milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DAVUTOĞLU: SURİYE'YE HERKES SEYİRCİ KALSA BİLE BİZ KALMAYACAĞIZ
  • ÇAY TANSİYONU DÜŞÜRÜYOR
  • TÜRKİYE GÜNEŞ ENERJİSİNDEN 96 MİLYON DOLAR TASARRUF SAĞLIYOR
  • YURTKUR'DAN SENETLERE İÇİN EK SÜRE
  • YILDIRIM: TCK DEĞİŞTİ, UYGULAMALAR ŞAŞIRTIYOR
  • OKULLARDA CEZA DEĞİL, İDARENİN HABERDAR OLMASI ENGELLİYOR

Emanet bedenler

14 KASIM 2009
CMT 01:40

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Gün içinde ekrana kitlenen ve kendini buradaki sanal dünyaya kaptıran kadınlarımız vardır. Onlar hangi artist, hangi şarkıcı, hangi meşhur kadın nasıl giyiniyor, yılın moda rengi ya da saç modeli nedir? Hangi kadın ne kadar kilo vermiş, kimler estetik operasyondan geçmiş? Bütün bunları hiç aksatmadan izleyip bu akışa uyum sağlamaya çalışırlar ve yarışa  nasıl kapıldıklarının ya da nereye doğru sürüklendiklerinin farkında dahi olmazlar... Çünkü bu programlar, kadınlarımızın ruh ve duygu dünyalarını vuruyor ve onları bir şekilde tesir altına alıyor.

Eşik algımıza yavaş yavaş işlenen kadın modeline uyabilmek  için bu kimseler, varını yoğunu harcıyorlar ve bir zaman sonra kendilerini bu yarışa iyice kaptırarak yok olup gidiyorlar. İlgi ve alakasını sadece fiziksel varlığına adayan kadınlar, bedenleriyle ilgili küçük bir sorunu büyütüp komleks duyuyorlar ve kilolarına, alamadıkları  giysilere, takip edemedikleri moda figürlerine ulaşamadıklarında da kendilerini değersiz hissediyorlar, güvensiz ve silik bir hayat sürüyorlar. Temelde, İslami bilgi ve şuurdan yoksun olan bu kimseler çarpık bir anlayışa sürüklenerek, yürümekte oldukları yolun kendilerini  nereye götüreceğini bilmeden öylece yürüyor.

Sanırım, bu akıntıdan, bu dibi görünmeyen uçurumdan kurtulmanın tek yolu kişinin kendisine nereden gelip nereye gittiğini sormasıyla ve bilincini yeniden uyandırmasıyla mümkün olacaktır. Biliyorsunuz, bu soruları küçük yaşlarda her birimiz yakınlarımıza sorarız ve aldığımız cevaplar doğrultusunda bir hayat çizgisi oluştururuz...

Niçin geldik? Kul olmak için

Nereye gideceğiz? Ahirete

Dünya ve ahiret mutluluğunun formülü ne? İyi bir Müslüman olmak

Aslında insanoğlunun potansiyel olarak doğruyu arama ve doğruya eğilim gösterme isteği bu sorularla başlıyor ve sürekli devam ediyor.

İsterseniz, şimdi, bu soruları yeniden soralım ve hayatımızı irade süzgecinden geçirerek, bilinç seviyemizi yeniden aktive edelim... Bunu başardığımızda, Allah'ın bizim bedenimize değil, gönlümüze ve yaptıklarımıza baktığını idrak edip, zamanımızı ve emeğimizi bu alana yatırmayı tercih edeceğiz buna inanın...

Düşünün... Kaş, göz, yüz, boy, akıl, ruh... Her şey Yaratıcı'nın mülkü ve ona ait... Bizler ise bu emanet bedenlerde sonsuzluğa doğru yürüyen birer yolcuyuz.

Zaten bizler, varlığımızı taşıyan bu beden kabına bir süreliğine  konaklamak için gelmedik mi?.. Bedenlerimiz, konaklama sürecinde yaşadığımız, hayatımızı sürdürdüğümüz bir mekan değil mi?.. Elbette bu mekana gerekli ihtimamı göstermeli ve onu korumak için elimizden geleni yapmalıyız. Ama aslolan buradaki varlığımızın kalitesi, evin içindeki kimliğimiz, bizi biz yapan o öz, o çekirdek...

Bunu idrak ettiğimizde, bütün ilgi ve alakamızı bizi taşıyan kabuktan çekerek, ruhumuzun hizmetine sunabiliriz. Bunu idrak ettiğimizde, üç kilo fazlam var, kaşım, saçlarım, göz rengim standartlara uygun değil diye hayıflanmayı bırakıp, kendim için ne yaptım, hayatımı nasıl güzelleştirebilirim, ahretim için neler yapabilirim diye düşünmeye başlarız...

Bir garip ritim

Otobüsteyim... İçerde garip bir müzik sesi var... Ön tarafta oturan gençler başlarını sallayarak müziğin ritmine uyum sağlamaya çalışıyorlar. Müzik devam ediyor ve şarkıcı aynı sözleri sürekli tekrar ederek, dinleyenlerin zihnini bulandırıyor ve onlara garip bir hayat görüşü empoze ediyor.

Küçükken kardeşimle birlikte dedemin köyüne giderdik... Buralarda çobanların türküleri pek meşhurdu... Onları dinlerken, türkülerin sadece aşk konusu üzerine yazılmadığını görürdünüz. Sevgi üzerine yazılan türküler, ana sevgisi, toprak sevgisi, Allah sevgisi üzerine aktarılan kafiyeli sözler türkülerin ne kadar da zengin bir dilinin olduğunu gösterirdi. Ve buralarda, bu türkülerle büyüyen insanların sevgi dolu, insan canlısı şecaat ve merhamet sahibi olduğunu görürdünüz.

Eski kabilelerde de müzik önemli bir iletişim aracıdır. Buradaki insanlar, müziğin ritmine sadece duygusal bağlılıklarını iliştirmezler aynı zamanda, yaslarını, umutlarını, yenilgilerini, başarılarını da katarlar. Burada müzik bir dildir, bu insanları anlatan bir iletişim aracıdır...

Bu günün dünyasında, her şey aslını kaybediyor, değişime uğruyor... Yediğimiz meyve ve sebzeler, çevremizdeki kişiler, köyümüz, toprağımız, insani ilişkilerimiz... Her şey değişiyor... Müzik de, sanat anlayışımız da sevgi kavramına yüklediğimiz muhteva da aynı şekilde   değişiyor  ve insanlar bu değişime bütün hayat algılarını da dahil ediyorlar.

Müziğin masum sözcüklerden oluşan nameler olduğunu düşünmeyin... "Neticede müzik dinliyoruz, sözleri ne olursa olsun da "Demeyin. Unutmayın, dinlediğiniz her sözün, attığınız her adımın, ortaya koyduğunuz her davranışınızın bir parçası, bir versiyonusunuz...

Bugün görüyoruz ki, ruhumuzun ulvi hislerini harekete geçirmeyen, argo ya da cinselliği yansıtan sözlerden oluşan müzik çalışmaları nesillerin zihinlerini biçimlendirerek onlara bir tür yaşam tarzı dayatıyor. Bunda biraz da dinlediğimiz, işittiğimiz, söylediğimiz sözleri kendi dışımızda görüyor olmamızın etkisi var. Oysa bizler bütün bu argumanların bir bütünüyüz... Hatta buradan yola çıkarak, kişiyi dinlediği müziğe bakarak tanıyabilir, onunla ilgili genel tahminlerde bulunabiliriz.

Mesela sanat müziği dinleyenlerin daha çok, mütedeyyin, saygın ve kültürlü kimseler olarak biliriz. Buna karşın, halk müziği dinleyen kesim, köklerine bağlı ve ağırbaşlı kimseler olarak görülürler. Gençlerin çoğu ise, Rep, rak, metal ve pop müziği dinliyorlar ve çoğu zaman bu müzikle beraber uç gruplara kayarak kaybolup gidiyorlar.

Gençler fırtınalı bir dönem geçirdiklerinden ve bu dönem, coşku, hareket ve heyecan veren müzik türlerine ya da faaliyetlere daha çok  ilgi duyarlar. Ebeveynler ise genci anlamak ve onun yapısına uygun etkinler ortaya koymak yerine işin kolayına kaçarak eleştirmeyi, küçümsemeyi tercih ederler. Gençle ebeveyn arasındaki bu çatışma çoğu zaman içinden çıkılmaz boyutlara bile ulaşabiliyor.

Bu dönem, çevresel baskılara maruz kalan ve ebeveynleriyle çatışan gençler, daha çok isyan ve taşkınlığı simgeleyen müzik türlerini benimseyerek burada deşarj olmaya çalışırlar. Oysa, onun beynini yavaş yavaş uyuşturan bu ritimler hiçbir zaman taleplerini karşılamıyor aksine onun ruh ve duygu dünyasını işliyor, dönüştürüyor, başkalaştırıyor...

Dinlediğimiz müziği sıradan bir ses cümbüşü olarak görmeyip onun zihinlerimizi etki altına aldığını ve nesillerimizi başkalaştırdığını dikkate almamız gerekiyor. Çünkü, insan dinlediğinin, düşündüğünün ve söylediğinin bir versiyonudur.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 14.11.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: saç, renk, ahiret,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Fatma Tuncer

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Nasıl bir çocuk yetiştirmek
    2. Mahremiyeti zedeliyor
    3. Konuşmaya vaktimiz kalmıyor
    4. Diziler neler alıp götürdü?
    5. Estetik amaliyatlar tatmin etmiyor
    6. Çocuklarınıza Mozart değil, Kur'an-ı Kerim dinletin
    7. Siz oğlunuzu nasıl bir bayanla evlendirmeyi düşünürsünüz?
    8. Çocuğun her istediğini yapmak iyilik değildir
    9. Yapanın yaptığı yanına kâr mı kalsın?
    10. Annelerin yaptığı hatalar
    1. İletişim nedir? (I)
    2. İş arıyorum
    3. Çocuğum sürekli ağlıyor
    4. Borderline nedir?
    5. Öğrenilmiş çaresizlik
    6. Eğitim ailede başlar
    7. Okuma alışkanlığı kazanmak istiyorum
    8. İnsanın yalnızlığı
    9. Kaynanam yuvamı yıkıyor
    10. Obsesif biriyim
    1. Çocuğum sürekli ağlıyor
    2. Korkularımız
    3. Zaman akıp gidiyor
    4. Hayattan zevk almıyorum
    5. Düzensiz yaşıyorum
    6. Moda ve tesettür
    7. İnsanın yalnızlığı
    8. Çocuğum tırnak yiyor
    9. Ailem bana baskı yapıyor
    10. Sözlüme güvenemiyorum
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Dinimiz aileye önem verir
    2. Sahabe ilme önem verirdi
    3. Aile hekimleri sigarayı bıraktıracak
    4. Düzenli egzersiz ilaç gibi
    5. "Antidepresanlar çocuk ve gençlerde intihar riskini artırmıyor"
    6. Karaşen: Özel hastanelerin tamamına yakınıyla sözleşme imzaladık
    7. Ne kadar tanıdık geliyor?
    8. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    9. Kulak temizleme çubuğu kullanmak işitme kaybına yol açabiliyor
    10. Şeker hastalığı, doğum anomalilerini 4 kat artırıyor
  • Diğer

    1. Davutoğlu: Suriye'ye herkes seyirci kalsa bile biz kalmayacağız
    2. Çay tansiyonu düşürüyor
    3. Türkiye güneş enerjisinden 96 milyon dolar tasarruf sağlıyor
    4. YURTKUR'dan senetlere için ek süre
    5. Yıldırım: TCK değişti, uygulamalar şaşırtıyor
    6. Okullarda ceza değil, idarenin haberdar olması engelliyor
    7. 40 ayrı adrese şafak operasyonu!
    8. Kar nedeniyle İDO seferleri iptal oldu
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. İrtica.org kuradan çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    3. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
    10. Derin savaş
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Haniye İran'a gidiyor
    3. İstifa eden başkana tutuklama
    4. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    5. Sinemanın Ankara'sı
    6. Humus'ta kan durmuyor
    7. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    8. Polonya'da 62 ölü var!
    9. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    10. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek