milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

08 ŞUB 2012 ÇAR
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN
  • ŞİDDETİN DOZU ARTTIKÇA VİCDANLAR DA TUTULDU
  • 'YEŞİL'E YAKALAMA KARARI!
  • “AKP’NİN DİNDAR NESLİ BÖYLEDİR!”
  • GÜN ORTASINDA CAMİLERİ YAKTILAR
  • MERSİN'DE MUHTEŞEM MİLLİ GAZETE GECESİ
  • "ERBAKAN'IN ETKİSİ HİÇ BİTMEYECEK"
  • BATILIN HÂKİM OLDUĞU YERDE, SAADET OLMAZ
  • BU KAFAYLA YERLİ OTO HAYAL

‘Dentist’in kesik köpek kafası…

20 AĞUSTOS 2009
PER 01:20

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hüseyin Rahmi Gürpınar, ay farkını bir tarafa bırakırsak, benden tam yüz yaş büyük. 1864'te o selamlamış dünyayı, 1964'te ben. Ne güzel, dünyaya gelişlerimiz arasındaki bu bir asırlık fark, bizi birbirinden ayırt etmeye yetmemiş.

Önce gelen ve sonrakilere büyük bir edebî miras bırakan Gürpınar, ilgi odağımda olmuş bir yazardır. Zira o, Türk edebiyatında "Hace-i Evvel" kabul edilen Ahmet Mithat Efendi'yi takiben "Hace-i Sânî" sıfatıyla anılabilecek bir yazardır. Bu doğrultuda görüş beyan etmeye devam ederek şöyle diyeceğim: Belki herkes değil, fakat edebiyatın "toplumsal fayda"cılığını öne çıkaran -çıkaracak olan- sonraki dönem kalem erbabı, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın hakkını sahiden teslim etmelidir. Bu teslimat, onun birikiminden istifadeyle gerçekleşecektir.

Mürebbiye, Şıpsevdi, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Gulyabani... Resmî ortamlarda (okullarda) çokça dikkat çekilen bu eserlerinden önce, ben Kesik Baş adlı romanını okudum Hüseyin Rahmi'nin. "Ortaokul"da, sanırım ikinci sınıftaydım. Şimdiki adlandırmayla söyleyelim, İlköğretim 7. Sınıf. Gürpınar'ın 1942'de yazdığı bu kitabı (Atlas Kitabevi, 1972, 3. Baskı), yatılı olarak okumakta olduğum Bandırma'da tesadüfen (Hayır, harçlığım ona yettiği için) almış, yaz tatilinde Dursunbey'de, köyde okuyup bitirmiştim. Otuz şu kadar yılı geçmiş olan bu okuma serüveninin izlerini hâlâ üzerimde taşımakla birlikte, bu yazı için Kesik Baş'ı tekrar elime alıyorum.

Kesik Baş, "Polisiye" sınıfında değerlendirilebilecek bir romandır. Esere, sarhoşluktan ötürü kör bir kuyuya düşen Nafiz Efendi'nin, oradan bir "kesik baş"la çıkması anlatılarak girilir. Şu halde roman "kesik baş"ın gövdesinin bulunmasına kilitlenecektir.

Ortada bir cinayet vardır. Olayın çözümü için Remzi ve Seyid Efendiler dedektifliğe tayin edilmiştir. Onlarla birlikte devrin İstanbul'unu gezer tozarız. Kuru bir araziyi adımlayıp durmaktan değil, İstanbul'u mesken tutmuş ve orada kendi cennetini kurmuş her bir farklı 'unsur'un bir arada oluşundan, ortak bulunuşundan bahsediyorum. Gürpınar'ın, çok değil, 1940'lardan yansıttığı İstanbul sahnesinde, dikkate değer "hayatî" bir çeşitlilik ve zenginlik vardır.

Gerçi vasfını çizdiğimiz hayat sahnesinde romanın iskeletini oluşturan cinayet gibi kötü vasıflı vukuatlar da vardır. Fakat bu vukuatların temel sebebi "kavmî" ayrılıklar değil, âdî (gayr-i insanî, gayr-i İslâmî) hayat tarzlarıdır. Vasfettiğimiz menfî hayat tarzı üstelik genel kabul dahilindedir, yani bir 'kesim'e bağlı olmaktan ziyade, hemen her 'kesim'de rastlanabilecek bir hâl almıştır. Her neyse, "kesik baş" Raif Bey adlı zengin şahsın gövdesinden ayrılmıştır. Cinayeti, Alber ile metresi Madmazel Flora işlemişlerdir.  Raif Bey'i tuzağa düşürüp öldürmüşler ve parasını alarak Avrupa'ya yol almışlardır. Uzatmaya gerek yok, olayın akıbetini İtalya basınından öğreniriz: Flora, sonraki zamanlarda kendisine ihanet edecek olan Alber'i öldürdükten sonra, intihar eder.

Hüseyin Rahmi'yi ve onun "Kesik Baş" romanını gündemime alış sebebim edebî bir takım tetkik ve tahliller yapmak değil. Yahut şöyle söyleyeyim, Gürpınar ve eseri ile ilgili olarak buraya kadar yaptığım değiniler burada kalsın. Bunun anlamı, başka maksadım olduğu yolundadır, doğrudur.

Burada şunu itiraf edeyim: "Kesik Baş" romanını otuz şu kadar yıl sonra bana hatırlatan, eserde anlatılanlarla birebir olmasa da benzerlikler taşıyan güncel polisiye olaylardır. Hayır hayır, şu meşhur Etiler cinayetinden bahsetmiyorum sadece, nitekim benzerleri başka yerlerde de vuku bulmuştur, her an vuku bulmaktadır. Yakın geçmişin gazete arşivlerinden aktarıyorum, son aylarda İstanbul Gaziosmanpaşa'da,  Lüleburgaz'da, Bursa'da, İzmir'de; hatta Hollanda'da, Almanya'da, Tayland'da, Meksika'da, dünyanın bin bir diyarında benzeri cinayetler işlenmiştir.

Pek çoğu gazetelerimizin üçüncü sayfalarımızı süsleyen bu "kesik baş" hadiselerinden birisi var ki pek ilginç. İlginçlik, olaya karışanların niteliğinden ve "kesik baş"ın mahiyetinden kaynaklanıyor. Nedir bu nitelik, bu mahiyet?

Şöyle özetleyelim: Bir diş hekimi, üyesi olduğu hekimler odasında nüfuz elde etmek istemektedir. Dolayısıyla, mevcut oda başkanıyla arası limonileşmiştir. İş büyür, dentist (dişçi) kardeş, sayın başkanına 'bir şekilde' göz dağı vermelidir. Çözüm:  Adrese teslim, kesik köpek başı!.. Tehdit kabul edilecek bu kargo işlemi, pek tabii olarak emniyet ve adliye ekiplerini harekete geçirir...

Bakın şu fena hâle, roman veya sıradan bir haber olarak "Kesik Baş" cinayetlerinden başlayıp sözü "kesik köpek başı"na getirmiş bulunuyorum.. Bir yazar böylesi bir hataya düşer mi? Ben düştüm ve zihnimdeki bütün tasarılar uçup gitti! Şimdi ne yapacağım, sözü nasıl bağlayacağım? Yazık, bu yazı için en başta yaptığım yazılı plâna aykırı hareket edeceğim!

Madem çaresizim, şöyle diyeyim: Bize, yani ortak coğrafyada yaşayan hepimize, on yıllardır "barbarlar"ın geleceği tehdidinde bulunuluyor. "Gönül Dağı"nın esenliği yerine korku karanlığı salınıyor insanımızın arasına. "Kesik köpek başları"ndan imajlar gönderiliyor, gösteriliyor...

Beyler, deniz bitti diyoruz, bu biline!

Ramazan ayının diriltici ortamına giriyoruz, kutlu azim günlerine... Allah'ın rahmeti üzerimize ola...

İletişim: P. K. 205, Ulucami, Bursa/ www.cevatakkanat.blogcu.com

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 20.08.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: gazete, köpek, dişçi,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cevat Akkanat

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Ahmet Hamdi Tanpınar ve Gelenek
    2. Ayın Şiiri
    3. Islığın Tarihi
    4. Elmas'tan Kitaplar
    5. Devlet ve Sû-i Zan
    6. Kahpe Bizans Oyuncusuna Fiske!
    7. İngiliz Anahtarı
    8. İkinci Yeni Şiirinin Yoksulları
    9. Millî Gazete Millî Takımdır
    10. Kosova'da Olabilmek
    1. Mustafa Özçelik’ten ‘Nasreddin Hoca’ kitabı
    2. “Selanik Caddesi” çıkmaz sokak!
    3. Akhisar Çağlak festivali
    4. Şairler ve babalarına dair...
    5. Mermer ‘tezgâh’
    6. Marko Paşa
    7. Divan edebiyatı, Yunus Emre, istasyon...
    8. Milli mizah dergisi!
    9. Cahit Sıtkı’nın ‘Sıdkı’
    10. “Hüzünlü dört insan omuzu”nun şairi
    1. Milli mizah dergisi!
    2. İşte Bursa edebiyat günleri…
    3. Mösyö plastik kaplama
    4. 28 Şubat sürecinin medya arenası!
    5. Galip hayat manzumesi: Mehmed Âkif
    6. Dergilerden derlenen...
    7. İsmail ve Güneş burada arama motoru nerede?
    8. Obama, niye geldin ‘Oba’ma?
    9. “Selanik Caddesi” çıkmaz sokak!
    10. Suskunluklarda
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Camiden medeniyete
    2. Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri verildi
    3. Çözgüdeki Anadolu sergisi Şair Zihni Kültür Merkezi'nde
    4. Sinemanın Ankara'sı
    5. Tiyatro sanatçısı Baykal Kent vefat etti
    6. Ölümünün 8. yılında Cem Karaca
    7. Antik tiyatroda kültür etkinlikleri yapılacak
    8. İLEM İhtisas programı başlıyor
    9. 28 bin nadide esere ''özel koruma''
    10. Hat sanatı üstadının 800 yıllık şaheseri
  • Diğer

    1. Prof. Dr. Bağrıaçık: Türk toplumu en çok ekmek tüketiyor
    2. İki yılda 2 milyondan fazla kişi sigarayı bıraktı
    3. Hollanda'da emeklik yaşı kademeli olarak yükseltilecek
    4. Sinop'ta deniz suyu çekildi, kayıklar karaya oturdu
    5. "Çiçeklerinizi kışın cama fazla yaklaştırmayın"
    6. Hindistan'da otobüs kamyonla çarpıştı: 23 ölü
    7. "Araç bakımlarınızı zamanında yapın"
    8. Koyunlar, genetik açıdan en zengin kalmış evcil hayvanlar arasında
    9. Afganistan'da son 15 yılın en soğuk kışı yaşanıyor
    10. "Suriye ordusundan ayrılın" fetvası
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Bu kafayla yerli oto hayal
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Erbakan'ın yerli oto çabasını unutmayız
    5. İstiklal Mahkemeleri kayıtları yayınlansın!
    6. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    7. Hakkınızı helal edin, zorla yaptırdılar
    8. Kanayan yara Keşmir
    9. Kendi kendini yalanladı
    10. Keşke önce devlet gitseydi
  • Çok Yorumlanan

    1. Sinemanın Ankara'sı
    2. Kadıköy'de futbol günü
    3. Emniyet Genel Müdürlüğünde atamalar
    4. Çocuk neden yalan söyler?
    5. Dünyanın Gelinliği: Kar
    6. Bir ok attım
    7. Afganistan ceset tarlası
    8. Sudan'da savaş sesleri
    9. Müslüman Kardeşler, Kuveyt seçimlerinde zafer kazandı
    10. Müslümanları hedef yaptılar
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek