irak işgaline yüksek sesle karşı çıkmıştır. Mavi Marmara olayından sonra Gazze'ye iki gemi dolusu insani yardım gönderdi. Daima Filistin'in yanında olmuştur. Yılda bir kere Filistinli yaralıları tedavi etmek ve çatışmaların arasında kalan okul çocuklarını rehabilite etmek için İspanya sahillerinde tatil yaptırırlar.
Yahudileri sevmezler. İspanyollar, İsrail'den gelen üniversite hocalarını protesto ettiler ve İspanyaya sokmadılar. Doğu Kudüs ve Batı Şeriadaki yerleşimcilere karşı çıktılar
Aznar hükümeti sade Müslümanlarla Talibanı aynı kefeye koyduğu için seçimi kaybetti. Aznar süper güç olmak istedi ve J. Busch'un peşine takıldı. Amerikanın çağrısı üzerine Irak'a asker gönderdi. Bu yüzden ilk seçimde politik kariyerini ve iktidarını kaybetti. Daha liberal davranan sol parti, dolayısıyla Zapatero kazandı. Halk savaş istemiyordu. Zapatero bir kararla Iraktaki İspanyol askerlerini geri çekti.
Zapatero Birleşmiş Milletlerde ve Avrupa konseyinde Filistinlilerin haklılığını dile getirir, İsrail zulmünü yerer ve kötüler. Bununla Arap dünyasının sevgi ve ilgisini kazanır.
Arap sosyetesi ve emirler Malaga ve Marbeyya'da ev ve yazlık satın alırlar. Suriyeye sokulmayan Hama kasabı Rifat Esat Malagada oturur. Bu şehirde kara para aklanır. Beyaz zehir, silah, kumar ve fuhuş mafyasının karaparası aklanır.
Aşka gelen İspanyollar Endülüsü hatırlatarak pazularını şişirir: "Bak, derler bak, bu damarlarda Arap kanı dolaşıyor!"


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



