Cennetmekan II. Abdülhamit'ten sonra fikir ve projeleri ile İslam dünyasına ümit olan Şarkın son dehası, üçüncü Abdülhamid'i, 21. yy 'ın gerçek lideri Hocamızı Rahmet-i Rahmana uğurladık. Dünyadan bir yıldız kaydı. Rabbim Rahmet eylesin.Ailesine,camiamıza ve tüm İslam alemine baş sağlığı diliyorum.
20. Yüzyıl, İslam tarihinde karanlık bir asır olarak adlandırılacaktır. Osmanlının yıkılması ile sahipsiz kalan ümmet 100 yıldır buhran içerisinde, büyük bir sıkıntı içerisindedir. Dünyada ve ülkemizde Müslümanlar 100 yıldır hep ezilmiş hep horlanmıştır.
Bu karanlık çağın aydınlatılması için Hasan el Benna'lar, Seyyid Kutuplar,Mehmet Akifler, Bediüzzaman Said-i Nursiler, Süleyman Hilmi Tunahanlar, Necip Fazıllar,Nakşiler,Kadiriler her türlü ismini sayamadığım İslam alimleri ve manevi önderler büyük hizmetler yapmışlardır.
Yapılan tüm bu güzel hizmetleri cemaatten devlete geçirmek için 1970'ler de Hocamız çok önemli bir mücadele başlatmıştır. Manevi alanda Hocası Mehmet Zait Kotku Hz nin emri ile ülkesine dönerek Ülkemizde ağır sanayi hamlesini başlatan yüzlerce fabrika kurarak milletimizi Avrupa'ya ekonomik kölelikten kurtarmaya çalışmış ve tüm engellemeler karşısında, yine büyüklerinin işaret ve isteği ile siyasete giren hocamız ,doğruyu hakim kılmak için mücadele ederek Müslümanlara kurtuluş ümidi olmuştur.
Kurduğu partilerle Müslümanların siyasette ve devlette etkin olmasını sağlamıştır. Sadece siyasette değil ticarette,sanayide,Eğitimde etkin şahsiyetler ve dava adamları yetiştirmiştir.
Küfrü iyi tanımış, Siyonizmi iyi tahlil etmiş ve oyunlarını tahlil ederek karşı planlar, projeler üretmiştir.
Müslümanların hep birlik olmasını,teşkilatlı olmasını istemiş bu yolda MÜSİAD'ı, ASKON'u, Memur-SEN'i,MGV'yi,AGDyi,ÖĞDER'i,TEK-DER'İ,ESDER'i,HUDER'i,İHH'yı,
Deniz Feneri'ni, Cansuyu'nu kurdurmuştur. Burada ismini sayamadığım yüzlerce sivil toplum teşkilatını kurdurarak teşkilatlı olmayı ve güçlü olmayı istemiştir. "Bu kuruluşları amaç edinmeyin, Hakk'a araç edinin. İyiyi, doğruyu, güzeli ve en önemlisi Hakkı hakim kılmak için çalışın" dediğine onlarca kere şahidim.
Yaşadığı dönemde milyonlarca insan yetiştirmiştir. Evde bile İslam'ın anlatılmaya korkulduğu bir ülkede İslam'ı Meclis'e ve yönetime taşımayı başarmıştır. Bir zamanlar üniversite de namaz kılanlar parmakla gösterilirken 40 yılda gelinen noktayı hep beraber görüyoruz.
İktidarında herkesimi kucaklamış herkese merhem olmak için gecesini gündüzüne katmıştır. Her türlü muhalefete rağmen dünya Müslümanlığına da derman olabilmek onları da zilletten kurtarmak için D8 Projesi ile dün ezilmişlere ümit olmuştur.
Hakkında çok iftiralar atılmış, çok yalanlar söylenmiş, haksız karalamalar yapılmıştır. O hep Erbakan cephede mücadele ederken ayağına batan dikenlerle uğraşmaz deyip susmayı tercih etmiştir.
Hep sade olmuş. Kalp kırmamış ve hep nazik olmuştur. Kendinden çok küçüklere bile beyefendi, bey diyerek tevazu'nun ve nezaketin timsali olmuştur.
Hiçbir zaman işbirlikçi olmamıştır. Hep dik durmayı yani izzeti ve şerefi seçmiştir. Zalime hep hasım, mazluma hep dost olmuştur. Gerektiğinde Bosna'da gerektiğinde Çeçenistan'da olmuş hiçbir zaman zalimin elini mazluma karşı sıkmamıştır.
Hiç davasından dönmemiş hep istikamet sahibi olmuştur.40 yıl önce ne diyorsa ve neyi savunuyorsa hep onu savunmuştur. Dün dündür bu gün bu gündür hiç dememiş, her zaman doğruyu ve hakkı savunmuştur. Hiç gömleğini çıkarmamış giydiği gömleği son nefesine kadar çıkarmamıştır.
Siyaseti hep davası için yapmış makama mevki'ye satılmamıştır. Siyaseti Allah rızası için ibadet için yapıyorum diyerek hep dava adamı olmuş her türlü engelleme ve hilelere rağmen hiç yolundan sapmamıştır.
Defalarca Partisi kapatılmış, cezalar almış, hapisler yatmış zerre taviz vermemiş hiç yılmamıştır. Hep hedef sahibi olmuş hep insanlığın kurtuluşu için çareler aramıştır. Siyaset yasakları konmuş ev hapsine hücre hapsine alınmış hep gülmüş hep mücadele etmiştir.
Hocam söz veriyoruz. Senin başlattığın bu mücadeleyi senin gibi nefesimizin sonuna kadar savunacak ve davanı hakim kılmak için mücadele edeceğiz. Ayrılığa düşmeden, değişmeden ve dönüşmeden senin burçlara dikmek için yılmadan savunduğun Milli Görüş davanı senin savunduğun ve ortaya koyduğun ilkelerle sonuna kadar savunacağız.
Al-i İmran Suresi 185 te "Her canlı ölümü tadacaktır." Rabbimizin fermanı gereği sen öldün ama mücadelen ve davan yerde kalmayacak. Kıyamete kadar devam edecektir.
Biz şahidiz ki sen görevini yaptın, taşıman gereken yükü her şart ve zeminde taşıdın; bizde bu dava taşını gediğine koymak için yılmadan çalışacak, zamanı ve saati geldiğinde bu dava taşını gediğine Allah'ın izni ile koyacağız.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



