milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • SU KUŞLARININ SIĞINAĞI: MOGAN
  • RİDA, AFRİKA VE TÜRKİYE'DE 4 BİNDEN FAZLA YETİME ULAŞTI
  • ''ARAMA KURTARMADAN SONRA İLK YARDIM MÜDAHALESİ ÇOK ÖNEMLİDİR''
  • "VELİ ÖĞRETMEN DİYALOGU ÖĞRENCİYE BAŞARI GETİRİR"
  • TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK BARAJINDA TARİHİ REKOR
  • KENTSEL DÖNÜŞÜME NÜFUSUN YOĞUN OLDUĞU ŞEHİRLERDEN BAŞLANACAK

Ehemmi Mühimme Tercih Etmek

02 MART 2010
SAL 03:20

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Zengin Türkçe'de "Ehemmi mühimme tercih etmek" şeklinde ifade edilen çok önemli bir prensip vardır. Mühim önemli demektir, ehem en önemli mânasına gelir. Yani bir iş yapılırken, düşünceler ve görüşler sıraya konulurken en önemlileri başa almak gerekir.

Yapılması gereken işlerin sırası şöyle olmalıdır:

1. Ehem ve zarurî olanlar. Yani öncelikle mutlaka yapılması gerekenler.

2. Çok önemli olanlar.

3. Önemsiz, yapılsa da olur, yapılmasa da olur işler.

Bir de, yapılmaması gereken zararlı şeyler vardır. Maalesef ülkemizde din hizmeti diye zararlı şeyler bile yapılıyor.

Müslüman kesim bu memlekette yapılacak islamî hizmet ve faaliyetleri bir türlü sıraya koyamamıştır.

Mesela camilere uzun minareler yaptırmak.

Bu minarelere birkaç şerefe koymak.

Şerefelere lüzumundan fazla hoparlör koymak.

Camilerin içini lüzumsuz ve çirkin şekilde tezyin etmek (Süslemek).

Bunlar hiç de önemli işler değildir. Hattâ bunlara hizmet bile denilemez.

Mutlaka yapılması gereken zarurî ve ehem hizmet ve faaliyetler nelerdir:

Birincisi: Vasıflı, güçlü, üstün Müslümanlar yetiştirip, bunlardan oluşan hizmet kadroları kurmaktır. Gerçek, yüksek, vasıflı, icazetli ulema, fukaha yetiştirmektir.

İkincisi: İtikadın tashihi için çalışmak, bu konuda Müslüman halkı uyarmak ve bilgilendirmektir.

Üçüncüsü: Beş vakit namazın dosdoğru kılınması için çalışmaktır.

Dördüncüsü: Farz namazların cemaatle kılınması için propaganda yapmak, camileri doldurmaktır.

Beşincisi: Emr-i maruf ve nehy-i münker yapmaktır.

Altıncısı: Müslümanların başına bir İmam-ı Kebir, bir

Emîrü'l-Mü'minîn seçmek ve halkın ona itaat etmesini sağlamaktır.

Yedincisi: Müslümanların Ümmetleşmesini sağlamak, bugünkü tevaif-i mülûk anarşisine son vermektir.

Sekizincisi: Zekatların Kur'an'a, fıkha, şeriata göre öncelikle Müslüman miskinlere ve fakirlere verilmesi ve bu şekilde sosyal adaletin sağlanmasıdır.

Dokuzuncusu: Müslümanların, kendilerine yetecek miktarda ilmihal bilgilerini iyice öğrenip bellemeleri için çalışmaktır.

Onuncusu: Bütün bu hayırlı hizmetlere engel ve köstek olan din sömürüsünü kaldırmak için çalışmaktır.

Bu saydığım on maddelik hizmetler uygun, tesirli, doğru bir şekilde yapılmazsa Müslümanlar kurtulamaz.

Minareleri çok uzun yapsalar da.

Şerefe sayısını çoğaltsalar da.

Hoparlörleri avaz avaz bağırtsalar da.

Şadırvanlardan sıcak sular akıtsalar da.

Cami kubbelerini altın yaldızla kaplatsalar da.

Camilere ipek halılar serseler de.

Eline fırsat geçen Müslümanlar yılda iki kez umreye gitseler de.

Camilerin çok süslenmesi yaldızlanması zaten âhir zaman alametlerindendir.

Müslümanlar yeme içme, giyim kuşam, geniş ve dekorlu evler, pahalı ve lüks binitler gibi konulara çok önem verirler, yukarıda sıraladığım asıl islamî hizmetlere önem vermezler. Hattâ bazısının bunlardan haberi bile yoktur.

Peygamber efendimizin Medine-i Münevvere'deki Mescid-i Saadeti'nin üstü hurma dalları ile kaplıydı, yağmur içine akıyordu. Zemini topraktı. Yağmur yağınca çamur oluyor, secde edenlerin yüzüne bulaşıyordu. Ashab-ı Kiram'dan biri eteğine kum doldurup yere döktü, çamuru önledi. Efendimiz onu taltif etti, ne güzel yaptın dedi. (Siyer ve hadîs kitaplarında yazılıdır).

İlk sade Müslümanlar, Efendimizin vefatından otuz sene sonra cihanı feth ettiler. Doğuda Çin sınırlarına dayandılar, Batıda atlarını Atlas okyanusunun beyaz köpüklü dalgalarına kadar sürdüler.

Biz bu devrin Müslümanları zeminden ısıtma camilerde, avaz avaz bağıran hoparlör sesleri içinde, müzeyyen şadırvanlarımızla, kalorifer ve klima cihazlarımızla, süsümüzle püsümüzle, Nemrud'un sarayını andıran apartmanlarımızla, âlâyı vâlâ turistik lüks umre seyahatlerimizle, tıka basa dolu midelerimizle, boyunlarımızdaki kravat denilen yularlarımızla, yüreğimizde "viran olası hanede evlad ü 'iyal var" bahanesiyle zillet, meskenet, esaret, hakaret içinde sürünüyoruz.

Halkın bir kısım evladı dinsiz imansız yetişiyor, aldırdığımız yok. Bir yanda militan ve azgın dinsizlerin saldırıları, öbür yanda din sömürücüsü şerirlerin tahripkâr işleri içinde günübirlik yaşıyoruz.

Bizi uzun minareler kurtarır... Bizi şerefeler kurtarır... Bizi hoparlörler kurtarır... Bizi din sömürücüleri kurtarır...

Bu gibi kuruntulara saplananlar zekâ özürlüdür.

(İkinci yazı)

Adalet Yoksa Çöküş Kaçınılmazdır

Bir ülkede adalet yoksa, o ülke adaletli bir şekilde idare edilmiyorsa yıkılış ve çöküş kaçınılmazdır.

İslâm ulemâ ve hükeması "Âdil bir devlet kâfir de olsa ayakta durur, Müslüman bir devlet adaletli değilse batar" demişlerdir.

Adalet sadece kanunlar, mahkemeler, yargıçlar, cezaevleri demek değildir. Adaletin bir ruhu vardır. Halkın, idarecilerin içinde olmalıdır. Beyinlerinde ve yüreklerinde.

Bir ülkede, haddinden-gerekenden fazla mahkeme, hakim, savcı, kanun, cezaevi varsa orada adalet tehlikededir.

Bir ülkede sayıları haddinden fazla olan mahkemeler davalara bakmaya yetişemiyorsa orada büyük bir adalet krizi var demektir.

Bir ülkede cezaevleri tıklım tıklım doluysa orada adalet var mıdır, yok mudur?

Adaletin olduğu yerde davalar senelerce sürmez. Bir cinayet dosyası birkaç ayda hazırlanır, belgeler, bilgiler içine konur. Dava açıldıktan sonra bilemediniz birkaç hafta içinde sonuçlanır.

Davaların senelerce sürdüğü, sürüncemede kaldığı bir adalet sistemi bozuktur.

Adaletle eşitlik birlikte olmalıdır. Eşitlik yoksa adalet ya çok eksiktir, yahut yoktur.

Küçük hırsız yakalanıp cezalandırılıyor. Büyük hırsızlar yakalanamıyor... Adalet yoktur.

Büyük eroin kaçakçısı serbest, küçük pazarlamacı tutuklanıyor...

Böyle adalet olur mu?

Ben bu örnekleri verirken Türkiye'yi kasd etmiyorum. Hiç anlı şanlı Türkiye'de böyle adaletsizlikler, eşitsizlikler olur mu?.. Bazı muz ve patates cumhuriyetlerini kasd ediyorum...

Bir yerde adalet çok pahalı ise yine yoktur. Bir fakirle bir zengin arasında niza çıkıyor, mahkemeye başvuruluyor. Zengin en pahalı, dişli, yırtıcı avukatları, büyük ücretler vererek tutuyor. Fakirin parası yok, ya hiç avukat tutamıyor, yahut üçüncü sınıf bir avukat tutabiliyor... Eşitlik nerede kaldı?

Bir ülkede zenginlik artsa, zina ve bina çoğalsa, otuz yıl önce beş parası olmayanlar gökdelenler yaptırsa, halkın bir kısmı lüks meskenlerde otursa, lüks otomobillere binse; havaalanları, limanlar, barajlar, köprüler, hızlı trenler, elektronik cihazlar, pahalı restoranlar, israf, sefahat, eğlence çoğalsa, adalet yoksa orası yine batar.

Halkın yüzde ikisini teşkil eden mutlu ve putlu bir azınlık çok kazanıyor, bir kısmı haram ve şüpheli yollardan zengin oluyor, vur patlasın çal oynasın yaşıyor, halk sınıfları arasında gelir ve geçim bakımından uçurumlar var, bir tarafta lüks, israf, sefahat, öbür tarafta açlık, sefalet, darlık, ihtiyaç, zaruret... orada adalet yoktur.

Boşuna söylenmemiş: "Adalet mülkün temelidir" diye. Adalet yoksa, var da krizde ise adalet sarsılmış ise yıkım, çöküş, izmihlal kaçınılmazdır.

(Adalet mülkün temelidir sözü Hazret-i Ali'ye aittir.)

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 02.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: müslüman, aile, kalem, medine, devlet,

Yazar

Mehmet Şevket Eygi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Büyük Kayıplarımız
    2. Laikçi Yobazlar!
    3. Çok Önemli ve Uyarıcı bir Hadîs-i Şerif
    4. Yalan Söyleyen Bakan
    5. Peygamber'i Gerçekten Sevmek
    6. Hak Mezhepler Niçin Lazımdır?
    7. Kötü Düzen Mutlaka Değişmelidir
    8. Mecburî Din Dersleri Aldatmacası
    9. Tevhid ve Şirk
    10. Bu Gidişle Batarız
    1. Ergenekon Nedir, Neyi Amaçlıyor?
    2. Elimize Geçen Kozları Değerlendiremiyoruz!
    3. Yalan Söyleyen Bakan
    4. Beyinsizler!
    5. Ehlisünnete Karşı Açılan Amansız Haçlı Seferi
    6. Çok Önemli ve Uyarıcı bir Hadîs-i Şerif
    7. Hangi Cemaatler Ehl-i Sünnettir?
    8. Deniz Gezmiş’ler
    9. İslam Dünyasında Rezaletler
    10. Peygamber'i Gerçekten Sevmek
    1. Yahudiler Davos’un İntikamını Alır mı?
    2. Gerçek ve İcazetli Ulemanın Müslümanları Uyarması Gerekir
    3. Cahiller İctihad Yaparsa...
    4. Kimleri ve Neleri Severim veya Sevmem?
    5. Kemakân Beye Açık Tebrik ve Teşekkür
    6. Bugün Neler Yapmalıyım?
    7. Yahudilerin Büyük Hatâları
    8. Dönen Dolapları Bilmiyoruz
    9. Yaygın Fitne ve Fesatlar
    10. Ergenekon Nedir, Neyi Amaçlıyor?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    2. İrtica.org kuradan çıktı
    3. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    4. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    5. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    6. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    7. İktidar savaşı
    8. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    9. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
    10. Derin savaş
  • Diğer

    1. Türkiye'nin en büyük barajında tarihi rekor
    2. Kentsel dönüşüme nüfusun yoğun olduğu şehirlerden başlanacak
    3. PETA destek verdi, hayvanlar artık simülasyonla kesilecek
    4. Avrupa donuyor, Avustralya yanıyor
    5. Yandımata: ''Türkiye'de doğalgaz arzında hiçbir sıkıntı yok''
    6. Madde bağımlısını ayıplamayın, maddeye 'hayır'demesine yardımcı olun
    7. TESK Başkanı Palandöken'dan ''korsan taksici'' uyarısı
    8. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    9. Bebeklere en iyi ek besin tarhana çorbası
    10. Avro Bölgesi'nden yardım bekleyen Yunanistan'a kırmızı ışık
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Derin savaş
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek