Endülüs İslam medeniyetinin Avrupa ortaçağını sona erdirip Rönesans ve aydınlanma döneminin başlamasını sağladığı bilinir. Endülüsün üniversite şehri olan Kurtuba aynı zamanda tabip yetiştiren ve hasta tedavi eden bir Medikal Centrum-Tıp Merkezidir. Burada yetişen doktorlar günümüz tıp fakültelerinde yetişen doktorlar gibi at gözlüğü takmamıştır. Yani tek branşta uzmanlaşmakla yetinmemiştir. Endülüs'te bir tıp doktor'u felsefecidir, sosyologtur, psikologtur, şairdir, din alimidir-hafızdır-muhaddistir, müzisyendir, hukuk adamıdır, çok dil bilen ve çeviriler yapan bir filologdur.
Keza aynı asırlarda Türkistan İslam ekolunda yetişen İbni Sina, Biruni ve Farabi gibi ilim adamları da aynı kalitededir.
Dün olduğu gibi bugün de Vatikanda oturan Papalar Katolik olmayanları dinsiz kabul ederler. Çocukları kiliseye götürür ekmek ve şarap içirirler "İşte derler İsa senin içinde, sen bir hırıstıyansın!" Sinir ve ruh hastaları için "vücuduna şeytan girmiş" der ve Onu yakarlar. Katoliklerde temizliği reddeden mezhepler vardır. Avrupada temizlik günahtır ve doktorluk vahşettir, onursuz bir meslektir diyerek tıp fakültelerini kapatırlar. Aynı yıllarda Halepte Nureddin Mahmut tarafından 1157 yılında ilk akıl hastanesi açılır. 1228 de Sivasta ve 1488 de Edirnede akıl ve sinir hastaneleri açılmış.
Endülüs laboratuarlarda Sülükten elde edilen ve pıhtılaşmayı önleyen Heparin ile flebotromboz gibi damar hastalıkları tedavi ediliyordu. Verem'in bulaşıcı bir hastalık olduğunu biliyor ve ilk defa belgeliyorlar. El Katip, çevre temizliği ve hijyenin insan sağlığı ile doğrudan bağlantısını anlatan kitaplar yazar. Kurtubalı tabip İbni Meymun astım ve hemoroidi tedavi etmiş. Yine Kurtubalı İbni Rüşt, filozof, hukuk adamı ve tıp doktorudur. İbni Rüşt retinayı tarif etmiş ve çiçek hastalığını tedavi etmiştir. Yazdığı kitaplar 19. yüzyıla kadar üniversitelerde okutulmuştur. Sevillada doğan İbni Zur, Trakeotomi yapmış, patoloji, Hijyen ve telepati üzerine eser sahibidir. Gastro-intestinal hastalıklarda yapay-suni beslenme üzerinde çalışmış.
Endülüs ikliminde yetişen, dünyaca tanınmış doktorları İbni RÜŞD, İbni HAZM, İbni MEYMUN, Dr.EBUL KASIM, Dr. MERVAN İbni ZUHR ve Dr. El ZEHRAVİ'yi hatırlayıp kategorize edebiliriz.
İmuprofen-Antiflojistik selviden, Aspirin de söğüt yaprağından üretiliyordu. Antibiyotik biliniyordu. Kontrolsuz kullanılan sirke anemi-kansızlık sebebiydi. O zaman da soluk beyaz yüzlü anemi hastalarına başta üzüm pekmezi, salata, yeşil sebzeler ve meyveler verilirdi.
Endülüs'te kuyu suları sirke ile dezenfekte edilirdi. Çünkü asit ortamda enterobakter üreyemezdi. Bu girişimle halk tifo-paratifo gibi hastalıklardan korunabilirdi.
Günümüzde şehir içme sularının bir karsinojen olan Klor ile temizlenmekte olduğunu hatırlayalım.
Plastik cerrahide yaraya iz bırakmadan dikiş atmada bir cins kara karınca kullanılıyordu. Yaklaştırılan yara dudaklarını canlı karınca ısırıyor ve arkasından hemen kafası kesiliveriyordu. Yara iyileştikten sonra da karıncanın baş kısmı usulüyle ısırdığı yerden alınıyordu.
Daracık sokaklardan geçerek Müslüman mahallesine girdiğimizde sarığı, sakalı, cübbesi ve kıyafetiyle bir Müslümana'a ait olan büstün önünden geçen gurupların durup rehberlerinden bilgiler aldıklarına şahit oluyorduk. Fakat büst en çok da Müslüman kökenli gurupların ilgisini çekiyordu.
Dr. GAFİKİ Kurtubada doğmuş ve yine bu Üniversite şehrinin gelişmiş Daruşşifa-Tıp Külliyelerinde okumuştu. Özellikle göz hastalıkları konusunda nazari-teorik ve deneysel-tecrübi bilgileri Endülüslü hocalarından-üstatlarından öğrendi.
Dünyada ilk katarakt ameliyatını yapan hekim unvanı Dr. Gafikiye aittir. Yaygın bir görme bozukluğu olan Tavuk Karasını tedavi etmiş. Yine dünyada ilk oftalmik Gafas-Gözlük buluşu Tıp tarihi içinde Dr. Gafikinin eseridir. İlk Narkoz kullanımı da Endülüs âlimlerinin hüneridir. Dr. Gafikinin tıp öğrencilerine okutulan eserleri Latince, İbranice, Fransızca ve İtalyancaya çevrilmiştir.
Genelde gözlük hemen her dilde göz kelimesinden türetilir. Hispanoromen dili hariç. İspanyolca Ojo göz demektir. Fakat İspanyolca gözlüğün adı Gafas'tır. Gözlük demek olan Gafas, mucidi Dr Muhammed Gafiki'nin adından türetilmiştir.
Günümüzde Türkçeye de çevrilen "Göz Doktorunun Rehberi" adlı kitabıyla Endülüs doktorlarından Dr. Muhammed Gafiki aramızda yaşıyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



