Geçen hafta Pakistan'daki son durumun anlatıldığı bir toplantıdaydım. Sel felâketinin ardından yardım çalışmalarında bulunmak ve durum tespiti yapmak üzere gitmiş olan birkaç kişinin anlatımları, Ramazan ayının da nihayete ermesiyle, bir anlamda ihmal edilmeye, gündemlerdeki yerini yitirmeye başlayan Pakistan halkının feci durumunu gözler önüne seriyordu.
Pakistan üzerinde helikopterle veya uçakla şöyle bir dolandığınızda, altınızda adeta uçsuz bucaksızmışçasına uzanan denizle karşılaşıyorsunuz diyordu gezip görenler. Bu gerçek bir deniz değil elbet. Sel nedeniyle sular altında kalan şehirler, köyler... Pakistan'daki beş büyük nehrin taşması sonucu ortaya çıkan bu manzara 20 milyon insanın evsiz kalmasına neden olmuş durumda. Elbiseleri ıslak, çamurlu 20 milyon çoluk çocuk, kadın erkek, genç yaşlı... Sel esnasında 1000 kişi de hayatını yitirmiş. Bu sayı, can kaybı baz alındığında ilk etapta selin tahrip gücünün hafife alınmasına neden olmuş. O nedenle dünya kamuoyu durumun vahametinden daha geç haberdar olmuş. Ancak, selden etkilenen 20 milyon insanın yaşadığı bu dram, hem Pakistan hem de Birleşmiş Milletler tarihindeki en büyük felaket olarak nitelendiriliyor. Ne daha önce, muhtelif ülkelerde yaşanan kasırgalar, ne de depremlerin toplam olarak verdiği zarar ve etkilerinin, Pakistan halkının şu anda yaşadığı felaketin boyutlarına ulaşmadığı söyleniyor.
Ramazan ayında kurulan ve her ne hikmetse bütün önemli olaylarını, sel-deprem gibi imtihanlarını, mağduriyetlerini hep Ramazan ayında yaşayan Pakistan halkı, şu anda aklımıza gelebilecek her şeye muhtaç durumda. Kuzey bölgeler kurumaya başlasa da, güney Pakistan halen sular altında. Acil yardım çalışmalarının öyle ilk anda değil, 3ay, 6 ay, hatta 1 yıllık planlamalar çerçevesinde devam etmesi gerekiyor. Sular altındaki Pakistan, içeceği temiz suya muhtaç. Sel esnasında hayatını kaybedenlerden çok daha fazla sayıda insanın, temiz su ihtiyacını karşılayamadığı için ishal, kolera gibi hastalıklardan yaşamlarını yitirme ihtimalinden bahsediliyor. O nedenle, her an ölümle burun buruna yaşayan Pakistanlılar için gönderilen su arıtma cihazlarının bir an önce temin edilmesi gerekiyor. Belki on kişinin bir araya gelmesiyle maliyetini karşıladığımız bir su arıtma cihazı, bir köyü temiz suya kavuşturacak. Evsiz kalanlar için iki odalı kalıcı konut inşaatları, tüm ekinlerini ve ekili alanlarını yitirmiş halkın, önümüzdeki günlerden yeniden ekim dikim yapabilmesi için tohum temini vs. gibi acilen başlamış olan fakat son derece yetersiz, devede kulak kabilinden çalışmaların artarak devam etmesi için, her vicdan sahibi insanın yardım kuruluşları aracılığıyla bağlantıya geçmesi gerekiyor.
Ramazan ayının manevi atmosferi ve olayın ilk görüntüleriyle dünyamıza giren Pakistan halkının bu acılı günleri, ağır imtihanları, Ramazan'ın ardından gündemimizden hemen çıkmamalı. Evet, yeni dönem başladı. Okullar açıldı. Yazın ardından, kısa ama inşallah bereketli olmasını arzu ettiğimiz sonbahar ve kışa doğru giderken, hayır adına yapabileceklerimizin de bereketlenmesi niyet ve gayretinde olmalıyız diye düşünüyorum. Bundan 16 sene önce Amerika'da yaşadığımız yıllarda tanıştığımız ve orada bulunduğumuz iki yıl boyunca da birlikte çok güzel şeyler paylaştığımız Pakistanlı dostlarımız Hafsa ve Fahir'in Pakistan'a dönüşünü öğrendiğimizden beri, onlarla bir şekilde tekrar buluşmayı hayal ediyorduk. Hatta yakın zamanlara kadar Hafsa ile rüyamda konuşur, onu özlediğimi söylerdim. Her ikisi de öylesine güzel, İslam ahlakıyla süslenmiş ve Türk halkına derin muhabbetler bekleyen dostlarımız umarım iyidirler. Elektronik posta adresleri elime ulaştığında inşallah hayırlı haberlerini alırız. Amerika'dan Türkiye'ye döneceğimiz son gece evlerinde bizi misafir eden, odalarını ve yataklarını bize veren bu güzel insanları tanımak, Pakistan insanının duyarlılığını, yüce gönüllülüğünü bir kez daha fark etmemize neden olmuştu. Özellikle yakın tarihimizde yanımızda olan, en zor günlerimizde imkânsızlıklar içinden bize yardım ulaştırmaya çalışan Pakistan halkı, aynı duyarlılığa fazlasıyla layıktır diye düşünüyorum.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



