Danimarka'da densiz güruhun yaptığı edepsiz, ahlaksız, fütursuz karikatür saldırısının üzerinde dumanlar tüterken, densizliğin daha da edepsizi bizim ülkemizden geldi. Üstelik, bu densizlik Yüce Allah'ın (c.c.) ayet-i kerimesini kendilerinin çirkin şarkı sözlerine uyarlamaya çalışan, bizim ülkemizin bir grubundan. Karikatür krizinin üzerindeki duman üzerine, bir Duman'da bizden geliverdi. Hayasız, edepsiz ve çirkince yakıştırmaya söz konusu olan şarkı sözleri şöyle: "Ortada bir dergah var, devrilir başın yanar, arkasında tezgahlar, lemyelit ve löp yutar"...
İhlas Suresi'nin, son cümlesindeki, "Lem yelit ve lem yulet" kısmını biliyorsunuz... İşte, densiz, edepsiz Duman Grubu, şarkı sözlerinin içinde, İhlas Suresi'nin, son kısmındaki "Lem Yelit" bölümünü kullanmış... Bu bir sözdür deseler, bir anlam bütünlüğü ifade eden söz dizini halinde değil zaten... Tamamen, ayet-i celile'ye gönderme yapan, ayeti celilenin sözlerini kinaye biçimiyle hedef alan ve değiştirerek kullanan bir dizin bu. İşte, kendilerini bulunmaz Hint kumaşı zanneden, -sanatçı demeye dilimiz varmıyor ama- sanatçı (?) taifesinin kıyamete kadar hükümleri baki kalacak Kur'an-ı Kerim'in kalbi sayılan ayeti kerimesindeki sözlere yaptıkları edepsizce davranış.
İşte, ülkemizdeki sanatçıların dine bakışındaki arızalı duruşa verilebilecek en çarpıcı örnek. Neyi bekleyeceksiniz? Biz, Danimarka Başbakanı Rasmussen'den edepsizce karikatürlerinden dolayı özür beklerken, bu rezilliklerden daha beterini kendi ülkemizdeki, kafakağıdında muhtemelen İslam yazan tipolojilerden görüyoruz.
Oldum olası, bizim ülkemizdeki sanatçıların dine karşı duruşlarında bir hastalık ve arıza vardır zaten. Özellikle köy hayatını anlatan geçmişteki tüm filmlerde hocalar, iki karış sakallı, çirkin, karikatür gibi tiplerden seçilir. Onların hiçbir fikri çağdaş değildir. Söyledikleri her söz filmi izleyenleri inciten, psikolojik olarak tepkisini çeken bir şekilde yazılır, senaryoya konulur. İmam efendiler, hep köylünün önünde dikilen bir set gibidir. Tipleri kayıktır...
Diğer yandan kendilerini sanatçı zanneden tiplerin, geçtiğimiz dönemlerde canlı yayınlarda Allah'ın ismini nasıl gerekli gereksiz yerlerde kullandıklarını, ortada fol yokken yumurta yokken, "Bismillah" çekerek, "Allahü Ekber" çekerek, bu mübarek terimleri kendilerine reyting figürü gibi yonttuklarını defalarca yazmıştık. Bu isimler hala bu densizliklerine devam ediyorlar...
Onların dine karşı duruşlarını, dine olan saygılarını ortaya koyan bu tavırları, maalesef onları izleyen insanlar tarafından alkışlanarak destek gördüğü için, her seferinde bu davranışlarını abartarak yollarına devam etmeleri de kaçınılmaz oluyor.
Sanatçı toplumun önünde yürüyen insandır... Sanatçı, toplumun güzelliklerini, doğruluklarını, edebini, ahlakını ortaya koyan ve onları yansıtan bir ayna gibidir. Eğer bu ayna kirli olursa, toplumda zamanla kirlenir. Maalesef ülkemizde yaşadığımız durum budur...
"Yakalarsam", "Arabada beş", "Bandıra bandıra" gibi güzel dilimizi dejenere eden rezil şarkı sözlerinin ardından, böyle bir rezillik ortaya çıkması kaçınılmazdı zaten.
Mangal Dumanı olacak bir grup da böyle bir edepsizlik yaparak, bu gidişatın zirvesine ulaşmış oldu. Allah'ım (c.c.) encamımızı hayreyle!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




