Halkın iradesinin yönetim erkine hakim olduğu sistemin adıdır Demokrasi... Milli iradenin söz sahibi olması, milletin taleplerinin karşılanması, özgürlüklerin önünün açılması, adalet ve eşitlik ilkelerinin hayata geçirilmesi demokratik toplumun en temel göstergeleridir.
Demokrasi ihraç edilen bir sistem değildir; İşgalle, tankla-tüfekle, zorbalıkla bir ülkenin demokratikleştirilmesi iddiası yalandır. Amerika bunu Afganistan ve Irak'ta denemiş, tüm dünyaya bu iki ülkeye yönelik operasyon ve işgalinin gerekçesini demokrasi ihracı olarak açıklamış, sonuçta çok büyük olumsuzluklara yol açmıştır.
Demokrasi halkın kendisinin inşa edeceği bir sistemdir. Özgürlük, adalet, refah, barış, güvenlik talebi olmadan demokratik bir süreci başlatmak olanaksızdır. Bu taleplerin olmadığı ülkeleri diktatörlerin, kralların, zorbaların yönetmesi şaşırtıcı değildir.
Halk bu talepleri seslendirdiği, özgürlüğüne, geleceğine sahip çıktığı zamanlarda da karşısında hiçbir güç duramamakta, yılların diktatörleri bir bir devrilmektedir.
Halkın demokrasi taleplerini hayata geçirecek bir yönetimin varlığı da demokratik sistemin kurulabilmesi için elzemdir.
Demokratik sistemi kuracak yönetim erki, stratejik bir öneme sahiptir. Çünkü halkın taleplerinin tümünü karşılama, hayata geçirme, yasalar aracılığıyla formüle etme görevi yönetimindir. Yönetimin vizyonu, demokrasi anlayışı, dünya görüşü ne kadarsa; demokratik sistemin kalitesi, değeri de o kadardır.
Halkın taleplerini karşılayacak hatta bunlara yeni vizyonlar kazandıracak, çağı okuyabilen, stratejik öngörü sahibi yönetimler, sağlıklı bir demokratik sistemin kurulabilmesinin ön koşuludur.
Bugün bölgemizde demokrasi talebinde bulunan halkların sayısı her geçen gün artıyor. İnsanlar sokaklarda adalet, özgürlük, eşitlik ve refah taleplerini seslendiriyor.
Hepsinin de beklentisi; on yıllardır ülkelerini yöneten zorba yöneticiler gittikten sonra işlerin bir anda yoluna girmesi, taleplerinin hemen karşılanması, yeni bir dünyaya adım atarak özgürlüğe, adalete ve refaha kavuşmaları...
Keşke bu mümkün olabilse.
Ama demokratik sistemin kurulabilmesi için çok büyük emek, çaba, sabır ve kararlılığa ihtiyaç var.
Demokrasi talebinde bulunan hiçbir ülke akşamdan sabaha demokratik bir sisteme sahip olamayacak. Özgürlüklerin önündeki engeller bir anda kalkmayacak. Refah bir anda artmayacak, insanlar aş ve iş sahibi olamayacak.
Mutlaka uzun bir geçiş süreci yaşanacak. Halkın taleplerinin demokratik sistemde yer bulabilmesi zaman alacak. Yeni bir anayasa hazırlanması, bu anayasanın toplumsal uzlaşmayla kotarılması, büyük önem taşıyacak.
Bu süreç muhtemelen beraberinde birtakım zorluklar, acılar, hayal kırıklıkları da getirecek.
Demokrasi talebinde bulunan halkların bu zorlu sürece katlanmaları, tahammül etmeleri, sabır göstermeleri gerecek. Eğer bu sabır gösterilmez ise, diktatörlükten demokrasiye geçişte yaşanan zorluklara katlanılmaz ve süreç iyi yönetilemez ise, insanlar eski düzeni bile arar hale gelebilir.
Bölgemizdeki ülkeleri önemli bir demokrasi sınavı bekliyor.
Bu sınavdan geçmeleri Türkiye'nin bölgesel gücünü, etkinliğini artırmasına katkı sağlayacaktır. Aksi durumda ise kaostan, belirsizlikten ve olumsuzluklardan öncelikle ülkemiz etkilenecektir.
Türkiye'nin bu demokrasi sınavını yakından izlemesi ve ülkelerin başarılı olabilmeleri için elinden gelen yardımı yapması gerekir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



