Emekliler ömürlerinin son demlerini yaşarken rahat ettiremesek bile incitmemeye dikkat etmemiz gerekir... Bu görev özellikle de yöneticilere düşer.
Devlet adamlığının ilk şartı ciddiyettir. Söyleyecekleri her sözü önceden tartmak ve düşünmek zorundadırlar. Çünkü, sokaktaki vatandaşın gelişigüzel ettiği bir laf sadece kendisini ve bir de muhatabını ilgilendirirse devlet adamınınki tüm toplumu ilgilendirir.
Özellikle yöneticilerin yerine getiremeyecekleri bir vaatte bulunmamaları gerekir. Kısacası yöneticiler için ciddiyet, sözüne güvenilirlik çok önemlidir.
Bu kısa hatırlamanın ardından yaklaşık bir yıldan beri Çalışma Bakanı tarafından her fırsatta dile getirilen emekli aylıklarındaki iyileştirme iddialarına gelmek istiyorum. Hatta olay ilgili bakan tarafından aylıklardaki artış konusundaki müjdenin Başbakan tarafından verileceği şekline bile dönüştürülmüştü.
Kısacası emekliler bir müjde beklentisine itildi. Daha sonra Başbakan'ın yaptığı açıklamanın ardından gazetelere yansıyan listelerde dağın fare doğurduğu görüldü. Buna göre SGK tarafından yapılan açıklamada ortalama emekli aylıklarına 60 lira civarında bir zam yapıldığı belirtildi.
Yani ne emekliler arasındaki ücret uçurumunun kapatılması ne de emeklilere biraz rahat nefes aldıracak bir gelişme oldu. Kısacası müjdenin yerini hayal kırıklığı aldı. İşte emekliler bu hayal kırıklığına biraz olsun kendilerini alıştırmışken Ocak maaşlarını almaya gittiklerinde ikinci bir şok daha yaşadılar.
Çünkü, yapılan zam ne aylarca söylendiği gibiydi ne de Başbakan'ın açıklamasında dile getirdiği rakamdı. Söz gelimi daha önce ek ödeme ile birlikte 645 lira aylık alan bir SSK emeklisi müjde olarak açıklanan zammın ardından ilk maaşını 672 lira olarak alıyordu. Yani yapılan zam 27 lira civarındaydı. Peki 27 liralık zammın müjde olarak Başbakan tarafından açıklanmış olmasının ciddi bir izahı olabilir mi?
Başta Çalışma Bakanı olmak üzere ciddiyetle bağdaşmayan bir tavır sergilenmiştir. Bütçe imkanları emeklilere rahat nefes aldıracak bir artışa imkan vermiyorsa aylarca emeklilerin beklenti içine sokulmaması gerekirdi. Yani yöneticiler söyleyecekleri sözü tartarak ve düşünerek konuşmak durumundadırlar.
Ayak üzeri laf olsun diye konuşamazlar buna hakları yoktur. Zammın belli bir bölümünün ödenebilmesi için yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğu, bu da geciktiği için zammın tamamının Ocak maaşlarına yansıtılamadığı açıklaması sanıyorum mazeret olamaz.
Olsa bile emeklinin hayal kırıklığını gideremez. Kaldı ki bu açıklamanın çok önceden yapılması, emeklilerin bilgilendirilmesi gerekirdi. Gerçi bu da ilgililer başbakan'ın açıklamasının ardından yayınlanan çizelgenin altında bu hususun belirtildiğini söylüyorlar ama ordaki not emeklilere ulaşmamış olduğu için ATM başında emekliler ciddi bir hayal kırıklığı yaşadılar.
Bankamatik önlerinde emekli aylıklarını çeken insanların uğradıkları hayal kırıklığını ilgililerin görmesini isterdim. Kendilerini kandırılmış hissetme duygusuyla uğradıkları hayal kırıklığı karşısında sanıyorum ilgililere hayır dua etmediklerini söylemeye bile gerek yok.
Çünkü, bir yıla yaklaşan bir propagandanın arkasından SSK emeklisine yapılan zammın yüzde 5'in bile altında kalması karşısında insanların uğradığı hayal kırıklığını izaha bile gerek yoktur.
Bu hayal kırıklığını görmek isteyenler ATM önünde emekli aylığını çekenleri bir süre izlesinler yeter.
Peki nasıl olmuştur da yüzde 5'i bulmayan bir ücret artışı iyileştirme, emekliler arasındaki ücret farkının giderilmesi ve müjde olarak nitelendirilebilmiştir? İşte benim asıl cevabını bulmak ve öğrenmek istediğim soru budur.
Nasıl olsa emekliler düşük artışlara alışmışlardı. Ama hiçbir ön açıklama yapılmadan, emekliler bir beklentinin içine sokulmadan yapılan artışlar 30 lirayı buluyorken, bir yıllık davul zurnalı reklamın ve Başbakan tarafından verilecek müjde şeklinde takdim edilen bir artışın sıradan artışın gerisinde kalmış olmasında şahsen bir hesap hatası olduğunu, önümüzdeki aylarda bu hatanın düzeltileceğini ummak istiyorum.
Bunun hesap hatasından değil de bir hukuki eksiklikten ileri geldiğini Şubat aylıkları ile telafi edileceğinin açıklanması beklediğim cevabı vermiş oluyordu ama böyle bir eksikliğe hiç gerek yoktu. Biraz gayret ve zamanında yapılacak açıklama kesinlikle emeklilerin yeni bir hayal kırıklığı yaşamalarını önleyebilirdi. Ama olmadı. Bu noktada Başbakan'dan çok ilgili bürokratları ve ilgili bakanı görevlerini tam yapmadıklarını düşünüyorum.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



