Stratejik halkla ilişkiler yönetiminin kullandığı iki temel kavramdır asimetrik ve simetrik iletişim...
İki yönlü asimetrik iletişim modeli 1900'lü yılların başından itibaren kullanılmaya başlanmıştır, temel olarak karşılıklı ancak dengesiz bir iletişime dayanır. İki yönlü asimetrik modelin amacı, bilimsel verilere dayanarak ikna stratejilerini hayata geçirmek, yani hedef kitleyi ikna etmektir. Bu ikna işlemini gerçekleştirmek için araştırma sonuçlarından, sosyolojik gerçeklikten yararlanılır, mesajlar daha anlaşılabilir hale getirilir. Asimetrik iletişim modelinde hedef kitleden bir geribildirim alınır ama bu bilgiler öncelikle kurum/kuruluş lehine hedef kitleyi daha başarılı bir şekilde etkilemek için kullanılır. Halkla ilişkiler aracılığıyla hedef kitlede bir "davranış değişikliği" hedeflenir.
İki yönlü simetrik modelde ise, karşılıklı anlayışın sağlanması, iki yönlü iletişimin kurulması ve taraflar arasında bir dengenin oluşturulması esastır. Bu modelde kimi zaman hedef kitle, kimi zaman ise kurum/kuruluş iletişimi yöneten taraf olabilmektedir. İki yönlü simetrik modelde bir arada yaşayabilmek için gerekli değişiklikleri "karşılıklı müzakere ve çatışma çözümü stratejileri" ile gerçekleştirmek hedeflenir. Bu model, hedef kitlenin görüşlerine önem verir, geribildirimleri değerlendirir.
İki yönlü simetrik iletişim modeli, iki yönlü asimetrik iletişim modelinden çok önemli bir noktada ayrılır. İki yönlü asimetrik modelin temelinde "ikna yöntemi" vardır. Hedef kitle, ikna stratejileri ile yönlendirilmekte, istenilen mesaja inanması hedeflenmektedir. Burada hedef kitle verilen mesaja maruz bırakılmaktadır. Hedef kitlenin ikna olmaktan başka yapacağı tek şeyi, verilen mesajı reddetmesi ya da mesaja kapalı hale gelmesi olacaktır.
Oysa iki yönlü simetrik iletişim modelinde, herhangi bir "maruz bırakma, yönlendirme, etki altına almaya çalışma" amacı yoktur; aksine bu modelde "karşılıklı anlayış, müzakere ve etkileşim" vardır. Böyle bir ortam olduğu için bu model uygulandığında kimi zaman hedef kitlenin de inisiyatifi ele alabileceği durumlar olabilmekte, karşılıklı anlayış içerisinde ortak bir paydada buluşulabilmektedir.
Türkiye'de Devlet-Millet ya da Yöneten-Yönetilen ilişkisinde sürekli "Asimetrik İletişim Modeli" kullanılıyor.
Yani devleti temsil eden yöneticiler, yönettikleri halkı sürekli bir şeylere ikna etmeye çalışıyorlar.
Karar alırken sormuyorlar, proje yaparken danışmıyorlar, yönetimde halkın katkısını dışlıyorlar ama sonra halka dönüp kendi yaptıklarını onaylamasını istiyorlar.
Siyasal iktidarın demokratik açılım konusunda halkın farklı kesimleriyle toplantı yapması, onları kendi projesine inandırmaya çalışması, sivil toplum örgütlerinden katkılarının olmadığı bir projeye destek istemesi asimetrik iletişim modeli için çarpıcı bir örnektir.
İnsanlardan ikna olmasını, davranışlarını değiştirmesini istiyorsunuz ama onları karar alma süreçlerine katmıyorsunuz, fikirlerini önemsemiyorsunuz, dinlemiyorsunuz, değer vermiyorsunuz.
Böyle bir yönetim anlayışının günümüzde karşılığının olmadığı, başarı şansının bulunmadığı bilinmelidir.
Yönetimde Devlet-Millet kaynaşması, ortak amaçlar için birlikte hareket edebilme becerisi isteniyorsa, iki yönlü simetrik iletişim modeli yöneticilere rehberlik etmek zorundadır.
"Devleti yönetenlerin her dediği doğrudur, onlar her şeyin en iyisini bilirler, halka düşen görev ise itaat etmektir" anlayışının artık devri kapanmıştır.
Halk da yönetime katılabilmeli, fikrini söyleyebilmeli, yöneticiler ile müzakere edebilmelidir. İletişim kanalları karşılıklı açık tutulmalı, geribildirimler alınmalı, yöneticiler yanlış yaptıklarında bunu düzeltebilme cesaretini gösterebilmelidir.
Paradigmanın değiştiğini anlamayanların, ülke yönetiminden uzak durmasında sayısız yarar vardır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



