Gazze olayları sırasında Venezüella'nın, İsrail büyükelçisini kapı dışarı etmesine hepimiz hayran olduk. Onlar fazla konuşmuyorlar, iş yapıyorlar.
Bugün de başka bir haber duydum. Ekvator Lideri Correa, uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili çalışmalara yapılan yardımı askıya alan ABD Gümrük Ateşesini, kovmuş. Ondan 48 saat içinde Ekvator'u terketmesini istemiş. Ayrıca ona, "küstah ve ahmak" demiş. "Ekvator'a sömürgesiymiş gibi davrandığını" da ilave etmiş. Uyuşturucu ile mücadele fonlarının devamı için, ABD narkotik polis şefinin Washington tarafından belirlenmesini istediği için yapmış bunları.
"Kirli paranız sizde kalsın, bizim onurumuz var" diyor.
iş uyuşturucu işi olunca bir sürü ayrıntı da gizlidir bunda ama Amerika'nın itirazı, sadece bu işin bir ay önce olduğuna ve Ekvator'la görüşeceklerine dair bir açıklamadan ibaret.
***
Chavez'le başlayan, Morales'le Lulay'la ve kadın başkan Baçhalet'le devam eden bağımsızlıkçı liderler hareketi, yaptıkları ilk toplantıda söyledikleri gibi, Avrupa Birliği vari bir birleşmenin oluşması için elli sene bekliyemeyeceklerini söylemekle başlamıştı. Gerçekten de, çok çabuk oluşan ve meyva veren bu hareket, bilhassa şimdi, ABD'nin korkulu rüyası haline geldi.
***
Chavez'le ilgili bir belgesel izlemiştim. Orda Chavez'i iktidardan devirmek isteyen oligarkların gülünç ve küstah çabalarını anlatıyordu. Başlarındaki Carmona, bir oldu bittiye getirerek Hügo'nun sarayına yürüyor, oluşturduğu kalabalıklarla. Saray muhafızları da başlangıçta bu harekete katılıyorlar ama Hügo'yu seven fakir halkın, bu oyunu çabuk sezerek ve bütün TV'ler, karşı devrimcilerin elinde olduğu halde, saray kapısına dayanmasıyla, hikâyenin sonuna geliniyor. Saray muhafızları, sonunda karşı devrimcilere karşı Hügo taraftarlarıyla birleşiyor ve onları orda, burda, bodrumlarda, odalarda, sokakta, evlerde yakalayıp tutukluyorlar.
Şimdi artık eski "bağımlılık siyaseti" GüneyAmerikalı liderler sayesinde tarihe karışmış görünüyor, hatta buna "demode" olmuş da diyebilirsiniz. Güney Amerikalı liderler, aralarında savunma paktlarını, ortak pazarlarını (IMF'siz) oluşturma yolundalar. Ha, unutmadan söyliyeyim.
Chavez'in iktidardan indirilme sebebi neydi derseniz, petrol gelirine halkı da ortak etme, yani petrollü millileştirme, daha sonra da petrol yönetiminden eski işbirlikçileri alma girişimiydi.
Bu yüzden de dik durmak deyince akla, panellerde esip savurmaktan ziyade, bağımsızlıkçı politikalarına güvenerek, gerektiğinde sömürgecileri kapı dışarı etme anlayışı geliyor. Yoksa bağır çağır ama sonuçta istihbaratın, askerî havaalanın, onlarla ortak olsun; topraklarını sat, fabrikalarını sat, en strateijik kuruluşlarını sat, Meclis'inde onların dediği olsun, olmuyor işte!
Buna dik durmak değil, Başbakan'ın Obama'ya tavsiye ettiğinin tam tersine dik durmadan diklenmek denir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




