Hesap basit... Siyaset ve silah ekonominin üzerinde duruyor. Yaşamak, para ile ve para için değil mi?
Ekonomi, yeniçağın bütün putlarından üstün bir put değil mi?
Yollar sağdan da soldan da paraya çıkıyor. Silah o, güç o, gaye o, renk o, medeniyet zaten o...
Kimin elinde ise para, o konuşuyor. Cebinde para olan ayakta duruyor.
Dün de böyleydi bugün de...
Savaşların, işgallerin başka bir nedeni var mı? Aileden mabede her yerin ağası o.
Bankalar köşe başında, bankaların kartları da parmaklar arasında. Banka; faturadan ekmeğe her yerde her şeyde!
Tarlada biten bankada yeniyor. Terzide üretilen orada giyiliyor. Tezgâh orası, ekmek teknesi orası.
Madem hayat gerçeği böyle oldu; o zaman hesap basittir.
Bizim için iyi şeyler düşünmeyen düşmanımız, insanlığın düşmanı, peygamber katillerinin bize sattığı tohumlardan üretilen domatesleri tüketmeyebiliriz. Domatessiz yaşam olmaz mı?
Zor mu, 'Bu domates tohumu nereden?' diye sormak?
Kısırlaştırılmış, genleriyle oynanmış domatese mahkûm muyuz?
Domatesi basit görmenin anlamı yok. Bir günde kaç sofrada ne kadar domates tüketiliyor? İlaç mı bu, alternatifi nasıl olmaz?
Büyük laflar edecek yerde küçük bir domates salatasından başlasak ya!
Onlar bizi kısırlaştırılmış domatesleriyle salçaya dönüştürmeden, biz onların domatesini tezgâhta bırakabiliriz?
Domates işi zor değil. Zor olan, yapmayacağını konuşmaktır.
Yapabileceklerimizi yapalım, domatesle başlayalım.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



