Yüzbinler Çağlayan’da mazlum Filistin halkı için tek kalb, tek yumruk oldu
9 Temmuz 2006 günü çok önemli bir olay yaşandı. “İsrail’i Tel’in ve Filistin’e DestekMitingi” ile tarihe not düşüldü. Millî Görüşçüler, Filistinli kardeşlerine uygulanan vahşet karşısında sessiz kalmadılar. Filistinli kardeşlerinin mücadelelerinde yalnız olmadıklarını bütün dünyaya gösterdiler.
Saadet Partisi’nin öncülüğünde, 61 sivil toplum kuruluşunun destek verdiği “İsrail’i Tel’in, Filistin’e DestekMitingi” tek kelimeyle muhteşem oldu. Mitinge katılan yüzbinler, zulme razı olmadıklarını, mazlumların yanında yer aldıklarını bütün dünyaya haykırdı. Bölgede sun’î olarak kurdurulmuş olan İsrail devleti ve ona destek veren şer odaklarını, yani zalimleri lanetledi. Kudüs ve Filistin’in bir avuç fesatçının insafına bırakılamayacağını, bütün dünyaya duyurdu.
Bu mitingi yapmak, asgari bir insanlık görevi ve İslâm kardeşliğinin tabiî bir gereğiydi. İnsan haklarının çiğnenmesine seyirci kalınamayacağının ifadesi ve dünya huzur ve barışının en başta gelen şartıydı.
Programda, Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın projelerine duyulan ihtiyacın büyüklüğü bir kez daha anlaşıldı. Konuşmacılar bu gerçeği her fırsatta vurguladılar.
O Erbakan ki, sudan bahanelerle “siyasî yasaklı” hale getirilip hiçliğe mahkûm edilmek istenmesine rağmen; o çelikleşmiş iradeli dev adam, adeta zincire vurulmuş haliyle bile, kimsenin cesaret edemediği, böylesine önemli hizmetlere beyin gücüyle katılmaya devam ediyordu. Çünkü, onun iyi, güzel, doğru, faydalı ve adil olanın hayata hakim olması için gerekli olan kainat çapında bir davası vardı. Kendisini dünyanın huzur ve barışına adamıştı. Çağlayan mitingi, liderlik yeteneğine sahip olan bir insanı, hiçbir beşerî gücün engelleyemeyeceğini göstermişti.
Bir güzel gelişme
Miting öncesi bir güzel gelişme yaşandı. Yıllardır özlemini çektiğimiz bir davranıştı bu. Samanyolu Televizyonu “PazarSohbeti” programına Saadet Partisi Genel Başkanı Muhterem Recai Kutan’ı konuk etti. Sayın Kutan, bu vesileyle Filistin’de yaşanan vahşeti anlatma ve halkımızı mitinge davet etme fırsatı buldu. Bu, basın yoluyla mazlumlara yapılan bir destekti.
Samimi bir atmosferde geçen bu program, Müslüman ümmetin ateş çemberine alınmak istendiği bir dönemde, ateşin üstüne serpilen bir su gibiydi. Aynı ortak değerleri, millî ve mânevî duyguları paylaşan insanların birlikte hareket etmesi, en çok ihtiyacını hissettiğimiz bir duruştu. Çünkü biz, kardeşler topluluğuyduk. Birbirimizi sevmedikçe iman etmiş olmayacağımızı biliyorduk.En hassas bir zaman diliminde STV’nin gösterdiği bu duyarlılığa bütün samimiyetimle teşekkür ediyor, büyük ihtiyaç duyduğumuz ve Müslümanların kalbine sevinç koyan benzeri programların devamını diliyorum. Bu tür destekler, mazlumların acılarının dinmesi, huzur ve barışın daha erken vakitte sağlanmasına yol açacak, karanlıkları bir an önce dağıtacaktır. Allah hepimizi hidayetten ayırmasın ve ayaklarımızı Hak dâvâda sabit kılsın.
İsrailli keskin nişancıların çocuk, kadın, yaşlı demeden bir toplumu imha etmeye çalışması karşısında sessiz kalınamazdı. Mitinge katılanlar, Filistin’de yapılan insanlık dışı vahşete sessiz kalınamayacağını bütün dünyaya ilan etmiş oldular.
Atılan sloğanlar
Program boyunca mitinge katılanların attığı şu sloganlar semalara yükseldi ve bütün insanlığa duyuruldu: “Müslümanlar kardeştir”, “Müslüman uyuma, Filistin’e sahip çık”, “İsrail şaşırma, sabrımızı taşırma”, “Katil İsrail, Filistin’den defol!”, “Hükümet uyuma, Filistin’e sahip çık”, “Türkiye-Filistin omuz omuza”, “Oluk oluk kan aksa, kurtulacak el-Aksa.”
Konuya uygun seçilmiş fon müzikleri eşliğinde devam eden programda, özellikle Adil Avaz’ın “İntifada Direniş” parçası mitingin muhtevası ile öylesine bütünleşmişti ki...
“Silâh sapan, kurşun taşlar/On birinde akıncılar
Hakk’ı hakim kılmak için/Ölür Ayşe, ölür Yasin.
Koş anne koş, yavrun yerde/Al silâhı, sıra sende.
Bugün Kudüs, Sarayova/Yarın Mekke,Şam,Ankara,
Bir diriliş, bir doğruluş/Zulme karşı başkaldırış
İntifada, intifada/Selâm sana şanlı kavga.”
Filistin’dei feryadı duyun
Mitinge destek veren kuruluşlardan EğitimBir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Bugün 6 milyar insan Filistinliyiz. Daha anne sütünün bile tadını almayan çocuklar katlediliyor Filistin’de. Öyle acılı bir ülke ki, acılarına ağlayanı bile yok. Kendi acılarına, kendileri ağlıyorlar” ifadelerini kullanarak bütün dünayı bu zulmü durdurmaya çağırdı. “Bu feryatları İslâm ülkeleri, ABD,BM,AB, NATO, tüm sivil toplum örgütleri, TBMM, Hükümet ve bütün dünya duymalıdır.”
Programa katılan Sudan Cumhurbaşkanı Müsteşarı Ahmet el-İmam’ın konuşması, mitinge katılanların yapmakta oldukları büyük görevin önemini anlatıyordu: “Siz ümmetin üzerindeki siyahlığı kaldırdınız. Sizleri tebrik ediyorum.Ümmet tek vücuttur. Hak sistemimizin yerleşmesine çok az bir zaman kaldı. Sizin bu dirilişiniz bütün dünyaya yayılacaktır.”
Cansuyu Derneği Genel Başkanı Mustafa Köylü, “Zalimlerin hiç bir zaman hedefine ulaşamayacağını” belirttiği konuşmasında, “Ey İsrail! İnsanlık hiç bir zaman sizin köleniz olmayacak. Hayal ettiğiniz Büyük İsrail Devletini kuramayacaksınız.Çünkü zulmettiniz. Dünyanın tadını kaçırdınız” dedi.
Memur-Sen adına kürsüye gelen Mürsel Türbay da, “Basının buradaki yüzbinleri, milyonları küçük göstermeye kalkmamasını” temenni ediyor, “Katil canileri unutmayacağız, bu terörist devleti dünya da, tarih de unutmayacak” diyordu.
7-8 yaşlarındaki Ahmet Akçay’ın “Filistinli çocuklar” için okuduğu şiir herkesi duygulandırdı, pek çok kişiyi ağlattı: “Ben hiç çocuk olmadım/Çünkü ben Filistin’de doğdum.”
Yasin Hatiboğlu’nun okuduğu “Mescid-i Aksa” şiiri de mitingdeki duygu yüklü havanın dalga dalga yayılmasını sağladı.
“Elli senedir nöbetin başında”
Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı OsmanYumakoğulları, Tarihçi İlhanBardakçı’nın 1960’lı yıllarda Mescid-i Aksa’ya yaptığı bir geziyi anlattı.
“Sayın Bardakçı, orada kendi halinde bekleyen bir ihtiyar görür. Oradaki askere, “Bu kimdir?” diye sorar. “Meczuptur” cevabını alınca merak ederek ihtiyara yaklaşır ve kim olduğunu sorunca şöyle bir cevapla karşılaşır: “-Ben, 1917’de bir bölükle buraya geldim. Tokat 20. Kolordu, 56. Bölük’ten Iğdırlı HasanOnbaşı’yım.”
“Benden bir isteğin var mı?” sorusuna Hasan Onbaşı’nın verdiği cevap insanın kanını donduracak şekildedir: “-Tokat’taki sancağa git. Yüzbaşıma selam söyle, Onbaşı Hasan nöbetini hiç terketmedi” de!..”
Böylesine sadakatli bir halka sahip olan yöneticilerin beceriksizliği içler acısı... Çağlayan’a katılanların, HasanOnbaşı’nın vefakârlığını devam ettirdiklerine inanıyorum.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu, “Meclis’in bazı konulara duyarsız kaldığını” anlattığı konuşmasında şu çarpıcı noktaya dikkat çekti: “Amerikalı bir milletvekili, “Gerekirse Kâbe’yi bombalarız” diyor. Meclis’ten bir tek erkek ses “Terbiyesizlik etme, otur yerinde” diyemiyor. Şimdi gördünüz mü, Meclis’te Millî Görüş’ün temsil edilmeyişinin felâketini? Biz Meclis’te olsaydık, gökkubbeyi o ABD’li milletvekilinin başına yıkardık.”
Katliamı durdurun
Millî Görüş Lideri Prof. Dr.Necmettin Erbakan, mitinge uydu aracılığı ile görüntülü olarak katıldı. “Dünya yanıyor,Erbakan’ı arıyor” sloganları eşliğinde konuşan Erbakan, Filistin olayının tarihî tahlilini yaptı ve çözümler sundu.
“Filistin Hz.Ömer (RA) döneminde kurtarılmış bir İslâm diyarıdır”diyen Erbakan, “Hz.Ömer’in Kudüs’e gelirken devesine kölesiyle nöbetleşe binerek, insan haklarını kamil anlamda uyguladığını” anlattı.
“Aslan Yürekli Rişar’ın 50.000 Müslümanı katletmesinden sonra, Selâhaddin-i Eyyübi’nin Kudüs’ü fethederek, oradaki halka insanca yaşama hakkı tanıdığı ve Adil Düzen’i sağladığı” görüşüne yer verdi.
Erbakan’dan sonra programa Filistin Başbakanı İsmail Heniye katıldı. “Şu anda telefondayım, ama İstanbul sokaklarında sizinle beraberim”diyen Heniye, “Biz çok iyi biliyoruz ki, hilâfetin başkenti olarak, bugün üzerinize düşeni yaptınız!” sözlerinden sonra, Filistin dâvâsındaki kararlılığını anlattı.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, mitinge katılanlara seslendi, “Bugün bu meydanda bir meş’ale yaktınız. Bu meş’ale bütün dünyadan göründü ve Miraç Peygamberini mesrur ettiniz.”
israil derhal çekilsin
Mitingin son konuşmacısı Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan idi. Filistin’deki vahşetin panaromasını çizen Kutan, “Şu anda Gazze’ye ne su verilebiliyor, ne de elektrik...Ne gıda var, ne de ilaç... İnsaf sahibi her insan, yapılanın bir askeri kurtarmak olmadığını, barbarlık ve vahşetle Filistinlilerin yok edilmek istendiğini, İsrail’in 60 senedir aynı şeyi yaptığını” belirterek şu görüşlere yer verdi:
“Erbakan, Başbakan Yardımcısı olduğu zaman “Ortadoğu’da barışın tesisi için, İsrail işgal ettiği topraklardan çekilmelidir” demişti. Firavunların yaptığı zulmün bugün kat kat fazlası Filistinlilere yapılmaktadır.BMnerede? Arap Birliği, İKÖ nerede?İsrail’in durumu, ev sahibini öldürdükten sonra, onu terörist ilan eden bir insanın durumuna benzemektedir.Filistinliler, bütün İslâm âlemi adına cihat etmektedirler.Bu mücadele Hak galip gelinceye kadar devam edecektir.”
Büyük bir kararlılık ve coşku içinde geçen mitingde, herkes zulmün sona ermesini, insanî değerlerin yok edilmemesini, huzur ve barışın bir an önce sağlanmasını istiyordu. Gerçekte dünya bunu istiyor, insanlık bunu arzuluyordu.
Çağlayan mitingi, insan haklarını ihlâl eden, dünyayı acı, kan ve gözyaşına boğan, huzur ve barışın önünü kesen zalimlere karşı ortak hareket edilmesi gerektiği mesajını verdi.
İlginç bir gelişme
Bu arada, Türkiye’deki malum medya kuruluşlarının gerçek yüzünü ortaya koyan bir gelişme yaşandı. Türkücü İsmail Türüt, Filistin’deki Siyonist vahşeti konu alan “Ateş Çemberi” adlı bir klip yapmıştı. Fakat, o da ne? Her söylediği olay olan Türüt’ün, bu klibine hiçbir TV kanalı sahip çıkmıyordu.Yalnız TV-5 hariç. Bu sebeple Türüt TV-5’i, “En Cesur Kanal” ilan etti. Çağlayan’daki miting İsmail Türüt’ün “AteşÇemberi” klibinin seslendirilmesi ile son buldu.
9 Temmuz 2006 günü çok önemli bir olay yaşandı. “İsrail’i Tel’in ve Filistin’e DestekMitingi” ile tarihe not düşüldü. Millî Görüşçüler, Filistinli kardeşlerine uygulanan vahşet karşısında sessiz kalmadılar. Filistinli kardeşlerinin mücadelelerinde yalnız olmadıklarını bütün dünyaya gösterdiler.
Filistinlilerin varlık-yokluk mücadelesi verdikleri bir zamanda yapılan bu miting zalimlere korku saldı, mazlumlara güven verdi. Ey Çağlayan semalarını inletenler! Allah sizlerden ebediyyen razı olsun. Çünkü siz, Çağlayan’da destanlar yazdınız!..


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



