Afganistan'da iki gün önce 12'si çocuk ikisi kadın 14 kişi NATO bombardımanıyla katledildi. Bu saldırı NATO'nun sivillere karşı gerçekleştirdiği ilk katliam değil. 2001 yılından beri Afganistan'da gerçekleştirilen her saldırıda siviller vuruldu. Her defasında aynı şey söyleniyor: Yanlışlıkla oldu.
Pepe Escobar, Asia Times'da, geçtiğimiz hafta Londra'da ABD Başkanı Obama'nın İngiliz Başbakan David Cameron ile mangal partisi yaparken, NATO'nun da birkaç saat önce önceki 130 kişiye ek olarak 19 Libyalı sivili daha mangala çevirdiğini yazmış. ABD ve müttefiklerinin gerçekleştirdiği katliamlar için mangal metaforu geliştiren Escobar'ın bu benzetmesi İslam dünyasının tüm beldelerine uyarlanabilir.
Fosfor külleriyle ateşler içinde kalan Gazzeli ile kimyasalla zehirlenen Felluce'nin kaderi de aynı katili de. Kandahar'da yakılan çocuklar ile Misrata'da parçalanan kadınların da... İsimleri Ahmet, Hatice, Abdullah olan bu insanların 'yanlışlıkla' toprağa gömülmesi ancak bir 'özür' gerektiriyor. Özürle insanların ruhlarına hakaret ediyor katiller. Sanki insan öldürmemiş gibi davranıyorlar. Öyle ya, onlar için Abdullahlar, Haticeler, Ahmetler, Süleymanlar insan değil. Eğer bu insanlar kendileri gibi 'medenileşmiş' olsaydı kaderleri böyle olmazdı. Türlerin doğal seleksiyonu... Zayıflar yok olur, güçlüler ayakta kalır.
"Libya ve Afganistan'ı bir an için unutun. Dünyanın en güçlü adamı (Obama) Başbakan Cameron ile ilk ortak burgerlarını ürettiler." İngiliz gazetesi Daily Mail Obama-Cameron ikilisini övmek için kullandığı bu ifadelerle aslında çok şey anlatıyor. Eğer Gazze'de, Misrata'da, Sana'da, Kabil'de, Kandahar'da, Felluce'de, Bağdat'ta ve daha onlarca İslam beldesinde yüzlerce, binlerce, onbinlerce, yüzbinlerce Müslüman öldürülmeseydi ve hâlâ öldürülmeseler, ne Obama ne de Cameron bir araya gelip mangal partisi yapamazlar. Çünkü onların refahı, güvenliği, mangal partisi ancak Müslüman dünyanın yokluk içinde kan revan içinde kalmasına bağlı. Çünkü onların hak anlayışı güce dayanır ve güce dayandığından onlar için ancak öldürmekle ayakta kalınabilinir, yaşanılabilir.
Şimdi yeni planlarlarla daha fazla kan akıtmak için hazırlanıyorlar. Ortadoğu'ya monte ettikleri kan emici diktatörler sallanınca, bu kez yedekteki planlarını ortaya koydular. Güney Afrika'dan, Kolombiya'dan getirdikleri paralı katillerle daha fazla kan akıtacaklar. Bir yandan Libya'da, Suriye'de değişim çağrısı yaparken, diğer yandan Suudi Arabistan'da, Bahreyn'de, Birleşik Arap Emirlikleri'nde değişimi önlemek için ağır makineli katiller gönderiyorlar.
Onlar en yüksek teknolojiyle üretilmiş ölüm makineleriyle milyonlarca çocuğu, kadını, erkeği toprağa gömdü ama döktükleri kan banyolarında boğulacaklar. Kandahar'da, Felluce'de üzerlerine fosfor külleri atılırken mangal partisi yapanlar bir gün elbet, elbet bir gün döktükleri küllerin altında kalacaklar.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



