Geçtiğimiz hafta sonu (25 Aralık Cumartesi) memleketim Dursunbey'deydik. Dursunbey Belediyesi tarafından Mehmed Âkif'in vefatının 74. yılı vesilesiyle düzenlenen panelde şair Mustafa Özçelik ve Doç. Dr. Mehmet Narlı'yla birlikte konuşmacıydık. Bu yazımızda, Dursunbey gözlemlerimizi paylaşacağız.
Âkif şiirin ilçesindeydi...
Bilindiği gibi Dursunbey, geçtiğimiz Temmuz ayında 17.si gerçekleştirilen Suçıktı Şiir Akşamları'na ev sahipliği yapan şirin bir dağ ilçesidir. Mehmet Âkif Paneli bir kez daha gösterdi ki, Balıkesir'in bu güzide ilçesi, kültür ve edebiyat etkinliklerine sahiplenmek bakımından da yüksek rakımlı bir konum arz ediyor.
Edebiyatçı belediye başkanı...
Dursunbeyliler tarafından üç dönemdir Belediye Başkanı seçilen M. Ruhi Yılmaz bir edebiyatçı. Panelin açış konuşmasını yapan Başkan Yılmaz, Âkif'in kişiliği ve yüksek ahlâkı üzerinde durdu. Bu çerçevede, yapımı yeni biten çok amaçlı kültür merkezinin Mehmet Akif'le ilgili bu panel ile açılmasının kendileri için çok önemli olduğunu kaydetti. Âkif'ten şiirler okuyarak, dinleyicilerin gönlünü titretti. Başkan'ın konuşmasını müteakip gösterilen Mehmet Akif Ersoy'un hayatı ile ilgili slayt sunumu hayli ilgi çekti.
Konuşmacılardan kısa kısa...
Mehmet Âkif Paneli'nin oturum başkanlığını şair ve yazar Mustafa Özçelik yaptı. Özçelik, Âkif'in şahsiyeti üzerinde durdu. Onun bir şair, düşünür, iman ve aksiyon adamı olarak örnek ve önder bir ahlâk adamı kimliğini taşıdığını söyledi. Bu itibarla Âkif'in miletin kalbinde özel bir yer bulduğunu dile getiren Özçelik, uzun yıllara rağmen hâlâ aranılan bir şahsiyet olduğunu ifade etti. Özçelik'in konuşmasından bir bölümü aktarıyorum:
"Mehmet Âkif'in şahsiyetine esas teşkil eden ilkeler, her şeyden önce İslâm ahlâk prensipleridir. O, inandığı ve yürekten bağlandığı İslam'ın bu anlamda somut bir temsilcisi olmuştur. Bir tarafta dindarlık, doğruluk, vefakârlık, samimiyet, adalet, hürriyet, eşitlik, yurtseverlik, paylaşma, mütevazılık... gibi müspet ahlâk ilkeleri, bir tarafta kaçınılması gereken riyakarlık, münafıklık, korkaklık, dalkavukluk, tembellik, zulüm, kibir, haksızlık gibi dinen de kötülenen ve yasaklanan huylar. Âkif, bunlardan emredilenleri, iyi ve güzel olarak belirtilenleri samimiyetle yapmış, yine aynı şekilde yasaklananlardan uzak durmuştur."
Doç. Dr. Mehmet Narlı, "Mehmet Âkif'te Sosyal Tespit ve Teklifler" başlığı altında sunduğu tebliğine, Âkif'in şiirlerinde kimi sosyal tespit ve teklifler bulunduğunu söyleyerek başladı. Âkif'in sosyal bir sorumluluk bilinci içinde hareket ettiğini belirten Narlı, bunda şairin toplumcu karakterinin, realist ve pratik tutumunun, din algısının, milli duruşunun etkili olduğunu söyledi. Narlı şöyle konuştu: "Akif, sanatını, toplumun uyarılması ve yönlendirilmesi için bir araç olarak inşa eder. Toplum, onda kavramsal bir tasarım değil, içinde yaşadığı hayat alanıdır. Akif'in şiiri, bir tür sosyal günlüktür. Onun şiirinde İkinci Meşrutiyet yıllarından Cumhuriyet yıllarına kadar sosyal hayatın çözülüşünün, yükselişinin veya değişiminin sahnelerini görmek mümkündür. Akif'te din de sosyaldir. Dinin mistik tarafıyla pek ilgilenmez. Onun milliyetçiliği ise vatan ve din esaslarına bağlanan bir milliyetçiliktir."
Mehmet Narlı, Âkif'in şiirlerindeki sosyal tenkitlerin genellikle cehalet, ilimlerden uzaklık, mesleksizlik, disiplinsizlik, tefrikacılık, ümitsizlik, aydınlar arası iletişimsizlik gibi hususlar olduğunu belirtti. Âkif bu arızaların giderilmesi için bazı teklifler de ileri sürmüştür. Doç. Dr. Narlı, bu teklifleri şöyle özetledi: "Bu arızaların giderilmesi için getirdiği teklifleri ise, ilim ve eğitime dönme, milli birliğe yaslanma, çok çalışma, ahlakı yüceltme, zulme karşı gelme, ideallere sahip olma, aileyi sağlamlaştırma, ahaliyle münevverler arasındaki uçurumu kaldırma olarak özetleyebiliriz."
Ben ise, "Düşünce ve Söylemleri Bağlamında Âkif'in Şiirine Bakış" konulu tebliğimle metin örnekli bir takdimde bulundum. Hayatını İslâm'a adayan bir dava adamı ve sanatkâr olarak Âkif'in, gerek fiilleri gerekse eserleri ile bizlere ölümsüz bir miras bıraktığını belirtim. Bu mirasın üzerimizde gittikçe artan bir ağırlık oluşturduğunu, bu bilinçle nitelikli bir sorumluluk güdüsü içinde hareket etmemiz gerektiğini vurguladım. Bu sorumluluğun ifası bağlamında onun lisanından haberdar olmanın şart olduğunu, bu lisanınsa "Kur'an lisanı" diye adlandırılabileceğini vurguladım. Kur'an'la arası açık olanların Âkif'i anlamakta zorlanacağını belirttim: "Âkif'e Kur'an şairi denilmesinin sebebi, hayatını Kur'an'a göre tanzim etmesinden, böylece hakikî bir hayat manzumesi oluşturmasındandır. Dolayısıyla Âkif'in faaliyetlerinin temelinde Kur'an'dan hareketle bir inkılâp oluşturma fikri bulunduğunu söyleyebiliriz. Külliyen bir kurtuluş; sosyal, siyasî, kültürel bir inkılâp. İslâm'ı evrensel boyutlarıyla kavrayan ilmî bir akım..."
Bu arada, onun şiirlerinden ilham alarak önemli bir atılım gösterebileceğimizi ileri sürerek, bazı şiirlerinden örnekler sunup açıklamalar yaptım. Bu şiirler Âkif'in batıcılık, kavmiyetçilik, muhafazakârlık gibi fikir akımlarıyla ilgili düşüncelerini ihtiva ettiği kadar, çağının Müslümanlarının genel haliyle ilgili yorumları içeriyordu.
Halkın ilgisi...
Âkif Paneli'ne Dursunbey halkının, özellikle de gençlerin ilgisi hayli memnuniyet vericiydi. Biz panelistler gençlerin bu ilgisini göz önünde tutarak konuşmalarımızda Âkif'in gençlerle ilgili yaklaşımlarından bol bol aktarmalar yaptık.
Yaklaşık 2 saat süren panelde yaşanılan bir diğer anlamlı husus, yapımı yeni biten ve ilk kez Mehmet Âkif Paneli ile kapıları açılan Dursunbey Belediyesi Çok Amaçlı Kültür Merkezi'nin adı, katılımcıların genel isteği, oturum başkanımız şair Mustafa Özçelik'in dile getirmesi ve halkın büyük alkışlaması ile "Mehmet Âkif Ersoy Kültür Merkezi" olarak sabitlendi.
Son olarak, İlçe Kaymakamı İbrahim Küçük'ün öncesi ve sonrası da dahil, Âkif Paneli'ne sağladığı katkılar şükranla anılmalıdır...
Adresimiz: P. K. 205, Ulucami, Bursa
Web: www.edebiyathayatmemat.blogcu.com


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



