milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Dua bilinci...

21 ŞUBAT 2009
CMT 00:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sıkıntılarına çare arayan insan, onu gerçekten bulmak istiyorsa, çözümü nerede ve kimde arayacağını ve yardımı kimden isteyeceğini de çok iyi bilmelidir. Yani başka bir ifade ile imanına şirki karıştırmamalıdır. Dolayısıyla zor duruma düştüklerinde kırk yerden medet uman insanlar tevhidi tam anlamıyla idrak edemezler. Yüce Allah'tan başkasından medet umanların tutundukları dallar er ya da geç mutlaka ellerinde kalır. Malına mülküne, makam ve mevkisine güvenerek dünyada bir güç sahibi olduğunu iddia edenler, varsın o geçici oyuncaklarıyla avunup dursunlar. Onlar da bir gün boyunlarını bükmeye mecbur kalırlar. Ankara'da dayısı olanların, falanca yerde hatırı olanların sermayeleri de bir gün mutlaka tükenir. Diğer taraftan Yüce Allah'a güvenen kimse, hiçbir zaman yolda kalmaz, hayatın zorlukları karşısında tevekkül etmenin avantajını yaşar. Onun bütün işlerini Mevla'sı görür.

Tüm dertlere derman verecek olan yalnızca Yüce Allah'tır. Bu hakikat idrak edilmeksizin bir çözüm arayışına girilmişse, çözüm yanlış bir mecrada aranıyor demektir. İstisnasız her işin Yüce Allah'tan olduğunu, O'nun istediği zaman her şeyi düzeltmeye muktedir olduğunu idrake çalışarak sıkıntı ve dertlere karşı bir korunma mekanizması oluşturabiliriz. Formül çok basittir; Yaratan isterse her şey olur, istemezse hiçbir şey olmaz. Yüce Allah sevdiği kullarına her zaman yardım etmiş ve onları hiçbir zaman çaresiz bırakmamıştır. O halde tek mesele, Yüce Allah'ın sevdiği kul olabilmenin yollarını bulmaktır.

Yüce Allah'ı nasıl tanıyorsak, o da bizlere öyle muamele edecektir. Dualarımızı kabul eden ve bizim tek sığınacağımız zat olarak yalnız O'nu biliyorsak, er geç dualarımız kabul olunacaktır. Ama eğer bundan bir kuşkumuz varsa; Yüce Allah'ı iyi tanımıyoruz demektir. Yalnız şu var ki bizler dua ederken kendimize dua ettiğimiz gibi başkaları için de dua etmeliyiz. Zira her şeyi kendisi için isteyen bir insanın duası ne derece samimi olabilir ki? Bir tasavvuf büyüğünün şu anlama gelebilecek bir sözü vardır: Biz dua ederken "Allah'ım" diye yalvarıp yakarıyoruz. Eğer Yüce Allah her an bize "Buyur kulum" demeseydi biz bir sefer bile O'na "Allah'ım" diyemezdik. Yüce Allah bizi duaya davet ettiği için biz dua edebiliyoruz. Duaya cevap vermeyecek olsaydı zaten duayı yaratmazdı. Bu konuda Yüce Allah Kuran-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: "Kullarım, beni sana soracak olurlarsa, gerçekten de ben pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin çağrısına cevap veririm. Öyleyse onlar da bana cevap versinler ve bana inansınlar ki doğruya erişsinler." (Bakara Suresi Ayet 186)

Elbette günahlardan sakınma ve ilahi emirlere itaat etme hassasiyeti olamayan bir gönülle yapılan dualar makbul olmayacaktır. Şair Saib divanında şöyle söyler "Elde tesbih dudakta tövbe kalb ile günahların şevk ve muhabbeti ile dolu olursa, o masiyet ve günahlar kişinin tevbe ve istiğfarı ile alay ederler." Ihlas ve samimiyet duyguları ile dua eden kişiye mutlaka Cenab-ı Allah yolunu gösterecek ve ona dünyanın geçici değerlerinin kıymetsiz olduğunu, asıl kıymetli olanın ahirette işimize yarayacak değerler olduğunu öğretecektir.

Biz bu dünyadaki alkışların, övgülerin hakikatte ne kadar değersiz, ucuz şeyler olduklarını anladığımızda gerçek kıymetleri de o zaman daha iyi idrak ederiz. Neml suresi 36. ayet-i kerimesinde şöyle buyrulmaktadır: "Elçiler hediyelerle Süleyman peygambere geldikleri zaman Süleyman peygamber onlara dedi ki: 'Sizler bana maddi yardımda mı bulunacaksınız? Hayır, Allah'ın bana verdiği size verdiğinden daha hayırlıdır. Siz bu hediyenizle sevinip övünebilirsiniz." Hz. Süleyman peygamber bir gönül zengini iken elbette kendisine verilen hediyeler ile mutlu olup sevinecek değildi. Zira kendisine verilmek istenenler, kendisinin sahip oldukları yanında hiçbir değere sahip değildi. Burada şunu hatırlatmakta fayda vardır ki her ne kadar Hz Süleyman maddî zenginliği ile maruf bir peygamber olsa bile, onun peygamberlik vasıfları ve üstün ahlakı hakikatte sahip olduğu zenginliklerle kıyaslanamayacak derecede daha kıymetlidir.

Bir insana merhamet, hilm, uysallık, iyi niyet, kibar muamele ve birçok iyi huy ve iç güzelliği verilmişse, o insanın yalancı dünyanın sultanlarının hediyelerine dönüp bakmaması gerekir. O gelecek olan dünyalık hediyelere kafasını meşgul eder de Yüce Allah'ın en büyük lütfu olan sevgisinden mahrum kalırsa işte o zaman en büyük ziyandadır. Bizler mademki Yüce Allah içiniz, her işimizin Yüce Allah ile olması icap eder. Yüce Allah bize dünyada ve ahirette istediklerimizi verse de vermese de bizim O'ndan yüz çevirmeye hakkımız yoktur.

Bu konuda Hüseyin Hatemi Hoca şöyle öğüt verir: "İhtiyaçlarımızı, dileklerimizi; Erhame'r-râhimîn olan Allah'a açalım. Dua etmek için vasıtaya muhtaç değiliz, rahmet tecellileri için değil... Allah tarafından sevilebilmek için Resul-i Ekrem'i, Ehl-i Beyt'i, önceki peygamberleri sevmemiz gerekir." (Köprü Dergisi, İnsanlık ve Sevgi Dini İslâm, Güz, 95, sayı 52) O halde gelin daha fazla duamızı ertelemeyelim. Şimdi dua zamanıdır. Birbirimiz için ve kendimiz için dua edelim. Noksanlarımızın tamamlanması, halimizin ıslahı ve tüm sıkıntılarımızın çaresi için Yüce Allah'a yalvaralım. Yüce Allah cümlemizin dualarını kabul buyursun, bizleri peygamberlerin ve velilerin yolundan, onların sevgisinden ayırmasın inşallah.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 21.02.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: sure, ayet, dua,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • etkilendim

    etkiledim çünkü insanımız dua konusundaki hassasiyetini kaybetmiş.Hatta günahsız ağızlardan dua istemeyi adeta kendine zul sayar hale gelmiş.

    Bu yazı fevkalade faydalı oldu.

    gulecibrahim | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 24 Şubat 2009 09:15

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Aydın Başar

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Tek başına bir ümmet
    2. Yahyalılı İpek Hoca
    3. Soğuk sandalyeden sıcak yer sofrasına
    4. Muhterem Erbakan Hocamız
    5. Kur'an'ı anlamak...
    6. Ulvi dava, süfli davet
    7. Felsefe çukuru
    8. Cihatsız İslam olmaz
    9. İçinizdeki mücahidi uyandırın
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. Şems-Mevlana buluşması...
    2. Dinler arası diyalog...
    3. Namaz kılmayan çocuk
    4. Öteki Said-i Nursi...
    5. Muhterem Erbakan Hocamız
    6. Rep ve kolbastı
    7. Felsefe çukuru
    8. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    9. İsmet Özel’in derdi ne?
    10. Felsefi argümanlarla dini savunmak
    1. İslâm, demokrasi ve Bediüzzaman
    2. Dava bilinci...
    3. Rep ve kolbastı
    4. Cihatsız İslam olmaz
    5. Kabak çiçeği ve gonca gül
    6. Dua bilinci...
    7. İman tazeleme saati
    8. Halime Ana Hastanesi
    9. Şems-Mevlana buluşması...
    10. Amin buyur Sultanım
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek