milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Dönüşüm paradigması

25 OCAK 2011
SAL 01:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Yeni Dünya Dergisi, bu ayki kapak dosyasında "Dizilerin toplumsal hayatı nasıl etkilediği, toplumda nasıl dönüşümler meydana getirdiği ve dizilerin sosyal hayattaki yansımaları" üzerine bir konuyu gündeme almış. Bu konuyla ilgili olarak teveccüh gösterip bendenizi de aradılar ve görüşlerimizi sordular. Bildiğiniz gibi, televizyonların, televizyon programlarının ve dizilerin toplumsal yapıdaki deformasyonu ile ilgili olarak en çok kalem oynatan kalem erbabından birisiyim. Eğer daha teferruatlı bir sosyal araştırma yapma imkanı olsaydı, televizyonların hayatımıza girdiği 1990'lı yıllardan itibaren toplumsal yapımızdaki dönüşümler, sosyal hayatımızdaki deformasyonları tüm çıplaklığıyla göz önüne serilebilirdi. Zira, özel televizyonların hayatımıza girdiği günden beri, ne yazık ki, bir "toplumsal dönüşüm projesi" uygulanıyor. Bu projenin amacı, sosyal hayata katılmayan, dünyayı sadece "televizyon penceresinden" ve izlediği programlardan, dizilerden yorumlayan bir insan prototipi oluşturmak.

Televizyonların toplumsal yapıyı ve zihni melekeleri nasıl dönüştürdüğünü anlatmak için çok çarpıcı bir örneğimiz var. Hatırlarsanız, 1980'li yıllarda TRT'nin tek televizyon olduğu dönemlerde yılbaşına bir hafta kala ilginç bir tartışmamız olurdu. "TRT ekranına dansöz çıksın mı çıkmasın mı?".... Özel televizyonlar yayın hayatına girdiğinden beri bu tartışma sona erdi. Çünkü, artık her televizyonun kadrolu dansözü, her programın kendisine özel kadrolu dansözü ortaya çıktı. Yetmedi, insanlarımızın zihinlerini ve ahlakını dibine kadar dejenere etmek için dansözstar yarışmaları organize ettiler. Bu zihniyetin izdüşümü, bugünlerde Yok Böyle Dans yarışmasıyla insanları dejenere etmek için yoluna devam ediyor.

Aslında medyanın temel işlevi, bilgilendirmektir, enforme etmektir, insana bilgi vermektir. Ama, Türk televizyonculuğunu kurgulayan zihniyet, ekranlarımızı sonuna kadar "eğlence" anlayışıyla ele alıyor.

Programlar, diziler, yarışmalar, belgeseller bile eğlence amacıyla ortaya konuluyor.

Dizileri ele alın... Hangi diziye bakarsanız bakın, senaryolarının, karakterlerinin hayattan kopuk, gerçekleri yansıtmayan, toplumsal hayatın fersah fersah uzağında ve Türk aile yapısının hiçbir unsurunu sergilemeyen bir formatta kurgulandığını göreceksiniz.

Sanki, bu dizileri yazanlar, özellikle ahlak ve maneviyatı dejenere etmek için özel olarak kalem oynatıyorlar. Konuları berbat ve sakil.... Konuları, ahlaksız ve pejmürde...

Bu dizileri izleyenler, zannedebilirler ki, Türkiye'de sosyal hayat, Amerikan hayat tarzıyla tamamen eşitlenmiş, hayatı tamamen dünyevileştiren anlayış toplumun tüm katmanlarına egemen olmuş. İnsanlar bencil, hedonist, günü yaşayan, nerde akşam orda sabah anlayışıyla gayri meşru ilişkiler toplumun tüm kılcal damarlarını esir almış.

Aslında böyle bir şey yok.... Bu toplum, bu diziler ne kadar dönüştürmeye uğraşsa da ahlaksızlığı kabul etmiyor, ahlakı yok etmek için uğraşanlara karşı çıkıyor.

Zaman zaman bu noktada RTÜK'e yapılan şikayetlerden bunu anlayabiliyoruz.

Ama, maalesef bu toplumun öteden beri gelen bir isyan kültürü yok. Neye nasıl mühadale edebileceğini, hangi olaya nasıl tepki vereceğini, nasıl isyan edeceğini bilmiyor.

Dolayısıyla birbirinden rezil bu dizileri, programları, yarışmaları ekranlara getirenlere yönelik olarak bir "protesto zemini" geliştirilemiyor.

Ve maalesef, insanımızı materyalist bir anlayışla kurgulayan bu televizyonculuk mantığı, törpüleye törpüleye insanımızın ahlakını yok etmeyi başarıyor.

Ne olacak bu dönüşümün sonu?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 25.01.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: televizyon, program, dizi,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nedim Odabaş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Vehbinin kerrakesi
    2. Anayasa yazım süreci
    3. Rıza üretmek
    4. Küresel emperyalizm
    5. Kalkıp mum yakmak
    6. Tiyatroların özelleştirilmesi
    7. Kanaat ve kriz
    8. Gençlik dizileri
    9. Kavram kargaşası
    10. Kelebek etkisi
    1. Adalet nedir?
    2. Magazin nedir?
    3. Toplumsal dönüşüm
    4. Boş programlar
    5. Hacı
    6. Safi güzellemesi
    7. Ele verir talkını…
    8. Nasılsınız?
    9. Star üretemedik alaturka verelim
    10. Türkiye’nin gücü (!)
    1. Edepsizlikte sınır yok!
    2. Dejenerasyon
    3. Toplumsal çürüme
    4. Adalet nedir?
    5. Zonguldak konferansımız
    6. Türkiye’nin gücü (!)
    7. Kirli reyting sarmalı
    8. Krizi geçiştirmek
    9. Ekran kirliliği
    10. Konjonktür medyası
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek