milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

El izleri

16 OCAK 2010
CMT 02:45

[-] Normal [+]
  • Haber
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Geçmiş çağlardan kalma; dağların yalçın yamaçlarında yer alan kayalardaki izleri bilirsiniz. Hiç değilse çocukluğunuzdan kalma bir anıda gözlerinizin puslu bakışlarında belirir; nefesinizin açıldığını hissedersiniz. Hayalinizde ne büyük kayalar yükseliyordur şimdi. Hele bir de üzerine çıkıp mavi gökyüzünü seyretmişseniz ya da bir nehrin geniş görüntüsünü ruhunuza işlemişseniz bu 'hayal' büyüdükçe büyür... Ama benim sözünü edeceğim bu değil! Sosyal yaşamdaki el izimizin izini sürsek nereye çıkarız acaba?

Elimiz nereye değse buruşuyor; sararmış dakikalar çıkıyor karşımıza. Yaşanmış bir andan yaşanmamış anlara zikzaklı geçişimiz sadece yanılsamadan ibaret değildir kanaatimce. Girintili çıkıntılı çizgide bir atmosfer dağılıyor her prizmaya. Her oluş bir çentik bırakıyor akıp giden zamana. Kalıcı veya geçici... Önemli olan çentik... İnsan için, kalıcı olması esas ve esaslıdır. Cirmi kadar. Her tarafı yakan ateşten ziyade bir kalbe düşen çıngı... Kendiliğinden mükemmel... Derin muzdarip...

İnsan seslerinden oluşuyor hayatımız. Bir ıssız sokakta ıssız bir ses akıp gidiyor; geniş bir zaman emiyor arsızca. Zaman emdiğini geri verse, ister miyiz? Bu çılgınca bir soru. Şu duvar emdiği sesleri kussa acaba ne çıkar ortaya. Taşların dili olsa da konuşsa der gibi oldu, ama öyle değil mi. Derin izler bırakıyoruz arkamızda seslerden yapılma. Bir kütle. İçi sarmaş dolaş. Veya salaş bir yüzey cızırdıyor. Parmaklarımızın arasındadır bazen öfke. Çıktı çıkacak. Hayır bastıralım. Elimizi öfkemize koyup bastıralım. Elimizi abdeste koyup bastıralım. Namaza duralım, isteklice. Hayatın namazına. İçimiz gümbür gümbür. Yeter ki sesimiz olsun. Rengimiz gelecektir arkamızdan. Özgün bir renk; çağla yeşili gibi. Ama nasıl?

Elimizin izinde renklerimiz de saklı değil mi. Her sesin bir de rengi vardır. Renksiz ses olmaz. Renklerin dili diyor maddeci bakış. Hayır, renklerin sesi demeliyiz. Ya da seslerin rengi. Tekil olacak. Sesimin rengi nasıl güzel kardeşim, örneğin. İçimizin ısısını veriyor mu? Isı ne şimdi?

Sosyal yaşamdaki bütün davranışlarımızın ayrı ayrı ısısı var. Her konuda. Isı olmasa tanımadığımız bir çocuğu nasıl sevebiliriz annesinin kucağındayken. Nasıl gülümseyebiliriz sokağımızdan geçen nur yüzlü aksakallı bir ihtiyara. Nasıl yol verebiliriz karşı karşıya geldiğimizde karşı cinsimize. Burada bir ısı var. İnsanlık ısısı. Bitimsiz cevher. Hürmet uyandıran her noktacıklarında. Saygı demedim bakın, hürmet diyorum. Hürmet saygıdan daha sıcaktır. Hürmet ettiğimiz insanı aynı zamanda severiz. Saygıda zorunluluk var. Sevme olmaz çoğunlukla. Haliyle resmiyet söz konusu. Resmiyet ikiyüzlülüktür bir bakıma. Gerçeğini değil kabuğunu sunuyorsun karşındakine. Kabuk yani çöp sepeti sermayesi. Sermayedarların ısı yoksunluğu bu 'sepet'ten kaynaklanır. Kabuğa yüz tutarlar. Kabuğa yüzsuyu dökerler. Oysa kabuk kabuktur sonuçta. Alınır satılır bir şey. Ticari hendese. Ama hürmet canlılıktır. Alınamaz ve satılamaz. Muhkem.

Her tarafı kabuk bağlamış birinden korkarız. Isı yoksunluğu soğuk akımda -cereyanda- kalmamıza neden olur. Nezle olmamız kaçınılmaz hale gelir; hastalanabiliriz maazallah. Kış günlerinde bunları söylemek bile, hem söyleyeni hem de dinleyeni üşütebilir. Ceketlerinizi iyi giyinin insan ısısızlığına karşı. Ceket sözcüğü bana hep sıcak gelir nedense. Mevsimlerden ilkbahardır her zaman. Şiir boyutu var galiba...

Elimizin izinden büyük kayalar yapabiliriz; sesimizdeki renge boyut verip ısıyı temellendirdiğimizde. İçimize bir koridor ayırdığımızda yaşamdan. Çitleri kaldırmadan ama yeni çitler icat etmeden hayata. Hepimiz bir duruma bağlıyız çünkü. Bir bağı olmadan yaşamanın 'ipi kopmuşluk' olur adı. Zeminsizlik. Derinleşememe hadisesi. Oysa önce zeminimiz olmalı; derinleşme arkadan gelecektir. Çitleri kaldırmadan derken, putları kırmama anlaşılmamalı bu. Ön koşulu kaldırırken yeni bir ön koşul konmamalı önümüze. Yaptığımız putları yeme komikliği... Yiyeceksek hiç yapmamalıyız. Çit bir korunakken, put bir tapınaktır. Maddeye ulûhiyet yüklenemez. Bizim, yalın bir hissedişle mesut olma göstergesi, bahse konu ettiğimiz. Sıcak bir el izi her şeyden önce. Tarihsel gerçekliğin 'sahne'sinde yer almak istiyorsak. Ki istiyoruz değil mi. İstemek, atılacak adımın ilk metresinin ilk santimidir. Cetvel ne peki, yani ölçüt; ses, renk, ısı; bütün bunlardan meydana gelen kütle; el izimiz...

Sokağa çıktığınızda el izinize dikkat etmelisiniz; belki de beni saran bu sıcaklık, sizin hayata kattığınız seslerin renkleriyle oluşuyordur. Kim bilir;  elinin izini geleceğe bırakanlardan biri de sizsinizdir. Ya da, bizim, geleceğe bıraktığımız el izlerimizin hayatıyla mukayyettesiniz. Bütün mesele yücelik görgüsüdür.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Haber bölümü’nde 16.01.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: sokak, cetvel, saygı,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cafer Keklikçi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bizim O Suskun Yoksulluğumuz
    2. 1990 Kuşağı Şairleri
    3. Örgütlü Kötülük
    4. Devrimci ve Muhafazakâr
    5. Şehir Tiyatroları veYılın Esprisi
    6. Türkiye Kültürü
    7. Suriye Meselesi
    8. "Biz kırıldık daha da kırılırız"
    9. Eğitimde Dershanelerin Yeri
    10. 2000 Kuşağı Şairleri
    1. Kitap İsimleri
    2. Bana bir tutam şiir ver
    3. Edebiyatın Değişmezleri
    4. Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı
    5. Ayakkabı Numarası
    6. Fitne
    7. Evet, kibirli şair
    8. Yoksulluğa Zam
    9. 2010'un Kitapları
    10. Hafız Hoca
    1. Yarımca
    2. “Şapkamı kaldırıyorum İstanbul’dan Maraş’a”*
    3. Türkiye İçin Evet
    4. Çılgın Proje
    5. Anlık Değişimler
    6. Yeni bir yolculuk
    7. Vaktin boşlukları
    8. Özgürlük için kitap
    9. Ayak sesleri
    10. Bana bir tutam şiir ver
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Haber

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    5. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    6. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    7. Hayatını "ölen eşinden hatıra" 200 kiloluk oğluna adadı
    8. YÖK: "Üniversiteye girişte, yıl içinde birden fazla sınav yapılsın"
    9. “Hatalı sünnet fonksiyonel bozukluklara sebep olur”
    10. Vatandaşa kurs bulmada tek tuş kolaylığı
  • Diğer

    1. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    2. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    3. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    4. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
    5. Avustralya Dışişleri Bakanı: Suriye'deki katliam acımasız ve alçakça
    6. Müslüman Kardeşler: Esed rejimi, zulümde Cengiz Han'ı geçti
    7. Kredi kartı sayısında patlama
    8. Türk aileye çocuklarının cesedi 620 gündür verilmiyor
    9. Hindistan'da zincirleme trafik kazası: 27 ölü
    10. Suriye'deki olayların bilançosu 13.004 ölü
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek