Kaç günlerdir sorup duruyoruz, Davos'taki çıkış iyiydi de daha önce "şunları, şunları, şunları niye yapmadınız" diye.
Türkiye'nin yarısı satıldı. Toprak olarak söylüyorum. KİT'lerinin tamamına yakını satıldı. Bunlardan yığınla işçi çıktı, işsizlik krizi ek olarak arttı. İsrail'in bizden kiraladığı ya da kiralayacağı mayınlı arazi (temizlemek amacıyla sözde) de kendi yurttaşları için doğal besin yetiştireceği ve bizim, genleriyle oynanmış tohumlarla uzun vadeli bir soykırıma tabi tutularak besleneceğimize dair haberler var. Hem de dinî çevrelerde. Şimdi, martta suların dağıtılacağı konsorsiyum bekleniyor. Dicle, Fırat, Ceyhan, Seyhan... Bunların kaynağı da Palandöken... İdare, konsorsiyuma verilince seyredin siz gümbürtüyü!.. Tabii gümbürtüyü çıkaracak olan biz değiliz. Yani olayın çapını belirtmek istiyorum.
Devam edeyim mi?.. Bankalarımız satıldı. Bir tanesi Yunan kilisesinin de ortak olduğu bir Yunan şirketine satıldı üstelik. Kıbrıs'ta tek devlet diye bastırıyorlar. Rauf Denktaş hâlâ çırpınıyor bu gerçeği anlatabilmek, hatırlatabilmek için. Unutmayın, Kıbrıs fatihi Erbakan'dır. Davos fatihi gibi sanal bir fetih de değildir üstelik o, gerçek bir fetihtir.
Tarlalarımıza kota kondu. Kâlû belâdan beri yetiştirdiğimiz ürünlerden artık onlar ne kadar izin verirlerse o kadarını yetiştirebileceğiz. ABfonlarıyla şehirlerimiz yarı yarıya yabancılaştırıldı.
Federasyonlaştırma hazırlıkları bir yandan, güneyimizdeki oluşum (Kuzey Irak) bir yandan, büyük İsrail projesi tam gaz geliştirilmeye çalışılıyor. Yezidiler bile soykırımdan bahsetmeye başladı. Geçenlerde Çerkezler televizyon istiyorlardı. Büyükelçi ve tarihçi Bilâl Şimşek'i dinliyorum geçen gün. Kürtçülük adlı iki ciltlik bir kitabı var. Osmanlı zamanından itibaren bu işin nasıl hince başlatıldığını anlatıyordu. Almanya'da Türk işçilere filmler gösterilip, "Siz Türk olduğunuzu zannediyorsunuz ama siz Kürtsünüz" telkinlerinin, sistematik olarak yıllardır yapıldığını anlatıyordu. Allah büyük. Bakarsınız her şey tersine döner ama siz gene de bilin. Bilenle bilmeyen bir olur mu, denmiş.
Davos "fethi" konusunda birçok şey açığa çıkmaya başladı. İlk günkü heyecan ve şok yatıştıkça daha neler duyacağız bakalım. İşte size çok şaşırtıcı bir bilgi:
Bir İsrailli yazar veya gazeteci. Adı Herb Keinon. Bu Herb Keinon şöyle diyor:
"Başbakan Erdoğan'la görüşen Ehud Olmert'le konuşuyordum. Üst düzey yetkililer Erdoğan'ın ülkede yükselen lâik muhalefet karşısında meşruiyetini sağlamlaştırmak için yüksek profilli bir uluslararası diplomatik başarıya ihtiyacı olduğunu söyledi."
Bu haber TayyipBeyle Olmert'in konuşmasından hemen sonra, yani Davos'tan önce, Jeruselem Post'ta yayınlanıyor.
Şimdi yazının başlığının ne demek olduğunu anladınız mı?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



