milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DAVUTOĞLU: SURİYE'YE HERKES SEYİRCİ KALSA BİLE BİZ KALMAYACAĞIZ
  • ÇAY TANSİYONU DÜŞÜRÜYOR
  • TÜRKİYE GÜNEŞ ENERJİSİNDEN 96 MİLYON DOLAR TASARRUF SAĞLIYOR
  • YURTKUR'DAN SENETLERE İÇİN EK SÜRE
  • YILDIRIM: TCK DEĞİŞTİ, UYGULAMALAR ŞAŞIRTIYOR
  • OKULLARDA CEZA DEĞİL, İDARENİN HABERDAR OLMASI ENGELLİYOR

Dil ve edebiyat...

17 AĞUSTOS 2010
SAL 03:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Türkçe'nin toplumda, basında doğru kullanılmasına dair çalışmalar günden güne önem ve hız kazanıyor. Dil ve Edebiyat Derneği bu çalışmalara ve Türkçeye bir katkı sağlamak amacıyla kurulmuş. Derneğin çalışmaları arasında aylık olarak bir dergi yayınlamak da var. Derginin basımı, dağıtımı gayet iyi düzenlenmiş.

Ağırlıklı olarak akademisyenlerin isimlerini görüyoruz. Şiir, hikâye gibi edebî ürünler derginin son bölümlerinde yer alıyor. Böylece dergi, akademik ama halka dönük yazılarla Türkçe konusunda bir hassasiyet oluşturmak istiyor. Dergide daha ziyade, eski Türk edebiyatının ürünlerine dair incelemeler, araştırmalar göze çarpıyor. Yazılar, akademik disiplin ile ama günümüz okuruna hitap edecek tarzda kaleme alınıyor.

Her sayıda bu alanda yetkin bir isimle söyleşi yapılıyor. Hakkı Devrim, Doğan Hızlan, Ümit Meriç bu isimlerden birkaçı.

Derginin ilk yazısını genellikle önemli bir akademisyen kaleme alıyor; Hamza Zülfikar, Şükrü Halûk Akalın, Ahmet Bican Ercilasun gibi. Türk Dili ve Edebiyatı alanında hepsi kıymetli bu isimler, aynı zamanda Türk Dil Kurumu'nun da başkanlığı başta olmak üzere hizmetlerini ve çalışmalarını da yürütüyorlar. Bir anlamda Türk Dil Kurumu dergiye hem yazı desteği hem de manevi destek sağlıyor.

Derginin editörlüğünü Kamil Berse yürütüyor. Dernek çalışmasında da önemli katkılar sunan Berse, artık düzenli hale getirdikleri liseler arası hikâye yarışmasını da organize ediyor. Bu yarışmaya büyük bir katılımın olması, Türkçe konusunda güzel bir hassasiyetin liselerde oluşması çalışanların yüzlerini güldürüyor.

Derginin Temmuz sayısındaki söyleşiyi Ümit Meriç Hanımla gerçekleştirmişler. Dikkatle ve keyifle okudum. Merhum Cemil Meriç'in kızı Ümit Meriç Hanım tecrübelerinden kendi tahsil dönemine, üniversite öğrencileri arasında Türkçenin durumundan babasının bazı tecrübelerine kadar geniş bir alanda bilgisini, görgüsünü okurla paylaşıyor.

Bir anlamda, kendi nesli, yetişme tarzı, aldığı eğitim, Türkçe konusundaki kültürü, bilgisi, görgüsü ile bugünün şartlarını kıyas etme imkânı sunuyor. Babası Cemil Meriç'in kendisine katkısını ise satır aralarında daha net görüyoruz.

Türkçe üzerine yapılan bu önemli söyleşide, Meriç, Fransa'daki durumla bizim durumumuzu da karşılaştırıyor, dilin geçirdiği değişim bakımından. "Benim özellikle Fransa'da müşahede ettiğim bir durum var; argolaşmanın başladığını görüyoruz. Ben babamdan 19. yüzyıl Fransızcasını öğrendim, Zolaları, Balzacları, Hugoları okuyarak Fransa'ya gittim. Fakat, Paris'te gündelik kullanılan dile, kelimelere fevkalade yabancı olduğumu hayretler içerisinde müşahede ettim." Paris'le İstanbul sokakları arasında bir fark yok. Edebî eserlerin diliyle sokağın dili bir biriyle uyuşmuyor. Reşat Nuri'nin, Refik Halit'in, Halit Ziya'nın Türkçesini İstanbul sokaklarında duyamıyoruz elbette. Tabii, sokağın dili daima argoya kaçar, Parisle İstanbul'da halkın dili ortaktır, aynıdır.

Meriç, "Üniversitede hocalık yaptığım yıllarda annemin kelimeleriyle konuşurdum" diyor. Ancak, bu kelimeleri, Meriç'in dilini öğrenciler anlamaz. Tabii annesinin ve kendisinin tahsil ve kültür hayatı son derece yüksektir. Dil devrimine getirilen eleştirilerin başında, nesiller arası, -dede ile torun hatta baba ile oğul- iletişimi ortadan kaldırması gelmektedir. Bir bakıma Meriç, bu durumun canlı tanığıdır. Onun annesinden devraldığı dil, üniversite öğrencileri arasında dahi maalesef karşılığı olmayan dildir. Üniversite kendini o dile, o kültüre çekmez, o dilin kendine inmesini ister.

İstihsal kelimesini annesi, kendisi gündelik dilde rahatlıkla kullanmışlar, ancak üniversite çevresinde bu kelimeye herkes bir yabancı gibi yaklaşmaktadır.

1980'e kadar direnir ve istihsali kullanır Meriç. Bundan sonra ise herkesin konuştuğu dile inmek mecburiyetinde kalır, üretim, der.

Meriç, dil terbiyesini ve görgüsünü Ahmet Cevdet Paşa ile geliştirmiştir. Onun cümleleri için, "muhteşem bir imparatorluk dilidir, imparatorluğun ikindi sonrası güneşinin güzelliğidir" der. Ahmet Cevdet Paşa'nın dili, eserleri üzerinde yıllarca çalışan Meriç, bu güzelliği bütünüyle benimsemiş.

"Tezimin birinci baskısında ben Cevdet Paşa'nın ifadelerini tırnak içinde muhafaza ettim. İkinci ve üçüncü baskısında dışardan tazyikler başladı. Baskı kelimesini kullanmayayım. Ve ben dördüncü baskıda maalesef Cevdet Paşa'nın o muhteşem üslûbunu sıradan bir üniversite öğrencisinin okuyabileceği ve anlayabileceği köksüz, kokusuz, ıtırsız, ışıltısız ve hakikaten Cevdet Paşa'nın ruhaniyetinden özür diliyorum bir tikçikler deposu haline getirdim."

Türkçenin yaşadığı bu tarihî süreç, devletin, milletin, ülkenin yaşadığı, halen yaşamaya devam ettiği süreçtir. Günden güne imparatorluğun güneşinin gölgesi üzerimizden kalkmakta, yerini akşamın karanlığına terk etmektedir.

Dil ve Edebiyat dergisinin dilimize nice hizmetler, katkılar sunması hepimizin arzusudur.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 17.08.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: edebiyat, biyografi, peygamber,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Osman Toprak

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Veda ve vade
    2. Ayraç iyi yolda
    3. Bir şair birdenbire...
    4. Ezber bozmak
    5. Tarih, dil ve kültür
    6. Meseleyi âkil adamlar mı çözecek?
    7. İfade özgürlüğü
    8. Referandumu kim kaybetti?
    9. Bayram, kullardan olmaktır...
    10. Olanda hayır vardır!
    1. Öğrencileri niçin affedelim?
    2. 2. Abdülhamit’in Namık Kemal düşmanlığı
    3. Tarihe yeni bir hamle: Erhan Afyoncu
    4. Selçuklular, Ermeniler, Haçlılar
    5. Darendeli Osman Hulûsi Efendi
    6. www.dunyabizim.com
    7. Kör siyaset, dünya görüşü ve lise edebiyat kitapları
    8. Türk bayrağı ve İslâm
    9. İlkel ve barbar diller; çağdaş ve modern diller
    10. Bir Yahudi’nin gözüyle Türkiye
    1. Yeni dönem ve seçimler
    2. Millî mutabakat
    3. Darendeli Osman Hulûsi Efendi
    4. Galatât sözlükleri
    5. Sahte dinciler
    6. İran Türkiye oldu!
    7. Karanlığı kim yaracak?
    8. Hani dış güçler yoktu!
    9. www.dunyabizim.com
    10. Türk düşüncesinde irtica!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    2. İrtica.org kuradan çıktı
    3. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    4. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    5. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    6. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    7. İktidar savaşı
    8. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    9. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
    10. Derin savaş
  • Diğer

    1. Davutoğlu: Suriye'ye herkes seyirci kalsa bile biz kalmayacağız
    2. Çay tansiyonu düşürüyor
    3. Türkiye güneş enerjisinden 96 milyon dolar tasarruf sağlıyor
    4. YURTKUR'dan senetlere için ek süre
    5. Yıldırım: TCK değişti, uygulamalar şaşırtıyor
    6. Okullarda ceza değil, idarenin haberdar olması engelliyor
    7. 40 ayrı adrese şafak operasyonu!
    8. Kar nedeniyle İDO seferleri iptal oldu
    9. Yunanistan acı ilacı içmek üzere
    10. 2011'de 10 bin 822 milyoner daha
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    3. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
    10. Derin savaş
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Haniye İran'a gidiyor
    3. İstifa eden başkana tutuklama
    4. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    5. Sinemanın Ankara'sı
    6. Humus'ta kan durmuyor
    7. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    8. Polonya'da 62 ölü var!
    9. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    10. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek