milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Edep yahu

08 ŞUBAT 2012
ÇAR 02:35

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Toplumu dönüştürmek, kendi arzuladıkları bir dünya görüşü çerçevesinde biçimlemek, laiklik algılarının üzerine renksiz, kokusuz, hiçbir şeye karışmayan, sorgulamayan, analiz etmeyen bir insan prototipi oluşturmak amacıyla hareket eden "uydu medyamızın" dine ve diyanete bakış açısı hep arızalı ve sakat olmuştur. "Evet sayın seyirciler... Bu sene de Kurban Bayramı ile Hac mevsimi aynı günlere denk geldi", "Rahatsız olduğu için Cuma namazını evde tek başına kılmış"... "Cenaze namazına katılanların, secde etmedikleri görüldü"...

Bu saçmasapan inciler, bizim medyamızın dinle diyanetle alakasını gösteren en bariz örneklerdir. Sanat ve sanatçılarımızın durumu da bu bakış açısından ve oluşturulmaya çalışılan algıdan farklı değildir. Türk sinemasında imamlar, hocaefendiler, hep yeniliğe karşı çıkan, çağdaşlığı kabul etmeyen, yeni fikirleri ve düşünceleri kendi sarıp sarmaladıkları bir din kılıfı altında yok etmeye çalışan tipler olarak karikatürize edilmiştir. Özellikle Kemal Sunal'ın oynadığı bir çok filmde, hocaefendiler, hiçbir sözüne itimat edilmeyen yobaz tipler olarak karakterize olmuştur. Köyün öğretmeni ile köyün imamı arasındaki çatışmada, hep galip gelen, sözü dinlenen, yeniliklere açık, insanları aydınlatan tip olarak öğretmen sunulmuştur. Solcu, materyalist, kapitalist anlayış, gerek Türk sinemasındaki din ve diyanete bakış açısını, gerekse medyamızdaki din algısını kendi istedikleri bir biçime sokmuştur. Din onlara göre, gerçek hayatın dışında yaşanan, her türlü ritüelleriyle bambaşka bir dünyanın eseridir. Onlara göre çağdaş dünyada dinin hiçbir yeri yoktur. Çağdaş dünya, akıl ve bilimle özdeşleşen, kurallarını kendisi koyan, bu kurallar çerçevesinde dinin hiçbir vaazını, ortaya koyduğu değeri kabul etmeyen bir dünyadır.

Bu analizimizi destekleyecek argümanlar sürekli televizyonlarda dönüp duruyor. Önceki akşam Arka Sokaklar dizisinde Hüsnü Çoban'ın evinde böylesi bir tartışma yaşandı. Ailenin teyzesi Nazike hanım'a bir akrabasından miras olarak bir sürü dini eser kaldı. Koli ile bu eserleri alan Nazike hanım, kitapları açıp bakarken Hüsnü öbür taraftan seslendi: "Nerde kaldı bu anlayış Nazike hanım. Herkes artık Katmandu'ya gidiyor"

Şimdi gelelim gündemdeki tartışmaya... Başbakan Tayyip Erdoğan, "Dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz" diye bir fikir ortaya attı. Nasıl yetiştirecekler? Hangi araçları kullanacaklar? Bu işi nasıl gerçekleştirecekler? Hiç birisi belli değil...

Toplumun genetik kodlarını değiştiren, ahlak algılarını yok eden, manevi erozyon noktasında her şeyi yakıp yıkan, din değerlerini, dini ritüelleri perişan eden böylesine gaddar bir medya anlayışı varken, dindar gençlik yetiştirebilmek mümkün mü?

Elinize aldığınız gazete paçavraları, et tanıtım bültenlerinden ibaret... Açtığınız dizilerde, gayri meşru ilişkiler almış başını gidiyor. Nikahsız birbirleriyle düşüp kalkan tipler, nerde akşam orda sabah yaşantı anlayışı hayatımızın ta ortasına doğru sokulmuş. Su gibi içki içen tipler, su gibi para harcayan tipler yaşantılarıyla, hayat tarzlarıyla bir neslin gözüne örnek olarak sokuluyor. Sonra da siz kalkıp diyeceksiniz ki, "Ben dindar gençlik yetiştireceğim"...

Türkiye'de sosyal hayat, önü alınamaz bir biçimde çürüyor. Değerlerimiz yok ediliyor. Ahlakımız bitiriliyor. İffeti değil, şehveti başrole koyan bir anlayış medyanın tüm kılcal damarlarına sirayet ediyor. Ne diyordu İki cihan serveri Hz. Muhammed (sav) Efendimiz, "Utanmıyorsan, dilediğini yap" Osmanlı'da tüm evlerin duvarlarına yazılan bir hilye vardı: "Edep yahu"... Edepsizliğin başrole geçtiği günümüzde dindar gençlik nasıl yetiştirilecek?

Temel sorun bu!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 08.02.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: edep, yahu, toplum,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • teşekkür

    Yazarımız gönlümüzden geçenlere tercüman olmuş,Allah razı olsun.

    temel | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 08 Şubat 2012 18:08

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nedim Odabaş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Vehbinin kerrakesi
    2. Anayasa yazım süreci
    3. Rıza üretmek
    4. Küresel emperyalizm
    5. Kalkıp mum yakmak
    6. Tiyatroların özelleştirilmesi
    7. Kanaat ve kriz
    8. Gençlik dizileri
    9. Kavram kargaşası
    10. Kelebek etkisi
    1. Adalet nedir?
    2. Magazin nedir?
    3. Toplumsal dönüşüm
    4. Boş programlar
    5. Hacı
    6. Safi güzellemesi
    7. Ele verir talkını…
    8. Nasılsınız?
    9. Star üretemedik alaturka verelim
    10. Türkiye’nin gücü (!)
    1. Edepsizlikte sınır yok!
    2. Dejenerasyon
    3. Toplumsal çürüme
    4. Adalet nedir?
    5. Zonguldak konferansımız
    6. Türkiye’nin gücü (!)
    7. Kirli reyting sarmalı
    8. Krizi geçiştirmek
    9. Ekran kirliliği
    10. Konjonktür medyası
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek