milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI

Deprem gerçeği

18 AĞUSTOS 2010
ÇAR 03:50

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Deprem gerçeğiyle yüzleşmeliyiz, depremle yaşamaya alışmalıyız"... Bu slogan gibi cümleler, 17 Ağustos 1999 depreminden sonra deprem uzmanlarının bizim beynimize nakşetmek için sürekli kullandığı cümlelerdi. Depremle yaşamaya alışmak nasıl bir şeydi acaba? Depremle yaşamaya alışmak, deprem gerçeğinden uzaklaşmadan, deprem her an gelecekmiş gibi, depremle her an yüzleşmeye hazır olmak demekti aslında. Peki, aradan geçen 11 yıl sonra depremle yaşamaya bizler alışabildik mi, yetkililerimiz alışabildi mi? Bir çok deprem uzmanının ifade ettiği gibi, 7'nin üzerinde bir deprem meydana geldiğinde İstanbul'da durum ne olur? Yerel yöneticiler, belediye yetkilileri İstanbul'u depreme hazırlamak noktasında neler yapıyorlar? İnsanların yerlerinden yurtlarından edildiği Kentsel Dönüşüm Planları hariç, kentin deprem güvenliği noktasında neler yapılıyor? İstanbul'daki tüm binaların depreme hazırlık noktasında envanteri çıkarıldı mı? Yüzde kaçı güvenli? Yüzde kaçına takviye gerekiyor? 7'nin üzerinde bir deprem meydana geldiğinde binaların bir çoğunun kağıt gibi buruşacağı, akordeon olacağı ifade ediliyor? Bu binalar hangi bölgelerde olacak? Bu binaların güçlendirilmesi için neler yapılıyor?

Geçtiğimiz ay, İstanbul Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Hukuk Komitesi Başkanı Eyüp Muhçu ile inşaat sektörüyle ilgili bir röportaj yapmıştım. Sohbet dönüp dolaşıp muhtemel İstanbul depremine geldi. Muhçu, depremle ilgili olarak aynen şunları söylüyor: "Depreme hazırlanmak için 1999 yılından sonra 10 yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre içinde çok önemli adımlar atılabilirdi. Genel olarak kentlerimiz depreme çok daha güvenli hale getirilebilirdi. Bunun yapılması için, Marmara'da ilk etapta yapılan bir rapora göre 10 milyar dolar, daha detaylı bir rapora göre 20 milyar dolarla Marmara bölgesi depreme karşı güvenli hale getirilebilirdi. 1999'dan sonra deprem vergisi adı altında toplanan paraların miktarı 50 milyar doları aşmıştır. Bugün İstanbul ve kentlerimiz, depreme karşı güvenli değildir, atılmış bir adım da söz konusu değildir. Bunun nedeni, yapılan bilimsel çalışmaların, raporları yok sayan bir yönetim anlayışına sahip olmamızdan. İkincisi kenti daha nitelikli, yaşanılır ortamlar haline getirmekten ziyade, kenti rant alanı olarak gören bir anlayış olması. Bir başka neden de, seçim kazanacağım diye bir kısım kaçak yapılara, bilerek göz yumulması. Kaçak yapıyı oya tahvil eden bir anlayış olması gibi nedenlerle kentlerimiz bugün depreme karşı hazırlıklı değildir"

Eyüp muhçu, depreme karşı hazırlık olarak gündeme getirilen dönüşüm projelerine bakıldığında da bu projelerin İstanbul'un yapı stoku'nun yeni hale getirilmesi değil, bazı yapı adalarının, donatı alanlarının yapılaşmaya açılması olarak gündeme geldiğini kaydediyor ve ekliyor. "Deprem ve afetler karşısında ulaşım yapılarının, kamu yapılarının korunması öncelikli konulardandır. Hastaneler, okullar, adliye binaları, ulaşım yapıları olarak vapur iskeleleri, köprüler, viyadüklerin depreme karşı ya yeniden yapılması ya da güçlendirilmesi gerekiyordu. Bu açıdan baktığımızda yapılanlar okyanusun kenarında çakıl taşı büyüklüğündedir"

Depreme hazırlıklı olmak.... Lafla peynir gemisi yürütmek kolay! Yetkililerimiz bu noktada bizim yüreğimizi ferahlatmak için cilalı cümleler kuruyorlar,  laf salataları yapıyorlar ama, hazin gerçek hiç de böyle değil... Hazin gerçek, yapılanların okyanusun kenarında bir çakıl taşı büyüklüğünde olması. Geçici deprem vergileri kalıcı hale getirildi, iliğimiz kemiğimiz sömürüldü ama depremle ilgili ortada yapılan hiçbir şey yok.

Allah (c.c.) sonumuzu hayreylesin!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 18.08.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: 17 ağustos, deprem, kocaeli, gölcük, marmara, mahkeme, dava,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Nedim Odabaş

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Vehbinin kerrakesi
    2. Anayasa yazım süreci
    3. Rıza üretmek
    4. Küresel emperyalizm
    5. Kalkıp mum yakmak
    6. Tiyatroların özelleştirilmesi
    7. Kanaat ve kriz
    8. Gençlik dizileri
    9. Kavram kargaşası
    10. Kelebek etkisi
    1. Adalet nedir?
    2. Magazin nedir?
    3. Toplumsal dönüşüm
    4. Boş programlar
    5. Hacı
    6. Safi güzellemesi
    7. Ele verir talkını…
    8. Nasılsınız?
    9. Star üretemedik alaturka verelim
    10. Türkiye’nin gücü (!)
    1. Edepsizlikte sınır yok!
    2. Dejenerasyon
    3. Toplumsal çürüme
    4. Adalet nedir?
    5. Zonguldak konferansımız
    6. Türkiye’nin gücü (!)
    7. Kirli reyting sarmalı
    8. Krizi geçiştirmek
    9. Ekran kirliliği
    10. Konjonktür medyası
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek