milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Devleti işletmek...

14 ARALIK 2009
PZT 03:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Devlet tasavvurunun yeterince yerleşmediği toplumlarda yönetim işleri bireylerin, grubların veya toplulukların istemlerine göre biçimlenir, uygulanır ve sonuçlanır. İstemlerse şartlara, etkili ya da zorlayıcı nedenlere veya durumlara bakılarak oluşur ya da oluşturulur. İlkeler, kurallar, teamül veya gelenekleri de kaçınılmaz olarak göreceli, izafi bir anlam ve değer taşırlar. Çoğunlukla da istemler bunları araç haline dönüştürerek kullanırlar.

Dolayısıyla devlet tasavvurunun olmadığı veya yerleşmediği toplumlarda biçimsel olarak başvurulan ya da gözetilen ilke ve kurallar vb. kendi mahiyetlerinden çıkartılan anlam ve değerler olarak tezahür etmezler. Sözkonusu istemlere göre farklı zaman ve ortamlarda değişik anlamlandırmalara ve değerlere dönüşürler, daha doğrusu dönüştürülürler. Araçsal, eş deyişle göreceli görünmeleri bundan dolayıdır. Yoksa ilkel toplumlarda da birtakım ilkeler, kurallar, teamül ve gelenekler sözkonusudur. Keza krallık, diktatörlük, oligarşi veya monarşilerde de ilkeler, kurallar teamüller düzinelerce bulunurlar. Üstelik bunlara sıkı sıkıya bağlılık, riayet, itibar ve saygı ağırlıklı bir nitelikte gözükür. Ne var ki, şaşırtıcı bir şekilde bunların anlam ve değerleri göreceli özellikte tezahür eder. Mesela kral, sadakat ve hizmetinde bir zaman hoşnut olduğu bir görevliye umulmadık biçimde lütuf ya da himmetde bulunduğu gibi, başka bir zamanda aynı gerekçelerle gazap veya zulmde de bulunabilir. Elbette kral, birtakım ilkelere, kurallara ya da teamüle şeklen dayanarak yapar bunları.

Çünkü insan ve toplumun yönetimi bakımından devlet tasavvurunun olmaması, özünde subjektiviteyi, öznelciliği, eş deyişle istemlerin keyfiliğini kaçınılmaz olarak içkindir. Somut göstergesi tâbilik-metbuluk, başka söyleyişle efendilik-kölelik olarak ortaya çıkar. Tarihin tozlu sayfaları bunun sayısız yansımaları, örnekleriyle doludur.

Devlet tasavvurunun zayıfladığı toplumlarda da yer yer benzer görünümlerle karşılaşmak olasıdır. Gerçi bu durumda marazlı, sayrılı bir özellikten sözetmek de mümkündür. Çünkü bilinç altında, hafızaların derinliklerinde, hatıraların katmanlarında yer yer hatırlamalar depreşir. Bu nedenle ani tepkiler, beklenmedik şaşırtıcı çıkışlar, sarsıcı davranışlar tezahür edebilir. Ama nekahet sürecindeki hasta gibi gücü elvermez ve beklenmedik içe kapanmalara tanık olunabilir.

Demek oluyor ki devlet tasavvuru, bir toplumun, aynı zamanda bireylerin benlik ve kişiliklerini oluşturan, kuran, geliştiren ve farklılığını ortaya koyan değerlerin bir muhassalası, eski ifadesiyle lübbü-l-lübü, özünün özüdür ve tezahürleridir. Birey ve toplumun dışında, üstünde ayrı bir kategori olarak vardan bir olgu değildir. Öyle gözüküp algılanması bir esrime, yanılsama, büyük ölçüde yanılgıdır.

Sanıyorum, Türkiye'de, düşünce dünyamızda bir sorun olarak temelde yatan, işte sözkonusu devlet tasavvuru eksikliği ya da zafiyeti olmalıdır. Hukuktan, özgürlükten, ahlâktan, inaçtan, kültürden, hak ve adaletten, birey ve kamudan, güvenlik ve huzurdan sözedilirken, bütün bunları tezahür ettirebilecek bir olguyu, devlet tasavvurunu ya ihmal ediyor ya önemsemiyor, yerliyerine oturtamıyor ya da bilinçli-bilinçsiz yoksayıyoruz. Adeta özgürlük, güvenlik, refah, adalet diye seslendiğimizde, mücessem bir varlığın duygu ve algısı içindeymişiz gibiyiz. Örnekle somutlaştıralım. Tokat/Reşadiye'de yedi askerimizin pusuya düşürülerek şehit edilmesine "provokasyon" veya "komplo" nitelendirmesinde bulunulmasında olduğu gibi. Ya da sosyal güvenlikten sorumlu bakanın "Özel hastaneler istedi, hasta katkı payını % 70'e kadar çıkarttık" beyanında olduğu gibi. Benzer abuk beyanları hatırlatmak bile abes görülmelidir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 14.12.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: devlet, kral, toplum,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 2 yorum|yorum rssrss

  • yıllardır söylerim...

    Söyler dururum,yürütülmekte olan plan özünde devlet kuruluşlarının değil,bizzat devletin kendisinin özelleştirilmesidir diye...Artık demode bi söylem oldu ama BOP'un gerçekleşebilmesinin Türkiye bağlamındaki yegane yolu budur.Lakin devlet sistemimiz küllen sermayeye teslim edilecek,başınada itaatkar bekçiler konacak,yeni sistemin adına "demokrasi" denilecektir.BOP icraatçılarının her halükarda önünü tıkayan,kendini korumaya almış bir devlet sisteminin bağışıklığının tamamen giderilmesinin yolu,onu önce sahipsiz bırakmak sonrada...

    toraman | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 14 Aralık 2009 11:03

  • teşhiş ve tespitlere katılıyoruz...

    devlet millet kaynaşmasını gerçekleştiremedik.kanunlar genelde caydırıcı değildir.güven ve sevgiye dayalı bir devlet olgusu,dışardan gelen baskılardan ve kışkırtmalardan ötürü oluşmuyor.önemli merkezlerde bulunan bazı bürokratlar da ,havanın hep puslu olmasını istiyorlar.helal süt ile beslenmiş olan devlet adamları daha çok çalışmalı ve siyasi güçlerini heba etmemelidirler...selamlar...

    berkant gizemli | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 14 Aralık 2009 10:20

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek