milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI

Dersim özrü tamam, peki ya diğer özürler?

26 KASIM 2011
CMT 02:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Başbakan hükumetin başı olarak, devlet adına "Dersim"lilerden özür diledi. Milli Gazete'nin önceki günkü manşetini gördünüz: Gökçen Göksal  imzalı haberde, dönemin belgeleri yayınlandı.

Konu aslında CHP'yi yakından ilgilendiriyor. Hatta doğrudan muhatap tek parti, CHP'dir!

Ayrıntılara girmeyeceğim, zaten gazeteler bütün yönüyle konuyu okuyucularına aktardı.

Peki CHP, millete yaptıklarından dolayı "özür" dileyecek mi? Böyle bir gayreti var mı?

Başında takkesini yırtıp anasından emdiği sütü burnundan getirinceye kadar döven dönemin jandarmasına talimat veren CHP, özür dilemeyi düşünür mu?

Kur'an-ı Kerim okuyanları ve okutanları dayaktan geçirip, aç susuz bıraktıktan sonra nezarethanelerde çürüten vatandaştan özür dilemeyi CHP düşünür mü?

Tek parti zihniyetin en uç örneklerini veren CHP'yi temsil edenler, bugün kalkmış, sanki vatandaşın her daim hakkını koruyan "halkçı" bir zihniyete sahip gibi höykürüyor!

Konu madem CHP... Önceki gün kaldığımız yerden devam edelim.

CHP iktidarında Meclis, formaliteden ibaretti. Var, ama yok! İsmet İnönü ülkeyi, demir yumrukla yönetiyordu.

Vergi oranları yüksekti. Aslında CHP yönetimi "vergi tahsildarı ve Jandarma" ile özdeşleşmişti. Zorla "haraç" pardon, vergi tahsil ediliyordu. Vergisini vermeyenler, jandarma zoruyla çalışma kamplarına gönderiliyordu. Bugün bile hala o günleri hatırlayıp, korkudan gözyaşı döken canlı tanıklar var.

Düşünebiliyor musunuz, o dönem, insanlar adeta bir esir gibi tutuklanıp, ite kaka götürülüyor ve dipçik darbeleri arasında çalıştırılıyorlardı. Ailesinden uzak, kuru ekmeğe talim ettiriliyor, üstelik masraflarını mükellef cebinden ödüyordu. Vergisini ödemeyen(!) kadınlar bile bu uygulamaya maruz bırakılıyordu, diyeyim siz anlayın artık!

İsmet İnönü'nün savruk karakteri ekonomiye yansımıştı. Döneminde dış borçlar dört misli, tüketim mallarının fiyatı beş misli artmıştı.

Çalışma kamplarına gönderilenlerin akıbeti hayır değildi. Bir kısmı ölmüş, kalanların sağlığı bozulmuştu... Zenginler için özel vergi türü getirildi. Her şey karneyle satılıyordu. Stokçulara gün doğmuştu. Çünkü hızla çoğalıyorlardı. Ekmek bile karneyle alınıyor, şeker, çay ise sadece bir "hayal"den ibaretti. Kimin elinde ne varsa CHP, jandarma zoruyla elinden alıyordu.

Devam edelim mi?

Mesela "varlık vergisi" diye bir vergi türü çıkarılmıştı. Bu vergi o kadar ağırdı ki, ödemeyenin malı haczediliyor veya ödemeyenler sürgün ediliyor, kampa gönderiliyor, ağır cezalar altında inletiliyordu. Tıpkı "komünizmin beşiği" Rusya gibi... Rusya'da nasıl her şey karneye bağlanmışsa, Türkiye'yi yöneten CHP zihniyeti de aynı yöntemle ülkeyi yönetiyordu. Her şey karneye bağlanmış. Ekmek, yağ, şeker... Hiçbiri yok! Halk fakir ve aç... Bu şartlar altında bir de 2.Dünya Savaşı tehlikesi var... Peki zavallı halktan toplanan hasat ve ürünler? Ne yazık ki, depolarda çürütülüyor, yok pahasına heder ediliyordu.

"Tek parti"den herkes bizardı. Peki hiç memnun olan yok muydu? Olmaz olur mu? CHP'den CHP'liler memnundu. Yolsuzluk, usülsüzlük arttıkça arttı! Bu devirde sermaye kazanmak adet haline gelmişti.

Ve nihayet(!) patlak veren 2. Dünya Savaşı... Ülke korkunç bir savaş ekonomisine girdi. Resmen kapalı devre yönetildi. Liberalizm, hür teşebbüs, devletçilik vs. birbirine karışmıştı. Türkiye'yi Almanlara karşı bir güvence olarak yanlarında gören Batılılar, sonraları Sovyetler'e karşı bir tampon bölge, petrol bölgesi ve öteki askeri ve siyasi çıkarlarını sıçrama tahtası olarak göreceklerdi.

"Milli Şef"lik döneminde adı konulmamış bir komünizm uygulanıyordu. Ancak çarpık bir dış politika uygulanıyordu. Bir dönem Sovyet yanlısı, bir dönem Alman yanlısı ve BM'ye girme uğruna Almanya ve Japonya'ya son anda savaş ilanı veren Amerikan yanlısı tuhaf bir politikaydı bu.

2. Dünya Savaşı'na girebiliriz endişesi ile stoklanan buğdaylara ne oldu dersiniz? Savaş bitince millete dağıtmak yerine resmen denize döktüler... CHP millete bir kez daha "kadirşinas"lık örneği sergiledi.

H H H

CHP'lilere göre "Din: Terakkiye manidir. Bu dinle yola devam edilirse mahvolunacağı, kimsenin Türklere kıymet vermeyeceği" inancı hakimdi. Bu görüşü "teyit" için Menemen olayını tezgahladılar. Bu olay bahane edilerek ülke çapında birçok din ve ilim adamı, gerçek Müslümanlar muhakeme edilmiş, zaten "Menemen"le ilgili olmayanlar, takip, hapis ve tacizden kurtulamamışlardı.

Bu hamur çok su götürür. CHP'lilerin kırdıkları ceviz bir değil ki... Dinden uzaklaştırmak için "reform, devrim, inkılap, yenileşme, yeni düzen" için millete çektirmedikleri kalmadı. Tabir yerindeyse, ellerinden geleni ardına koymadılar. Böyle bir zihniyete sahip CHP'den topyekün bir özür beklemek, safdillik olur. Daha doğrusu, abesle iştigal etmektir.

Ama madem hükumeti temsil eden iktidar "Dersim" halkına yapılanlar için "özür" diledi.

Acaba diyoruz ki, hükumet "devlet" adına o gün baskı, darp, hapis, kovuşturma ve idam cezasına çarptırılan masum din alimlerine uygulanan "zulüm" için "özür" diler mi?

Mesela, hükumet devlet adına, "İskilipli" Atıf Hoca'dan özür diler mi? Şapka inkılabı bahane edilerek, ipe gönderilen Atıf Hoca'ya yapılanları kim unutabilir?

Bediüzzaman Hazretlerini ipe sapa gelmez suç isnat ederek, memleket memleket gezdirip, sürgün ettiler. İşkence etmek yetmedi, bir de zehirlediler. Acaba hükumet yetkilileri "devlet" adına özür diler mi? Daha adını sayamadığımız birçok din aliminin çektiği sıkıntılara tarih şahittir. En son, 28 Şubat sürecini körüklemek adına, İsmailağa Camii imamı Hızır Hoca'nın kanı hala yerde. Cinayet tam aydınlatılamadan üstü örtüldü. Hükumet "devlet" adına Hızır Hoca'dan özür diler mi?

Bu özrü umuyor ve bekliyoruz!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 26.11.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: dersim, özrü, tamam, peki,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Davut Şahin

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Faiz zaten haramdı
    2. İşgalci nasıl "yerleşimci" oldu?
    3. Spor terörizmi: Holiganizm
    4. "Başkanlık Sistemi" dedikleri
    5. Yatacak yeri olmayanlar
    6. Gündem notları
    7. İngiliz emperyal gücün simgesi: James Bond!
    8. Psikolojik harekatın en güçlü silahı
    9. İntikam soğuk yenen bir yemektir
    10. 28 Şubat'ın son savunucusu: Ertuğrul Özkök
    1. Dindar nesil, ama nasıl?
    2. Psikolojik savaş eğitimi alan 7 gazeteci kim?
    3. Time kapağının şifreleri
    4. Spartacus'un ölümü
    5. Bismillah
    6. Sirkeci Garı'nda "Hür tefekkürün kaleleri"
    7. Sessiz gemi
    8. Kanuni ve torunları
    9. Yahudilerin propaganda silahı: SİNEMA
    10. Özel hayatlar
    1. Hayat bir eğlenceden mi ibaret?
    2. Yemin mi, ant mı?
    3. Canavar evlatlar
    4. Dile kolay, 40 yıl!
    5. Bismillah
    6. Güzellik ve ucube kavramları
    7. Kanuni ve torunları
    8. Danıştay'ın refleksi
    9. Yahudilerin propaganda silahı: SİNEMA
    10. Domino taşları İsrail’i de devirecek mi?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek