milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • VÜCUTTA KENE YOKSA BİLE KKKA BELİRTİLERİNE DİKKAT
  • HAC KURALARI YARIN ÇEKİLECEK
  • "MEVSİM NORMALLERİ" ŞEFTALİYE YARADI
  • DÜNYA İSLAM ALİMLERİ BİRLİĞİ, KATLİAMI KINAYAN BİLDİRİ YAYIMLADI
  • ABD'Lİ ÖĞRETMEN MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ

Deprem

11 MART 2010
PER 04:10

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İlk depremi, belleğimi zorlayınca 1968 Bingöl / Kiğı bölgesi depremini anımsıyorum. Öncesinde, yaşanmış olan ufak tefek depremlerin bende bir izi yok. 1968'da sabah saatleriydi. Mevsimini tam anımsayamıyorum. Ağabeyim, İstanbul'dan köye gelmişti. Onun özlemi vardı içimizde. Dedemin odasından çıkınca merdivenleri iki basamak iniyoruz, hemen sağında, bir basamakla örtmeye çıkıyoruz. Orada ibrikle birbirimizin ellerine su döküyoruz, yüzümüzü yıkıyoruz. Birden güneyden gelen bir uğultuyla sallanmaya başladık. Ağaçlar güneyden kuzeye doğru yan yattı. Sanki bir büyük deniz dalgası gibi. Koca ağaçların dalları yere değecek gibi oldu. O sıralar Kur'an öğreniyorum Büyük Dayım Kâtibi Efendi'den. Köyün imamı aynı zamanda. Zelzele türü felaketlerde "Zilzal" suresinin okunması gerektiğini söylemişti. Bu büyük zelzele anında yüksek sesle okumuş, damdan aşağı atlamıştım. Kardeşlerim de. Biz, beş kardeş de bir aradaydık. Annem içerde sabah kahvaltısını hazırlıyordu. Sonra, telâşla içeri girmiştik, annem de arka kapıdan dışarı çıkmıştı. Ortalık durulunca içeri girdiğimizde taş duvarlarımızda birkaç yerde elimizi sokacağımız şekilde yarıklar oluşmuştu. Birkaç gün hemen bütün komşularla dışarıda sabahlamıştık.

Köyümüzün muhtarı Süleyman Amca evimizi ağır hasarlı göstermişti. Devletten küçük bir yardım, bir çadır gelmişti. Sonra o çadırı iade ettik. Meğer o zaman dünya bankasından ev yapma yardımı çıkmış verilmemişti. 2003 depreminde bu ortaya çıktı. O parayla yıkılan evimizin yerine yenisini yaptık.

Daha sonra, Elazığ'da okuldayken, şiddetli bir sarsıntıyla sokağa fırladık. Birkaç saat sonra Bingöl'de çok şiddetli bir deprem olduğu, şehrin yerle bir olduğu haberi geldi. O zamana orada akraba ve arkadaşlarımız okuyordu. O depremi yerinde görememiştim.

Bir yaz günü tek başıma Körtük tarlamızda ekin biçiyordum. Yoruldum, hem orağımı keskinleştirmek hem de dinlenmek için gölgeye çekilmiştim. Oturduğum yerde deprem alttan vurunca beni hoplattı. Koşa koşa eve gittim, annemi merak ediyordum. Neyse ki, büyük bir deprem değilmiş. O evimiz, biz İstanbul'a göçünce yıkıldı. Yerine yenisini yapınca anneme dünyaları bağışlamış olduk. Her yaz gider, orada kendi dünyasında yaşar.

Gölcük depremini de bütün dehşetiyle yaşadık. Belleğimizde korkusu hala duruyor.

Karakoçan depremi içimde bir burukluk oluşturdu. Atalarımın geçtiği güzergâh, Gözerek köyünde [yeni adını bilmiyorum] bir süre konaklamışlar. Oradan Hasköy'e göçmüşler. Uzaktan akrabalarımız da o bölgede yaşar. Yakınlarımı aradım, onların kiminin ahırları yıkılmış hayvanları telef olmuş. Çevre köylerde ve o bölgede hasar büyük.

"Kerpiç evler" diye köylüleri ve o bölge insanını ta'n eyleyen, aşağılayanlara acıyorum. Bölgeyi, insanımızın koşullarını bilmeyenler bol keseden savuruyorlar.

Çocukluğumda gittim oralara. O civarda su çok az. Evler su çevrelerine kurulmuş, ancak içme ve temizlik ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Ya da birkaç bostana yetiyor. Bölge tam bir bozkır, orman yok, yetiştirilen ağaç çok az. Söğüt, kavak vb ağaçlar gibi. Bölgede, taş duvar için, kesme olabilecek, duvarda kullanılabilecek taşlar da yok. Çevre arazide bulunan taşlar moloz ve biraz büyüğü, yuvarlak. Bunlar da ancak o dönemde eşek, katır ve at sırtında taşınabilenler. Dolayısıyla kerpiç, kullanılabilen tek malzeme. Akrabalarımın evlerine gittiğimde çok da yadırgamıştım bu durumu. Bizim çevrede, meşe ormanı, yetiştirilebilen ağaç bol. Dağ eteklerinde kesme taşlar oldukça fazla. Düzgün ve kullanılabilir. Oysa bu bölgede bu imkân hemen hiç yok. Buğday gibi tahıl ürünleri, özel olarak sulanmaz, sulanamaz. Kar ve yağmur gibi yağışlardan ne kadar beslenebilirse beslenir. Oralarda hayvancılık daha çok yaygın. O köylerin büyük koyun sürüleri olurdu.

Devlet erkânı kendisini hangi dünyada sanıyorsa, öyle konuşup duruyorlar. Ülkenin gerçekleri yerine ve konumuna göre değişiyor. Bir zamanlar Almancılar, yurt dışına gidenler betonarme binalar yaptılar. Onlardır ayakta kalanlar. Deprem sonuçta bir imtihan. Her halükârda. Modern dünya insanı hayata bir başka pencereden bakıyor ne yazık ki. Gerçekler yerinde ve koşullarında bilinir ancak.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 11.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: elazığ, deprem, kandilli, mardin, enkaz, hastane, yaralı, cenaze, belediye, baykal, cemil çiçek, trabzonspor, abdullah gül, saadet partisi, lütfü esengün, numan kurtulmuş, cansuyu, battaniye, yardım,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Ali Haydar Haksal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Uludere katliamı ve sorumluluk duygusu
    2. Uludere gerçeği bize neyi anlatıyor?
    3. Birazcık Vefa Duygusu Sayın Mengüşoğlu
    4. Müslümanların dünyevileştirilmesi,ardından da hıristiyanlaştırması...
    5. Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine'ye kamikaze temrinleri...
    6. Samimiyet ve Dürüstlük
    7. Uzun yolculuk
    8. Teşekkürler Yılmaz Erdoğan...
    9. Hayata Müslüman'ca Bakmak
    10. Şia bahanesiyle Abede İran'ı vursun mu?
    1. Sosyal adalet kavramı Müslümanlara ait olmaktan çıkıyor
    2. Murat Bardakçı ve Masonluk
    3. Ergenekon’da 28 Şubat niye yok?
    4. Saadet Partililer, sakın konuşmayın!
    5. İçimizdeki Gizli Hıristiyanlar
    6. Cumhurbaşkanı belli: Kim neyi tartışıyor
    7. Irak işgal ittifakı tek yürek II
    8. Barzani’nin Dayısı Kim?
    9. Filistin duyarlığı: Yedi İklim dergisi
    10. Maraş’ın Özgünlüğü -IV-
    1. Sosyal adalet kavramı Müslümanlara ait olmaktan çıkıyor
    2. Saadet Partililer, sakın konuşmayın!
    3. Ergenekon’u algılamak
    4. Ey zalimlerle beraber olanlar!
    5. Gazze'de insanlık öldü
    6. Gazze'den Davos'a
    7. Filistin duyarlığı: Yedi İklim dergisi
    8. Seçim Analizleri II
    9. Amerikancı Türkiyeliler
    10. Anadolu Gençlik bilinci
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Ya Allah!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yasa geri çekilsin
    10. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek