Gazze yönetimi şeçilmiş başkanı, İsmail Haniye, 1 Ocak 2012 tarihi itibariyle Türkiye'yi ziyaret etmektedir. Kendisi İstanbul ve Ankara'da Devlet Konukevi'nde misafir edilmekte ve güçlü bir koruma timi tarafından da korunmaktadır.
Haniye, İstanbul'a iner inmez, Başbakan Sn. Tayyip Erdoğan'ı Üsküdar'daki evinde ziyaret ederek, Türkiye'deki resmi ziyaretlerine başlamıştır. Bu ilk ziyaret 2 saat 35 dakika sürmüştür. Her türlü konu konuşulmuştur.
Daha sonra Ankara'ya geçen Haniye, TBMM'ye gitmiş ve burada iktidar partisini grup toplantısı sırasında ziyaret etmiş ve kürsüden grubu selamlayarak büyük alkış almıştır. Daha sonra CHP ve MHP liderlerini Meclis'teki makamlarında ziyaret edip, çeşitli konularda onlarla konuşmuş ve her gittiği grupta "Türk milletine ve Türk toplumunun bütün fertlerine, Filistin'e yaptıkları yardımlar ve verdikleri destekten dolayı candan teşekkürlerini bildirmiş ve Filistin halkının şükran ve selamlarını" iletmiştir. Daha sonra, Meclis'te grubu bulunan bütün partilere nezaket ziyaretinde bulunmuştur.
Meclis dışında özellikle Saadet Partisi'ne giderek, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan için taziyede bulunmuş, orada da parti yetkilileri ve geniş bir grupla konuşmuş ve hatta parti binası yanındaki camide cemaate imamlık yaparak ikindi namazını ifa etmiştir. merhum Erbakan'ın, uluslararası çapta bilinen ve sayılan bir lider olduğunu ve daima İslam Birliği ve Barışı için çalıştığını ifade etmiş ve Filistin halkının hissiyatını belirtmiştir.
Bütün bunların bilinmesi önemlidir. Bunlar değişim rüzgarlarının getirdikleridir. Değişen ortamı anlamak ve analiz etmek bakımından da son derece önemlidir. Dünyada ve Türkiye'de 2010 sonundan itibaren ve özellikle de 2011 yılında büyük değişim rüzgarları esmiştir. Hâlâ da etkileri devam etmektedir.
Olayların geçmişi
Bundan 5-6 yıl önce dünyada ve bölgede başka siyasi rüzgarlar esmekteydi. O zamanın mevcut statükosu, sürekli "İsrail'i memnun etmeye" yönelik politikalar üretmek ve "İsrail'i üzmemek" gayretleri ile hareket etmekte olup, bunların başını ABD ve AB grupları gelmekteydi.
Türkiye devleti de onların müttefiki olarak bu dengeyi sarsmamaya gayret etmekte ve bu statükoya uymaktaydı. Tabii, o sıralarda, Türkiye-İsrail ilişkileri daha iyi bir düzeyde devam etmekteydi. Herşey İsrail'in istekleri doğrultusunda ve onun çıkarına olacak şekilde gelişmekteydi.
Ne var ki İsrail hiç bir zaman, hiç bir şeyden memnun olmayıp, sürekli daha da çoğunu istemekte ve kendi kontrolu altında olan Filistinlileri de ezmeye ve onların hayatlarını tabir yerinde ise "cehenneme çevirmeye" devam etmekteydi. İsrail aynı zamanda çeşitli BM kararlarını çiğnemeye veya "hiçe saymaya" da devam etmekte ve "Yahudi yerleşim merkezlerini" sürekli arttırarak ve yayarak Filistin topraklarına el koymaktaydı.
2006 yılında yapılan şeçimlerde Hamas partisi halkın e oyunu alarak iktidara seçilmiş ve İsrail'le işbirliği içine giren ve eski mücadeleci ruhunu yitiren El-Fetih grubu seçimleri kaybetmişti. Bütün uluslararası gözlemciler nezaretinde yapılan seçimlerin çok dürüst, şeffaf ve hatadan uzak olduğu herkesce kabul edilmesine rağmen İsrail ve arkasından ABD bu seçim sonuçlarını kabul etmeyeceklerini dünyaya ilan etmişlerdir. Hatta, İsrail, "isterlerse


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




