Batıl, keyfilik; atıl ise disiplin dışı harekettir. Bu yüzden atılı batıl kaplar. Atıl olanın bir hareket içermesi, onu faydalı kılmaz ama faydalı gösterebilir. Bu gösteri, disiplin içinde olup hareket içinde bulunmayanı tahrik eden ve batıla düşüren bir göz boyamadır. Buna aldanmamak için; içinde bulunduğumuz disiplinin hareketsizliği (potansiyel)ni hareket için bir sermaye olarak görmek esastır. Peki, içinde bulunduğumuz disiplinin gerçek faydayı harekete geçirecek bir potansiyelle dolu olduğunu nasıl anlayacağız?
Disiplin, her insanın fıtratında vardır. Bu yüzden, batıl da bir disiplin içermek zorundadır. İkisini ayırt etmek için, her ikisinin de hareket noktasını ve hareket sahasını bilmek durumundayız. Bir disiplinin hareket noktasını vahiyden başkası belirliyorsa o batıldır. Çünkü vahiy, her şeyden önce bir düşünce disiplinidir ve insanları buna inanmaya davet eder.
Bu düşünce disiplinine sahip olan inanmış insan, diğer insanlardan farklıdır. Eğer düşüncesindeki bu farklılığı söylemine ve eylemine de yansıtabilirse, "inancını yaşama disiplini"ne de kavuşmuş demektir.
Atalet, eylem disiplinini kaybetmektir. Yaptığı eylemin içinde bulunan potansiyeli harekete geçirememenin bir sonucu olarak başka bir harekete katılmaktır. Kişi, eylem disiplinine sabır göstermesi gerekirken, başka bir harekete kaymış ve yeni pozisyon oluşturarak atalete sürüklenmiştir. Batılın puan kazandığı ilk hareket bu olsa gerek... Bu pozisyondan ancak cemaat sayesinde kurtuluş aranabilir çünkü cemaat sabrı tavsiye edendir.
Atıla düşmekten ıstırap duymamak, zamanla söylem disiplinini de kaybettirir. Bir nevi keyfilik olan bu aşama batılın giriş kapısıdır. Bu kapıdan dönüşü sağlayan tek şey, hakkı tavsiyedir. Bu ise ancak iyi bir arkadaş sayesinde olabilir, çünkü kişi dostunun dini üzeredir. Bu arkadaş tavsiyesine de uyulmadığı takdirde oluşacak bu keyfiyet, kişinin düşünce disiplinin de zayıflamasına, yani iman dairesine kadar gelir. Eylemde atıla, söylemde batıla düşen bu insanı kurtaracak tek şey imanıdır. Ancak yeniden yapılacak olan iman... İmanın yenilenmesi, içine düşülen ataletten ve keyfiyetten kurtulmanın ilk adımı olmakla birlikte disipline kavuşmanın da tek yoludur.
Hak, düşünce disiplininden hareketle söylem ve eylem bütünlüğüdür. Bu bütünlüğün bir parçası hareket, diğer bir parçası da potansiyeldir. Bu potansiyeli hareketsizlik olarak görmek, basiretsizliktir. Gecesi olmayan gündüz, gündüzü olmayan gece yoktur. Sadece gündüze talip olmak gece karanlığında yolunu şaşırmaya, bu da gelecek günden mahrum kalmaya sebeptir. Nimet-külfet dengesi derler buna ve içinde keyfiyet barındırmaz. Çünkü vadedilmiştir. Hakk'ın vaadi haktır ve yakındır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



