milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DAVUTOĞLU: SURİYE'YE HERKES SEYİRCİ KALSA BİLE BİZ KALMAYACAĞIZ
  • ÇAY TANSİYONU DÜŞÜRÜYOR
  • TÜRKİYE GÜNEŞ ENERJİSİNDEN 96 MİLYON DOLAR TASARRUF SAĞLIYOR
  • YURTKUR'DAN SENETLERE İÇİN EK SÜRE
  • YILDIRIM: TCK DEĞİŞTİ, UYGULAMALAR ŞAŞIRTIYOR
  • OKULLARDA CEZA DEĞİL, İDARENİN HABERDAR OLMASI ENGELLİYOR

Devleti olan mafya

21 AĞUSTOS 2010
CMT 05:05

[-] Normal [+]
  • Dünya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Devletleri çeteler mi yönetiyor? Hukuka değil de güce ve asabiyete dayalı devletler neticede çete tarzıyla yönetilen devletlerdir. Türkiye'de uzun yıllar ordu daima kurucu irade olarak algılanmıştır. Hatta "halk mı orduyu oluşturur yoksa ordu mu halkı tanzim eder?" diye tartışmalar yapılmıştır. Yumurta tavuk ilişkisine benzer tartışmalar yaşanmıştır.  28 Şubat'ta ordu politize olunca önce halkın nazarından akabinde de çaptan ve güçten düşmüştür. Türkiye için de zaman zaman "halkı olan ordu" tabiri kullanılmıştır. Bu toplumun militerize olduğu dönemlere rastlar. İttihatçılarla ve darbe dönemleriyle başlayan bir gelişme ve tartışmadır. "Türk halkı doğuştan askerdir" tabiri de bazen bu bağlamda kullanılmıştır. Lakin zamanla dengeler değiştiği gibi kavramlar da değişmektedir. Bugün "halkı olan bir ordu" denilince İsrail akla gelmektedir. İsrail her ne kadar demokratik bir devlet olarak görülse bile bu sınıfsal bir demokrasi türüdür. İsrail veya Yahudiler ABD'yi lobilerle ve kendi ülkelerine de ordu ile yönetmektedir. Siyasetçinin general ve generalin siyasetçi olduğu bir ülkedir. Çünkü nüvesinde ve çekirdeğinde çeteler vardır. Bundan dolayı istese de sivilleşemez. Tarihte ise ordusu olan devlet tabiri Prusya için kullanılmıştır. Tarihte deyim olarak kullanılan Prusya için "devleti olan ordu" denilirdi. Şöyle ki Fransız İhtilâli'nin büyük isimlerinden Mirabeau Kontu (Comte de Mirabeau) Gabriel (1749-1791) şöyle demişdi: "Normal olarak devletlerin birer ordusu olur. Prusya'da ise ordunun bir devleti var." Hitler'den sonra bu denklem değişmiştir. Almanya ordusuyla değil de sanayisiyle temayüz etmiştir. Devleti olan ordu olur da devleti olan mafya olmaz mı? Esasen devletlerle mafya veya eski dilde çeteler iç içedir. Devlet genellikle çetelere hükmeder ve onları yönlendirir. Lakin çeteler devlete yön vermeye başlamışsa orada rejimin şekli değişmiştir. İtalya için de devleti olan mafya tabiri kullanılabilir. Örgütlü gizli yapılara mafya veya çete denmektedir.

'Gladyatör' lakabıyla anılan Cossiga sırlarıyla birlikte giderken arkada bıraktığı mesajlar aslında İtalya'nın devleti olan bir mafya olduğu kanaatini de pekiştiriyor. Ya da bize öyle bir izlenim veriyor. Devletin mafyası bazen mafyanın devleti haline gelebiliyor. 82 yaşında vefat eden Francesco Cossiga, NATO'ya bağlı gizli örgüt Gladio'nun şefi ve "gladyatör" olarak nitelendirilmekteydi. Soğuk savaşın ve sonrasının sırlarını bilen bir liderdi. Cossiga sırlarıyla birlikte giderken giderayak sırlarına yeni bir sır daha ilave etti.  Ölümünden sonra teslim edilmek üzere Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, Başbakan Silvio Berlusconi, Senato Başkanı Renato Schifani ve Temsilciler Meclisi Başkanı Gianfranco Fini'yi hitaben birer mektup bıraktı. Geride bıraktığı mektuplardan akseden sızıntılara göre devletin mahrem sırlarını 3 kişi ile paylaşmış. Şimdi bu üç kişinin kimlikleri merak ediliyor. Hıristiyan Demokratlar ve Merkez Demokratlar Birliği milletvekili olan ve Cossiga'yı yıllardır tanıyan Enzo Carra, eski cumhurbaşkanının karanlık olaylar dahil olmak üzere pek çok sırrı beraberinde götürdüğüne ilişkin yaygın kanaatle ilgili olarak, "Francesco Cossiga'nın beraberinde götürdüğü sırlar varsa, bunun esas itibarıyla onun yıllarca süren siyasi ve kurumsal kariyerinden kaynaklandığını düşünüyorum" diyor.

Belki de Berlusconi gibi Akdenizlilere mahsus sıcak karakterinden dolayı giderayak bazı sırlarını faş etmek istemiş olabilir. Pekala, şanına yakışır bir veda ile bu dünyadan ayrılmak istemiş de olabilir. Bu da giderayak da olsa insanın, şanının kendisinden sonra bu fani dünyada devam etmesini istemesiyle ilgili olabilir. Buna kısaca, tarihe geçme veya önemli adam kabul edilme duygusu da denebilir.  En önemli ifşaatlarından birisi de 11 Eylül'ü MOSSAD ve CIA'nın tertip ettiğini söylemiş olmasıdır.  Gerçekten de mesele komplo teorisi diye geçiştirilmişti. Halbuki, derin devletin dehlizlerinde gezinen ve bilen Cossiga'nın söylediklerine en azından kulak kabartılmalıydı. Elbirliğiyle üzerine yattılar. Esasında Alda Moro ve Papa suikastı gibi meseleler de 11 Eylül'e benzeyen meseleler arasındadır. Moro ölmeden önce bıraktığız mektubunda: "Arkadaşlar beni kurtarabilirlerdi ama kurtarmadılar' diye yakınmış ve serzenişte bulunmuştur. Peki neden kurtarılması için derin devlet harekete geçmemiştir? Makro politikalar için kurban seçilmiş olabilir. Alda Moro belki de Kızıl Tugaylar'a yem olarak atılmıştır. İkiz Kulelerdeki insanların da aynı şekilde geniş bir kurguya alet edilmesi ve yem yapılması gibi. Belki de Cossiga giderayak vicdanını mı aklamak istedi veya Kilise önünde yapamadığını tarih önünde yaparak günah çıkartmak mı istedi? Bilindiği gibi, Alda Moro cinayetinden dolayı istifa etmişti. Cossiga İtalya'da fali meçhullerle ilgili en derin bilgiye haiz olan isimlerdendi. Türkiye'de de 12 Eylül öncesinde çok sayıda fail-i meçhul cinayet işlendi ve keza 1993 ve 1997 yılları arasında benzeri bir dönem yaşandı.  Atilla Kıyat bunun bir devlet politikası olduğunu iddia etti. Aynı dönemin aktörleri ise onu NATO'nun sesi olarak suçladılar.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Dünya bölümü’nde 21.08.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: devlet, mafya, örgüt,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mustafa Özcan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Hakka uğurladığımız dostlar
    2. Rahmetü'l mühdat
    3. İnsanlığın rehberi ve yolun gözcüsü
    4. Profesyonel acemiler!
    5. Türkiye'nin Harkileri!
    6. Dink'i King yapanlar!
    7. Fransız Devrimi'nden Arap Baharı'na
    8. 'Türkleri katleden Ermeni mücahid'
    9. Müslümansanız potansiyel soykırımcısınız !
    10. İki manyak!
    1. Tevrat’taki Obama şifresi
    2. Firavun’un rüyası ve Hazreti Yusuf’un tabirindeki sistem
    3. Açılımın İslami boyutu
    4. Devrimin İslamileştirilmesi
    5. Kürtlerden bağımsızlaşmak!
    6. Ne Musevi ne de Yahudi
    7. Ulusalcılık, liberalizm ve İslamcılık
    8. İleriye bakmak; Apo’yu aşmaktır
    9. 'Çılgın Türkler ve Şeyn Kürtler'
    10. Kırgızistan’da Patrona Halil Ayaklanması
    1. 'Çılgın Türkler ve Şeyn Kürtler'
    2. ‘Komplonun aktörleri’
    3. İşbirlikçilik, ılımlı İslam mıdır?
    4. Hüsnü ile Hasenibir de Livaneli
    5. Amerikan elçisinin hezeyanları!
    6. 'Gaza gelme, İpragaz'a gel!'
    7. Mevzideki adam
    8. Ekran kardeşliğinden Doğan kardeşliğine
    9. Casuslar evi
    10. ‘Zil takıp oynadım’
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Dünya

    1. Nasrallah'tan Suriye rejimine destek
    2. 'Esad çok geç kaldı'
    3. Pentagon 'Suriye' hazırlığında
    4. Onlar hürriyet şehitleri
    5. 'Türkiye ile ortaklık yapacağız'
    6. Bu fotoğraftan 90 dakika önce katliam yaptı
    7. Rusya kısa süreli modern savaşlara hazırlanıyor
    8. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    9. İstifa eden başkana tutuklama
    10. Haniye İran'a gidiyor
  • Diğer

    1. Davutoğlu: Suriye'ye herkes seyirci kalsa bile biz kalmayacağız
    2. Çay tansiyonu düşürüyor
    3. Türkiye güneş enerjisinden 96 milyon dolar tasarruf sağlıyor
    4. YURTKUR'dan senetlere için ek süre
    5. Yıldırım: TCK değişti, uygulamalar şaşırtıyor
    6. Okullarda ceza değil, idarenin haberdar olması engelliyor
    7. 40 ayrı adrese şafak operasyonu!
    8. Kar nedeniyle İDO seferleri iptal oldu
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. İrtica.org kuradan çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    9. Derin savaş
    10. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Haniye İran'a gidiyor
    3. İstifa eden başkana tutuklama
    4. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    5. Sinemanın Ankara'sı
    6. Humus'ta kan durmuyor
    7. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    8. Polonya'da 62 ölü var!
    9. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
    10. Hamas ve El Fetih anlaştı; hükümeti Abbas kuracak
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek