Okullarda yeni ders yılına başlarken problemleri de katlanarak artıyor. Bu belâ ve musibetlerden nasıl kurtuluruz.
Bu sistemle, bu eğitim sistemiyle problemler eksilmez artar. Çözüm gelmez, sıkıntılar çoğalır.
Türkiye'deki millî eğitim sistemi kadar saçma bir eğitim düşünemiyorum. Bu sistemle genç nesilerin canına okunuyor.
Eğitim, tâlim ve terbiye demektir. İnsanı vasıflandırmak, iyi insan haline getirmek için üstün karakterle donatmak gerekir.
Türkiye'de çarpık eğitimle yetişen nesillerin idaresinde olduğu için büyük bocalamalar içinde kıvranmaktadır. Oysa yerüstü ve yeraltı kaynakları bu kadar bol olan ülkemizde bu kadar milyon işsizin bulunması, çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi vermesi bizdeki eğitimin işe yaramazlığından dolayıdır. Bizde mevcut eğitim sistemi korkunç bir kültürel soykırım uyguluyor.
Bu ülkede herkes biliyor ki, okullarda uyuşturucu büyük boyutlarda yaygınlaşmıştır. Her çeşidiyle öğrencileri uyuşturucular sarmıştır: Eroin, kokain, esrar, hap ve ideoloji. Okullara lekesiz gönderilen yavrular eroin, kokainden kurtulsalar, ideoloji belâsından kurtulamıyorlar.Ne olacak bu gençlerimizin, bu güzelim yurdumuzun hali?
Çocukların körpe zihinleri, temiz akılları "Millî Öğütüm" ("eğitim değil") sisteminin taşları arasında kirletiliyor.
Bir öğretim yılı boyunca aslında okumasınlar diye yapılan "okul"larda çocukların en bâkir yerleri tecavüze uğruyor.Yani bilgi kirlenmesine maruz kalıyorlar.
Milletimizin başına belâ olan bunca musibetler bu sistemde ve mâlum mekânlarda işte böyle yetiştiler/yetiştirildiler. Apo, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Hortumcular, Ergenekoncular filanca fakültelerin mezunları. Bunlar devlet kademelerine dağıtılmış bürokrat yapılmış millete kan kusturmuşlar. Din, iman, edep, haya düşmanlığıyla namus şeref düşmanlığı yaptıkları mahkeme kararıyla tescillenmiş.
Elimde 1983 yılında yapılmış bir araştırma var. Araştırmayı İstanbul Üniversitesi Medika-Sosyal Merkezi'nin o dönemde müdürlüğünü yapan Aysel Ekşi yaptırmış.
Aysel Ekşi o günlerde bu araştırmanın sonuçlarını kamuoyuna açıklarken aynen şu ifadeleri kullanmış.
Üniversite öğrencilerimiz arasında Homoseksüel eğilimler artıyor. Erkek öğrenciler arasında eşcinsel eğitim oranı '.3. Kız öğrenciler arasında ise % 6.6'dır.
Üniversiteye giden genç kızların % 5.4'ü bir erkekle cinsel ilişkide bulunmuş. % 11.2'si ise cinsel ilişkiye yakın bir ilişkide bulunmuş.
Kız öğrencilerin % 51.3'ü ise karşı cins ile flört anlamında ilişkisi olduğunu belirtmiş.
Aynı tarihlerde, bir gazetede çıkan habere göre, Ankara'da bir lisede rehberlik derslerinde cinsel konular ve flört yapılmasının zarureti anlatıldığı haberi yer almış.
Aradan 30 yıla yakın bir zaman geçti.Varın siz hesap edin gençlerimizin hangi noktalarda ve ne vehamet içinde olduklarını.
Yetkililer! Hesabını veremiyeceğiniz bir gidişatın tüketimini bitiriyorsunuz. Gelin vazgeçin bu vurdumduymazlıktan. Bari millete yazık etmeyin...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



