Rahmetli annem torunlarından biri hastalanınca Ermeni komşularından birinin sözünün hatırlatarak ve şöyle derdi:
Çocuğun hastalandığına yanmam huyu değişir ona yanarım!
Evet, her hastalık çocuğun huyunu biraz değiştirir!
Çocuk mızmızlaşır!
Laf dinlemez!
Yemez içmez!
Günümüzün hastası ise Anayasa değişikliği paketi!
Bir maddesinin geçmemesi ile paket yüksek ateşli hasta çocuğa döndü!
Bundan sonra daha mızmızlaşması kaçınılmaz!
Laf dinlememesi de doğal!
Yemez içmez olması kaçınılmaz!
Üstüne üstlük bir de rakiplerin eline müthiş bir koz verilmiş oldu!
Reddedilen madde neydi? Parti kapatılmasını zorlaştıran maddeydi, değil mi?
Maddenin reddi ile ne oldu?
Ne olacak parti kapatılmasından yana olanların eli güçlendi! Bu motivasyon ile yakında harekete geçecek olurlarsa bizim için hiç sürpriz olmayacak!
"Demir tavında dövülür" deyip bir kapatma davası açarlar mı açarlar!
Ortaya çıkan tablo tam "Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz" misali bir durum!
Dünkü yazımızda AKP'nin vurgun yediğini söylemiş ve vurgun yiyenlerin genelde iflah olmadıklarını belirtmiştik!
Şimdi tam bu vurgunun ardından birileri düğmeye basar da AKP hakkında yeniden bir kapatma davası açılırsa ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılacaktır!
Siyaset yapmak kolay iş değildir!
Siyaset boy-bos işi hiç değildir!
Siyaset şöyle yürümek, böyle konuşmak da değildir!
Siyaset tabir caizse ip üzerinde cambazlık yapmak gibidir!
Hem ipin üzerinde yürüyeceksiniz hem de dışarıdan nasıl bir müdahale olursa olsun düşmeyeceksiniz!
Peki, nasıl olacak bu?
İp üzerinde yürümeye başlarken kafanızın içinde kırk tane tilki gezecek ama hiçbirinin kuyruğu diğerine değmeyecek! Yani bin bir türlü ihtimal hesabı yapacaksınız!
Sadece tehdit ve baskı ile bu işi götürebilmek mümkün değildir!
Siyaset yapan kişinin tabanına iyi kulak vermesi gerektir!
Kim ne istiyor, kim ne bekliyor, kim ne umuyor, kim ne yapıyor hepsinin bilinmesi şarttır! Anayasa değişikliği paketinden bir maddenin reddi asla sıradan bir olay değildir.
"Netice itibarıyla bir maddesi reddoldu hepsi de reddolmadı ya" diye kabullenilebilecek bir olay hiç değildir! Korkumuz bu sonucun başka çevreleri tetiklemesidir! Yani hastanın huyunun hepten değişmesidir!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




