Herkes evinin önünü temizlerse her yer temiz olur. Peki, ya çöp arabası gelmezse topladığımız çöpler ne olacak? Çöp arabasının gelmemesinden daha önemlisi; evimizin önünün niçin kirlenmekte olduğunu bilmektir. Kirliliği teşhis etmeden temizliğe koyulmak bir süre sonra kirliliğe alışmayı doğurabilir. Bizler, tamirci değil bakımcı olduğumuzdan yaşadığımız dünya hurdaya dönmeden çözümünü bulmak zorundayız. Çünkü başka dünya yok.
"Dünyayı kurtarmak", temizliğin zihinde başlamasının gerekliliğini ifade eden bir konudur. Bu konu, sadece bir çevre ya da sürdürülebilir bir kalkınma meselesi değildir. Evimizin önünü temizlemek gerekli ama yeterli olmadığından kirliliğe giden yolu başından kesmek durumundayız. Niçin kirleniyoruz ve zihnimizi nasıl temiz tutacağız? Tek başına bu mümkün değil. Ancak, "dünyayı kurtarmadan, kendimizi kurtaramayacağımız" bilinciyle bir araya gelmekle bir şeyler yapılabilir. Bugün bir araya gelenlerden kaç tanesi bunun bilincinde! Bir araya gelme, sadece bir araya gelme hissiyle oluyor, kirliliği daha başından bitirmek için olmuyorsa, şu şarkı söyleniyordur: Bir şey yapmalı...
Olası bir deprem için, gerekli merkezler kuruluyor, gerekli hazırlıklar yapılıyor ve gerekli tatbikatlar uygulanıyorsa, elbette ki bu, depremin sonuçlarını daha baştan öngörmek ve kaybı azaltmak içindir. Bunun için hazırlanan haritalar, kurulan koordinasyon merkezleri ve yapılan afet gönüllüleri gibi çalışmalar neden zihin depremi için düşünülmez? Çünkü zihin kirlenmesinin olası etkileri henüz hesaplanamıyor. Bu hesabı yapabilsek hummalı çalışma başlayacak. İşte bu noktada, bu hesabı bilen, dünyayı kurtarmadan kendisini kurtaramayacağını gören gönüllüler aranmalıdır. Zihin depremi yaşatılan insanların yoğunlukla nerelerde yaşadıkları ile ilgili haritalar ve insanları koordine etmek için neler yapılacağından daha önemlisi ise bu çalışmalar için gönüllülerin nerelerden temin edileceğidir.
Önce kendimi düzelteyim, hayatımı kurtarayım diyerek, dünyayı kurtarmadan kendisini kurtarmayı düşünenler, dünya kurtulmasa da, kendisinin kurtulacağını zannedenlerdir. Kendini kurtardıklarını zanneden bu insanlar hangi dünyada yaşıyorlar acaba! Yeniden hatırlatmakta fayda var: Bu dünya bizim memleket. Dünyayı kurtarmak ise memleket meselesidir.
Dünyayı kurtarmaktan kendini kurtaramayan bizler, ne yapılacağını ortaya koyuyoruz: Herkes zihin bahçesini temizlemeye başlasın. Çünkü çöp arabasına ihtiyaç yok. Kirlenen zihnimiz ama asla zihniyetimiz değil. Zihin bu zihin! Temiz olan geldiğinde kirden eser kalır mı? Zihnimizde, kendimizi kurtarmaktan vazgeçebilirsek, dünya da kurtulmuş demektir. Bu ise hayatı kurtarmakla değil, hayatı ortaya koymakla gerçekleşebilir. Ortada hayat var, yandan geç.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



